24 Temmuz 2007



Eşşek !


Ormanda yeni kralı belirlemek için seçim yapılıyormuş. Eşek çok iyi kulis yapmış ve seçimi kazanmış. Seçimin ertesi günü, ormanda gezintiye çıkmış. Bu arada "gerçekten kral seçildim mi, yoksa bu bir rüya mıydı" şeklindeki kuşkusunu da gidermeyi amaçlıyormuş.

Ağaçların arasına ilerlerken, ilerideki bir ağacın altında uyuklayan bir kurt görmüş. Kurdun yanına yaklaşmadan anırmış. Eşeğin anırmasını duyan kurt fırlamış, sonra yere kapanıp "Kralımıza saygılar sunarım" diye ulumuş.

Eşeğe hafif güven gelmiş. Yürümeye devam etmiş. Karşısına çıkan her hayvana anırarak sesleniyor, onlar da yere kapanarak "Kralımıza saygılar sunarız" diyorlarmış..Biraz sonra bir başka ağacın altında uyuyan aslanı görmüş. Yanına gidip, uyuyan aslanın kulağına eğilmiş, anırmış. Aslan sıçrayıp gözlerini açmış. Sonra bir pençe atıp eşeği öldürmüş.







Kıssadan hisse- Meğer aslanın yeni kral seçiminden haberi yokmuş...Mehmet Barlas'tan okuduğum bu fıkranın başka bir versiyonunda da aslanın kulakları duymuyordu ama gene eşeği bir vuruşta deviriyordu...

Akp'ye tebrikler ve başarılar....Umarım Menderes'in yaptığı gibi yüksek oy oranının getirdiği hatalara ve şımarıklığa düşmezler...yoksa fıkrada ki gibi pençeyi yiyeceklerini düşünmek pek yanlış olmaz!

Şu cumhurbaşkanlığı işini de sağ salim kazasız belasız uzlaşmayla halledebilsek ne iyi olacak...Akp geçen sefer eşeklik yaptı ve yüzüne gözüne bulaştırdı çünkü Akp içindeki aşırılar iyi gaz verdi ormanın kralı sensin diye....Bu arada birileri Vecdi Gönül aday olsaydı da, cumhuriyetçi bir kesimi olay çıkartacak olmakla suçladı, ama ben buna inanmıyorum açıkçası...


11 yorum:

edi.ben dedi ki...

aslan mı kaldı gaykedi'm :(
neyse...
aynı dileklerimle, çaresizce...
umarım artık birileri birşeyleri fark eder ve göz göre göre satılmamıza müsade etmezler.
"biz millet olarak uyandık ve doğrunun yanındayız" diyemiyorum ne yazık ki... herkes daha çooook deriiiin uyuyor çünkü.
topraklar, araziler, evler oteller, bankalar, medya satılmaya devam ediliyor. hatta direkt şöyle yapsalar daha kolay olacak; istanbulda bulunan "satılık"ları direkt ingilizlere satsalar, izmir'dekileri yunanlılara, akdenizdekileri fransız ve italyanlara vs......
tarih gerçekten tekerrürden ibaretmiş. doğru valla

edi.ben dedi ki...

yukarıda eklemeyi unuttum... en acısı da eğitim'imiz satılıyor... eğitimimiz... araplara, mısırlılara, amerikalılara, almanlara...
lanet olsun bu kadar mı aciziz yani?
"sizin memelkette eşek yok mu" satışı yapabilenleri özlemek düşer bundan böyle bana sadece :(

gaykedi dedi ki...

yahu edi'ciğim şu memleketin satılması lafı çok ağır bir laf yahu! dünyada liberal rüzgarlar eserken türkiyenin gemisininin yelkenini bu rüzgarla şişirmesi çok kötü olmasa gerek ama özelleştirmeler ne kadar adil yapılıyor, bu tartışılır tabi ki!

Aylar önce Engin A. bu konuda "güzel bir yazı" yazmıştı.

sensorium dedi ki...

gaykedi,
biz ormana kral değil, bir hukuk devletine hükümet seçtik. Haliyle hükümet eşeklik ederse pençeyi aslan ( kastedilen asker muhtemelen ) değil, halk sandıkta atacaktır..
ve sevgili edi.ben, nedir bu muhafazakarlık, biz adamların toprağını alırken iyi de, onlar alınca memleket satılıyor mu oluyo ? ve dahi, özelleştirmenin neresi kötü söyler misin ? Devletin daha güzel işletmekteyken satıp da atıl kalmasına neden olduğu bir tesis örneği verebilir misin ?
Yabancıların toprak alması ülkeyi satın almaları mı oluyo, gerçekten bir ingiliz komşun olması seni böyle bir düşünceye sevkeder miydi ? Onlara potansiyel işgalci gözüyle mi bakardın yabancı bir komşun olsaydı..

