09 Temmuz 2007




Faşizmin
Sonra Çıkar Acısı !


Kuzey Irak'a hadi girelim ne duruyoruz, Kürt sorunu yoktur, sorun Kürt'ün kendisindir diyenlere, seçim üzeri şehitlerimizi siyasete alet edip cenazelerde kurt işareti yapanlara... Gaykedi

Nazilere oy verenlerin hiçbiri canavar filan değildi. Çoğu bildiğimiz, tipik, içki sofralarında siyasetçilere kızan, "bunların hepsi aynı" diyerek siyaset karşıtlığına düşen, onları kurtaracak parlamento dışından kahramanlara hasret, kazandıkları üç beş parça malı mülkü, ayrıcalığı, kendilerinden aşağıda gördükleri kesimlere kaptırmaktan korkan orta sınıf mensupları idi.

Milyonları ölüme götürecek bir ideolojiye oy verdiklerinin o kadar da farkında değillerdi. Ancak giderek daha dışlayıcı bir biçimde tanımlanan ulusal kimlikleri ile de haddinden fazla gurur duyuyorlardı. İnsanlar bile bile faşist olmuyor. Faşizmin ne olduğu, içinde yaşanırken değil, çok daha sonra anlaşılıyor. O yüzden faşizmin ne olduğunu bilmek ve unutmamak önemli.

Ayşe Kadıoğlu


13 yorum:

Friedrich Camus dedi ki...

Çok yerinde ve doğru bir tespit. Bir çok insan "Faşizm öldü lan. Ne diyonuz?" triplerine giriyorlar bunları duyunca.

Faşizmi destekleyen insanların hiç biri kendine faşist demiyordu. Faşizmin kitle ruhunun bu topraklarda ne kadar yayıldığını da aynı noktadan anlıyoruz.

gaykedi dedi ki...

Haklısın Friedrich Camus, kalbine ve insan sevgisine güvendiğim çok sevdiğim dostlarımda bile bazen faşizan eğilimler gözlüyorum ki bu insana çok daha acı veriyor, yani şu faşizm baldan tatlı birşey sanki :(

Elif dedi ki...

Ben uc sene filan once annemle bunun kavgasini etmistim. Fasistlesiyorsunuz siz demistim de cok kizmisti. Disaridan daha cok belli oluyordu gaiba.

Ben kime oy verecegim Gaykedicim yaaaaa..... :o( Hepsinden nefret ediyoruuuum!

www.elifsavas.com/blog

gaykedi dedi ki...

Elif'cim oy kime vereceğiz deyip yaralarımı deşmişsin, Chp iyice faşizm kokmaya başladı, birde üstüne hepimizde ki Baykal fobisi eklenince:(

keşke İsmail Cem rahmetli olmadığı gibi Chp'nin başında olsaydı (hayal kurması bile harika) ne güzel olurdu, ne yapacağız bende bilmiyorum, kalbimden geçen hayalimde ki parti türkiyeye dünya trenini kaçırtmayacak kadın ve eşcinsel haklarına önem veren liberal bir sol parti, şu an bu tanıma sadece ekonomik olarak liberal olduğu sorun olan en uyan parti ödp ama onunda baraj sorunu var ve tabi bu yüzden attığınız oyun boşa gitmesi bir yana, bu 12 eylül hediyesi baraj sistemiyle istemediğiniz partilere yaraması durumu var, anlayacağın işimiz çok zor, eğer seçim bölgende uygun bir aday varsa bağımsızları bir araştır, yada en son seçenek, ehven-i şer gene CHP oyum ziyan olmasın diyorsan :(

herseydenbiraz dedi ki...

elif, benim de yarami destin. Tam fasizm uzerine iki cumle yazayim diyordum ki su chp ve oy meselesi. Galiba tum sorun, secimden secime politikayla, partilerle ilgilenmemiz. Daha sistemli ve dusenli calismaliydik.
Ote yandan fasizm sadece partilerle de ilgili olmuyor. 'ben ve otekiler' ile baslayan her seyde var, derinlerde bir yerlerde.
Garip bir diyaloga tanik olmustum ve yazmistim:
http://herseydenbiraz.blogcu.com/2960730/

Goddess Artemis dedi ki...

Konuyla ilgili muhteşem bir kitap tavsiyesi:

Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı - Wilhelm Reich - Payel Yayınevi

"Hâlâ haberiniz yoksa ve okumadıysanız, mutlaka alın ve okuyun" diyorum.

zihni örer dedi ki...

Sevgili dostum gaykedi,
ÖDP
diyorsun. Tam isabet:) Evet, egemenlerin dışladığı bütün kesimlerin partisi. Yalnızca eşcinseller değildir dışlanan. İşçisi, köylüsü, yetimi, azınlıklar...vs. n lerin partisi olarak kendini sunuyor.

Ufuk Uras'a göre CHP yorumunu merak edersen...

Ufuk Uras, İstanbul 1. bölgeden milletvekili Bağımsız adayıdır.
Bence boşa gitmez oyunuz. Ben(biz) Alanya'dan İstanbul'daki akrabalarla oy değişimi yapıyoruz. Onların adına alanyada CHP'ye vereceğiz, Onlar da Ufuk Uras Hoca'ya verecekler.
Yaklaşık 65 bin oy aldığında, meclise girecektir. Böyle insanların mecliste olması, meclisin kalitesini oldukça yükseltecektir.
Hayırlı olsun:))

gaykedi dedi ki...

sevgili Herseydenbiraz, sitendeki o güzel yazında herşeyi çok güzel anlatmışsın, yakın çevremizde bile ırkçılık kol geziyor :( bu arada "karınca"yı anlatışın ne kadar hoşuma gitti anlatamam :)

Sevgili Artemisciğim, racona ters öyle kitaplar, delikanlı adam Adolf Hitler'in kitabını okur, ve bu ülkede o kitap bilmem kaçıncı baskıyı yaparak dünya medyasına haber olur :(

Sevgili Zihni Bey, oyunu satanları duymuştum ama değiştirenleri ilk defa duyuyorum, ve tabi gerçekten söz verdiği partiye oy atacak güvenilir dostlarımız varsa neden olmasın diyorum, çok zekice birşey bu aptal seçim sistemini delmek için :)

OYLUM dedi ki...

Malesef çok sevdiğimiz dostlarımız bile aniden beyaz türk kesildi. Tartışmayı denedim ama monologlarının içinde boğuldum. Çok üzücü bir durum bu.Ama ben bu suça dahil olmayacağım. Acıyla izliyorum olanları.

gaykedi dedi ki...

evet Oylum'cum yaa ne yazık ki öyle, bende az önce şu haberi okudum internette, bu Baykal sapla sapanı karıştırıyor, ve şehitlerimizi bile siyasete alet etmekten çekinmiyorya çok yazık çokk :(

..."BAYKAL: AKP´YE GİDEN HER OY PKK´YA GİDER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP´ye giden her oyun PKK´ya gideceğini söyledi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Muğla Eski Garaj Alanı´nda, 38 derece sıcaklıkta, kendisini dinlemeye gelen yaklaşık 20 bin kişilik coşkulu bir kalabalığa seslendi"....

herseydenbiraz dedi ki...

Sevgili Gaykedi, yazımı okumana sevindim. O tip 'teyze'ler beni oldum bittim korkutur, çünkü kapıların ardında, inanamayacağımız kadar çoklar...
Öte yandan ne CHP ne de diğer parti başkanlarının söyledikleri artık beni şaşırtmıyor. 1955'den itibaren kalitesiz ve 'tahammülsüz' bir siyaset hüküm sürüyor. İsmail Cem'i sen mi hatırlatmıştın. Mesela onunda içinde olduğu 'seçkin' grup ile 'halkın içinden' (biz neredeyiz, ayda mı) gelen grubun ezeli kavgası. Ne yazık ki seçkin ya da eğitimli, nasıl adlandırırsak adlandıralım, siyaset kalitesinde bir fark yok. Offfff... yurdumun halleri. Ben ciddi ciddi gitmeyi düşünüyor, istiyorum. (yalnız lütfen kimse bu son cümleme bir yanıt yazmasın, her zamanki öfke nöbetleri bunlar çünkü)

morportakal dedi ki...

birde "ya sev, ya terk et" polemiği vardır ki hiç sormayın ... Türk islam sentezi gerici faşist ideolojisini savunanların, yıllardan beri kullanageldiği slogan, ya sev ya terk ettir. Kerameti kendinden menkul bu ideolojinin savunucuları, ülkenin asıl sahibinin kendileri olduğu ve onlar gibi düşünmeyen herkesin hain olduğu yanılsamasını genel toplumsal algı biçimi haline getirmede araç olarak bu sloganı kullanırlar.

