13 Haziran 2007


Benim Cinayetim !

Bir şafak vakti evimize geldiğinde yabancılıktan nasıl ürktüğünü, tanıdık bir şeyler aradığını öyle kuvvetle hissediyordu ki, muktedir olsam kendisini yalnız hissettirmemek için onun gibi bir kedi bile olabilirdim.

O gün tek isteğim yüreğimle ve aklımla onu yabancı olmadığını hissettirebilmek ve evimizin asıl efendisi olacağını anlatabilmekti.

İçtenliğimizi derinden hissetmiş olmalı ki, genetik kuşkuculuğu az sonra uçup gitti ve ürkerek saklandığı yatağın altından çıkıp büyük çiçeklerimizin yaprakları ile didişmeye başladı. Neşelendiğini böyle gösteriyordu.







Hedefimi gerçekleştirmiş, ona olan sevgimi yüreğindeki ürkeklikleri yok ederek, yataklarının altına gizlendiği evde geldiği yerde olduğu gibi yatakların üstüne de çıkabilecek özgürlüğü olduğu göstermek aramızdaki içsel buluşmadan damıttığımız konfordu. Onu mutlu yapmış, bende onun mutluluğundan mutlu olmuştum.

Ama bütün mutluluklar gibi çok çabuk söndü sevincim. Dünyayı mahvetmiş küresel ısınmayı bir felaket olarak geleceğimizin önüne koymuştuk ama bu kadar değildi. Gece yarısı sıcak basınca onun henüz tehlikeleri tanımakta ne kadar acemi olduğunu unutmuş, dut bahçelerinin katliamından inşa edilmiş balkonsuz mimar cinayeti dairemizin penceresini sonuna kadar açmıştım.





Odaya yeniden döndüşümde yoktu. Yedinci kattan aşağı bencilliğim yüzünden uçmuştu. Bir daha onu sevemeyecek, oynayamayacak bir yabancı olmadığını anlatamayacaktım. Pasif egom onun ölümüne neden olmuştu. Kendimi en sevdiğimin katili hissettim ve başka katilleri düşündüm. Bu denli kaygısız bu denli özgür öldürebilemelerindeki bayındır ferahlığı düşündüm..

Onca teselliye rağmen ben kendimden kırık not aldım. Karanlığa gizlenen gözyaşlarım bile tesellide teyetsiz artık. Ömrümün sonuna kadar kimbilir hangi izlerde taşıyacağım bunları.. Ayşe Önal

5 yorum:

YAŞAMDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

AYŞE HANIM KIZININ KAZASIYLA BÜYÜK VE SANCILI BİR ACI ZATEN YAŞAMIŞ FAKAT BU ÜZÜNTÜDEN DE FEVKALADE BÜYÜK BİR BAŞARIYLA BAŞ EDEBİLMİŞ BİR ENTELEKTÜELDİR.. VE BU KAZAYI YAŞAYAN KIZININDA BUNU HİÇ UMARSAMAYAN BİR KİŞİLİKTE YETİŞTİRMİŞ ÇOK SEVDİĞİM VE YAKINDAN TAKİP ETTİĞİM BİRİDİR..İNSANLIK DERSLERİ ALINMASI GEREKEN ÖNEMLİ BİR ŞAHSİYET OLARAK GÖRÜRÜM..BURADA SATIRLARINI OKUMAK ÇOK HOŞTU SAĞOLASIN G.K.

edi.ben dedi ki...

:'(

Atonica dedi ki...

Evet bu yazılanları aynen 2 ay önce ben yaşamıştım. 6. kattan tarçınınn beton zemine uçuşu, çıkan ses, uyku haplarıyla bir dönem nişanlanman...

İnsan kötü hissediyor kendini, çünkü senden bir parça gibi oluyor hele küçükse eve geldiğinde

Benim kızım 8 canlı artık ama hala cam pencere tepelerinde. Hep söylerim herkes kendi kaderini yaşar...

O kadar...

Noni dedi ki...

Benim bebişim de 10. kattan düşmüş 3 bacağını kırmıştı, herkes uyutun bunu yaşamaz demişti ama benim güçlü oğlum üstüne 17 sene daha yaşadı, nur içinde yatsın Tekoşum, onu çok özlüyorum gittikleri zaman yerlerini doldurmak çok zor oluyor...

gaykedi dedi ki...

inanmıyorum yaa, 10. kattan düştü ve yaşadı haa, harbi bu hayvanlar 9 canlı be :)