24 Haziran 2007




Ele
Geçememek !


İçimizdeki saf ve masum çocuğa sahip çıkmamız dileklerimle Tahir M. Ceylan'dan kısa bir alıntı;

Bugün her birimizi bir köşesinden yakalamış, herkesi tek tip bir köle haline getirmiş muazzam güç ve yaygınlıkta bir sistem var. Televizyon onun maymunlarıyla dolu; kitap dünyası aynı sefillikte; sokaklar, aileler ele geçmiş vaziyette.

Başlangıçta herkes için nefesin derin alındığı otistik bir dünya vardır. Dışarısı sonsuz çeşitlilik ve renkte olduğu için, çocuklukta içimizi bırakır dışarı çıkarız. Ama bugün çeşit ölmüş, tek bir sistem gelip başımıza oturmuşsa dışarı çıkmak için bir neden kalmadıktan başka,otizme dönmek için çok neden olmuştur.

Sistemin apaçık teratoloji (kötü şeylerin bilimi) yaptığının ve çok güç kazandığının farkındayız. Otistik kalelerde oksijen alalım, ölümün ayakta olmasından başka yapabileceğimiz soylu davranış kalmadı.

2 yorum:

herseydenbiraz dedi ki...

İtiraf ediyorum ki içim, kalbim bu kadar karamsar. Sadece evimde, televizyon kapalıysa, istediğim müzik çalıyorsa, kızım ve eşim tercihen yanımdaysa, hatta bir kaç dost da varsa gerçekten mutlu, huzurlu hissediyorum. Tuhaf, suratıma aptal bir gülümseme yapıştıran bir ölüm huzuru gibi bu. Kendimizi, evlerimizi giderek bir kozaya dönüştürüyoruz. Bunu sevmiyorum.
Diğer yandan asla karamsar olmamalıyım. Çevreme enerji vermeliyim. Değiştirme gücü ve enerjisine sahip olmalıyım. Değişime inanmalıyım ve güvenmeliyim.
Jean-Paul Marat'ya Peter Weiss şöyle söyletiyor oyunda.
- Ben boyun eğmiyorum, değiştirmek, müdahale etmek istiyorum. Bütün mesele kendini saçından tutup yükseltebilmekte ve dünyaya yepyeni gözlerle bakabilmekte.

morportakal dedi ki...

modernize olmuş ve tüketime dayalı bu toplumda insanlar gün geçtikçe karamsarlaşıyor. fight clubta ve diğer chuck palahniuk romanlarında oldugu gibi kölelerden oluşan bir jenerasyon yetiştiriyoruz. Böyle bir durumda Alkol-uyuşturucu-sex gibi değerler insanların yaşayabilecekleri sayılı maceralardır....Aaah çocuklugum :(