Sevmek tek başına düşünüldüğünde hiçbir anlam ifade etmeyen içi boş bir kavramdır. Neyi seviyorsun :

-Küçük çocukların açık rögar kapaklarından kanalizasyona düşerek ölmesini mi?
-Parası olmadığı için hastane kapısında insanların öldüğü bir ortamı mı?
-Asgari ücretle aile geçindirmeye çalışılmasını mı?
-Emekçi çocuklarının 70 kişilik sınıflarda eğitim almaya çalışmasını mı?
-İMF'nin kemer sıkma politikalarını mı?
-...vs vs

Nedir bu derece sevilen şey? Ki bu sevgi uğruna 3. sınıf cinayetler işlenebiliyor ve hayata bakışı farklı olan insanlar hain ilan edilebiliyor.

sevmiyorum, terketmiyorum değiştireceğim diyorum oyumuda boş atmayı düşünüyorum. demokrasi adli pluralist bir yalan olan günümüz moderenen oligarsilerde iktidarın seçim oyununa meze olmak istemiyorum. parlemantoya hiç bir sol partinin giremiyeceğini biliyorum tabi chp ye falan sol diyorsak o ayrı ... kaldı ki başa gelse bile yinede hiç bir şey elde edilecegini sanmıyorum .. bir imparatorluğun bütün kurumlarını revize edip yücelmiş bir oligarşinin başına geçip alliende tarzı bir devrimi türkiyede görmemiz ,batmanda, konyada, siirtte, burdurda, uşakta, boluda, kayseride operanın değil operaların açılıp dolup taşması ile doğru orantılı olur ... gelen vurdu giden dahada vurdu bu ülkeye gercek devrimlerin hep anarşi ve kaosdan dogacagına inanan birisiyim o yüzden oyumu kime atsam bu gidişatın değişeceğini sanmıyorum. (gerci anarşiden faşist bir sistemde dogabilir)... üniversiteyi bitirip defolup gidicem. zaten kimbilir kac milyon "beyin" göçmüştür bu ülkeden bırakıcam kendi pisliklerinde bogulsunlar

ertank dedi ki...

Ortalamanın faşizmini görmek istiyorsanız, Hürriyet gazetesinin özellikle Kürt sorunu konusundaki okuyucu yorumlarını takip etmenizi öneririm.

Birazcık daha içinizi karartayım: Ege'deki köylerde, yerliler, ilk zorunlu göç dalgası sırasında gelip yerleşen Kürtler'in evlerini yakmaya başladılar geçtiğimiz yıl: bunun adına "temiz köy" diyorlar. İç Ege'de yaygın olmasına yaygın, ama bizim medyada yer bulmayan bir faşizm.

İstanbul'da da durum çok farklı değil. Varoşlardan Şişli'ye kadar olan geniş bir hatta, faşistler, sokakta tek yakaladıkları Kürt gençlerini taciz ediyor, hırpalıyor, bazen de adamakıllı dövüyorlar. Geçtiğimiz yıl Kürt gençleri de bir araya gelmeye başladı ve sokak savaşlarının sayısı hatırı sayılır derecede arttı.

Bunları neden gazetelerde okumuyorsunuz? Yanıtını size bırakıyorum.

Buradan Dachau'ya atlayayım. Kampı gezerken en çok dikkatimi çeken ayrıntılardan biri şuydu: Kamptaki Alman askerler teslim olduktan sonra, kampı teslim alan Amerikan askerleri, Dachau kasabası sakinlerini bir araya toplayıp, yanıbaşlarında neler olduğunu görmeleri için, kampı zorla gezdirir. O 'sıradan' insanların yüzlerindeki o sahtekar ve suçlu ifadeyi ömrüm boyunca unutamayacağım. Öyle ki, bana kalsa tüm kasabanın yeryüzünden silinmesi gerekirmiş gibi geliyor, çünkü bu düzeyde bir görmezlikten gelmeyi benim aklım almıyor.

Aklım almasa da, benzer örneklerini biliyorum. Örneğin, Türk toplumu, 1984'te Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde Kürt tutuklulara karşı işlenen insanlık dışı suçları aynı ustalıkla görmezden gelmiyor mu?

Türkiye ve Dachau. Ayrı zamanlar, ama -giderek- aynı mekanlar...