02 Ağustos 2007




Ayı, Ahı almak !

Eskimolar, kutup ayılarının geleceği görebildiğine inanırlarmış. Doğrusu, bir hayli şaman itikadım mevcuttur. Kutup ayıları kendilerini gelecekte nasıl görüyorlarmış acaba, bir düşlesek. Eminim, insanların kendimize, dünya ve üzerinde canlı olan her şeyin geleceğine dair biçtiğimiz bedeli gördüklerinde, acayip küfürler yiyor, acısı pek aheste de çıkmayacak, kutup ayısı 'ahı' alıyoruz.

Yukarıdaki satırları Seyit Ali Aral'ın bir yazısında okurken, aklıma geçen gün başka bir kitapda okuduğum, "insan etini en seven hayvan kutup ayısı" olduğu bilgisi geldi, ve bu ayılarda gerçekten de biraz medyumluk olduğuna ve insandan dost olmayacağını, insanoğlunun bütün dünyanın düşmanı olduğunu bildiklerine kanaat getirdim. Kendilerine bugüne kadar yedikleri insanlar için afiyet olsun diyorum.


9 yorum:

atila dedi ki...

"biz de tasarruf ampulu diye ölüyoduk ayılar için, yiyomuş işte beni

yok bundan sonra tasarruf masarruf, havuzda duş alıcam ben, hatta evimi en israfkar happy christmas süslemeleriyle aydınlatıcam bundan sonra..." diyerek ayılığın en alası yapılabilinir, mümkündür, caizdir-değildir bilemem :D

zihni örer dedi ki...

Kendilerine bugüne kadar yedikleri insanlar için afiyet olsun diyorum.

sevgili dost,
bu ayılar, ayı avcılarının etini yeseler, ben de afiyet olsun diyebilirdim. Ama gel gör ki, bunlar çevre dostlarının yani, silahsız-savunmasızların etini yiyebilirler ancak. Ay avcıları etini yedirirler mi hiç!
Tanrının kusurlu dizyanı burada da adaletini gösteriyor, yani, masumun katli-vacip oluyor.

"Denize dek ırmakdır adın..." dedi ki...

"liBEARty"den istifa ediyorum!!!

gaykedi dedi ki...

sevgili Atila, sen genede ayılara kızıp tasarruf ampülünden vazgeçme, en azından ödeyeceğin faturayı düşün :)

Zihni Bey, benimkisi biraz laf salatası ve kara mizah! aslında ayılar silahlansa ve beyaz sarayı bassa fena olmaz ya neyse :)

İçimdeki Ayı dedi ki...

Severim kendilerini ama yazılanları okuyunca "Grizzly Man" adlı belgesel aklıma geldi ve beyazperde den (ki site ne hale gelmiş anlamadım) küçük bir alıntı yapasım geldi;

Amatör boz ayı uzmanı ve doğa eylemcisi Timothy Treadwell, kız arkadaşı ile birlikte Alaska'daki bir ulusal parkta ayıların arasında ve herhangi bir korunmadan yoksun olarak 13 yaz boyunca yaşadı. Fakat bir gün, her ikisinin de cesedi ayılar tarafından parçalanmış olarak bulundu.

gaykedi dedi ki...

sevgili "Denize dek ırmaktır adın" istifa olayını sen gende iyi düşün :)

sevgili "İçimdeki ayı" ayı dünyasından değerli bilgiler için teşekkürler, 13 sene sonra yenmeleri kötü olmuş, insan "şarap" olsa ayıların yemek için o kadar beklemelerini anlayacağım ama, çok anlamsız açıkçası yaptıkları :)

Goddess Artemis dedi ki...

@ gaykedi:

Şekerim, geçenlerde Duru'yla en sevdiği hayvanlardan konuşuyorduk. Kutup ayılı Coca Cola reklamları olduğunda o çok minikti ve onları Teddy Bear gibi algılıyordu. "Kutup ayıları insan eti yerler, parçalarlar" gibi bir cümle kurdum laf arasında. Ne cevap verdi, biliyor musun?
"İnsanlar onları rahatsız ederlerse öldürürler insanları"
Tapıyorum ben bu kıza! ;o)

N.B. Duru'yla ilgili olarak, Megami Sama's Blog'daki son yazıma bakabilirsin.

gaykedi dedi ki...

walla "Duru"cuğum ne güzel söylemiş "İnsanlar onları rahatsız ederlerse öldürürler insanları" :)

ertank dedi ki...

İnsanlar onları rahatsız etmeden de, gıda amaçlı öldürebilirler. Hele bugünlerde yaklaşan her şeyi
öldürebilirler; çünkü öldürmedikleri sürece kendileri ölüyorlar birer birer. Şöyle ki: asıl besinleri olan foklar, deniz suyunun ısınması nedeniyle ayıların olduğu bölgelerde kıyıya hiç çıkmamaya başladı. Bu yüzden kutup kışında ayıların tek besin kaynağı, kendileri kadar büyük olan deniz inekleri. Ama ayılar kadar büyük olan deniz inekleri, kolay yem olmuyorlar ve çoğunlukla altı ay boyunca hiçbir şey yememiş olan ayılar, elleri boş dönüyor. Sonra ne oluyor, bilin bakalım: Ya meramsızlıktan açlıktan oracıkta kıyıda ölüyorlar, ya da son bir umutla denize açılıp denizde boğulup ölüyorlar.

BBC'nin Planet Earth belgeselini ve şu kitabı öneririm: http://www.kitapyayinevi.com/ayrinti.asp?Id=530

Ayı, bence dünyadaki en güzel memeli yaratıktır. Çocuklarını büyütme biçimi, göğüs gerdiği zorlu koşullar, her mevsim dönümünde -yeni uyanmışken- yaptığı onlarca kilometrelik yolculuk... Neyse, özellikle kutup ayılarının çok fazla bir geleceği kalmadı artık. Kıçımıza kına yakabiliriz.