Esther dedi ki...

izin verirsen bu yazıyı myspace bloguma koymak istiyorum .. çok hoşuma gitti

sevgiler

zihni örer dedi ki...

güzel bir mizah ile açılan konu birkaç cümleyle açıklanacak gibi görülmüyor. Konunun asıl kökü, egemenlik sorunu. Özel-leş-tirme bunun sadece bir parçası.
Yeryüzü arazisi, içindeki işe yarar varlıklar ve bunlardan yararlanarak yaşamını sürdürmeye çalışan canlılar, çerçeve budur.
Hadin, dolduralım bu çerçeveyi desem, ilk aklagelecek olan şey,
vahşi ve uygar yaşam ayırımı olur.
Tıpkı vahşi yaşamdaki gibi, herşey güçlünün mü yoksa herşey herkesin mi?
Kamu işletmelerini satarken, öncelikle zarar ettirilmesi için çalışıyorlar. Bunu yapanlar özellikle, sermaye sınıfının hükümetlerdeki uzantılarıdır.
İtirazı olan varsa, bir platformda uzunca tartışmaya varım.
Değerlerin TEK ELDE toplanmasının ana mantığı verimlilik değildir kısacası. Bir avuç zümrenin "ego çılgınlığı"nın icrasıdır. Bu da topluma pahalıya mal olmaktadır.

gaykedi dedi ki...

esther'cim ne demek yaa, istediğin yere koyabilirsin...

bliyaal dedi ki...

İnternetten Alman milli marşının eski versiyonunu buldum – şu II. Dünya Savaşı esnasında ve öncesinde çalınan versiyonunu yani. Naziler de milli marş olarak bu halini okuyorlarmış. Üstelik bulduğum versiyon da o dönemde söylenen. İlk iki dizesinde “Almanya, Almanya; Her şeyin üstünde Almanya” diyor. Adamlar nasıl da şevkle söylüyorlar!

Dinlerken ben de arada eşlik ediyorum. Memleketin içinde bulunduğu politik ortamda pek bir güzel gidiyor. Yalnız arada gaza gelip, Nazi selamı verip "Türken Raus!" diye bağırdığımda bizimkiler biraz garip bakıyorlar. Ah, ah, şöyle bir “Führer” olsa memlekette işler nasıl da yoluna girecek. Birkaç bin kişiyi gaz odasında göndersek kötü mü olur hem? Siyasi istikrar sağlanır valla.

diagonel dedi ki...

uyku tatlı geldi 4 yılda sadec aralaya bildiğimiz gözlerimiz söylenen ninnilerle tekrar kapatıldı uyumaya devam....

YAŞAMDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

TEZ ELDEN OZELLESIN HERSEY..DEVLET BU ISLERLE UGRASMAZ..DEVLET DEVLETCILIK YAPAR..DENETIM YAPAR VERGI TOPLAR..OZELLESME ADIL YAPILIYOR VE DEVLET USTUNE DUSENI YAPIYORSA(KI ESSEK DEGILDIR YA ;) )TAKILIP KALMAYALIM O SATILDI BU SATILDI DIYE..BEGENMESSEK INDIRMEYIDE BILIRIZ ONLARI ORADAN!!!

edi.ben dedi ki...

sanırım tam anlatamadım ne demek istediğimi... sadece bir dairenin bir triplex villanın satılması değil ki söylemek istediğim. almanyada doğdum bir süre orda okudum. kardeşim de öyle. ve kardeşim şimdi almanyada oldukça iyi bir konumda mühendis olarak çalışmakta... hem de dünyanın önde gelen bir firmasında. ama gelin görün ki ev almak istese orada???? evet evet herhangi bir daire satın almak istese... koysa cebine bi' tomar parayı...
aaaaa bu kadar kolay değil, değil mi? yani bir alman ülkemizde bir türke göre bile daha rahat şartlarda ev alabiliyor.
hadi geçelim bunları. yaklaşık on yıl kadar türkiyenin önde gelen özel okullarında çalıştım.
tr nüfus kağıdı olmayıp, yabancı olanlar, benim üç buçuk katım fazla maaş aldıkları gibi, bahçe nöbeti tutmuyorlardı, haftada 1 nöbetleri vardı (ki bizim ikiydi) toplantılara katılmak zorunda değillerdi (ki biz sıkıysa raporsuz katılmayalım, anında soruşturma) almanyada yabancısın diye haklarına ulaşamazken(gerçi ben pek yaşamadım böyle bir sıkıntı ama gerçekler ortada) asıl acı olanı kendi vatanında ikinci sınıf durumuna düşüyor olman. üstelik üniversite mezunu bile olmayan bir pakistanlıdan bile daha aşağıda (ingilterede büyümüş. okulu da sööliiiim FMV Ayazağa Işık Lisesi)(pakistanlıları ya da üni. mezunu olmayanları aşağılamak değil niyetim, dilerim demek istediğimi anlamışsınızdır.) ha ne alakası var banka satışlarıyla vs.le tüm bunların derseniz... eminim biraz düşünürseniz anlarsınız demek istediklerimi. ayrıca özelleştirme için zaten gerekli cevabı da yüce (!) bakanımız unakıtan bey verdi... "ne kadar komunistmişiz, herşey devletin elinde"ymiş ya...
aslında demek istediğim şey çok da; olmuyor böyle. en iyisi bu konuda açık açık uzun uzadıya yazayım sahifemde :)