15 Haziran 2007



Ya Silahla
, Ya Silahla !


1980'lerin ilk yıllarında başlayan Kürt ayaklanması giderek yayıldı. PKK diğer Kürt örgütlerini birer birer saf dışı bırakırken, başta askerler olmak üzere, Türkiye'nin milliyetçi-devletçi güçleri de alternatif sesleri bastırdı. Silah-dışı çözümler arayanlar, hain ilan edildi.

Halbuki mesela Kürt'ler içinde ki PKK'ya muhalefet eden kişi ve örgütler desteklenebilirdi. Bizim milliyetçi-devletçiler tam tersini yaptı; bir tokat da onlar vurdu. Kültürel haklar 20 yıl önce, taa işin başlarında tanınabilirdi. Aksine, Kürtçe kaset dinleyeni içeri atıp işkenceden geçirdiler.







Milliyetçi-devletçi ideolojinin hâkimiyetindeki Diyarbakır Cezaevi 1980'lerde terörist üretim merkezi gibi çalıştı. Bu cezaevinden sağ çıkan bütün gençler, soluğu dağda aldı.Nasıl, dini siyasallaştıran İslamcılar, en büyük Müslümanlara zarar verdiyse...Türkiye'nin milliyetçi-devletçileri de yanlış politikalarla bu ülkeye zarar verdi.


Çok daha az şehide, çok daha az paraya, çok daha az emeğe, çok daha az acıya mal olacak bir sorun vardı. Onlar ise olaya ak-kara; 'ya bendensin, ya hain' ve 'bu iş ya silahla çözülecek ya da silahla' şeklinde yaklaşarak, dertleri büyüttüler de büyüttüler. Bilmem bu örümcek ağı nasıl temizlenecek?
Emre Aköz


Daha öncede birkaç kez Kürt konusuna değinmiştim, tamamen kendi kişisel anılarım ile ilgili yazdığım yazıyı okumak için "şuraya" , o çok kızdığımız rahmetli Özal' ın bile Kürt sorununu çözmek konusunda harcadığı çabaları okumak içinde buyurun "1" , "2" , "3"

Hiç yorum yok: