20 Mayıs 2007


Pazarlar Uzun Sürer !

Aile içi kavgalar en çok pazar günleri, pazar akşamları oluyor. Çocukların son dakikaya kalan eksik bırakılmış ya da ellenmemiş ödevleri, pazar günü ulaşılamamış hedefler, ertesi gün başlayacak haftanın tedirginliği bu gerilimlerden sorumlu tutulabilir.

Aile üyeleri ancak pazar günü birbirini görebiliyorsa, kavga dövüş edecek başka gün de pek kalmaz..
Yankı Yazgan - psikiyatrist


Sahi yaa pazarlar neden sevilmez, herkes gergin olur biraz, çocukluğum da okula giderken daha da çok nefret ederdim sanki bu günden!..aklım da en çok tv' den gelen maç sesi, ve eve yayılan ütü buharı kokusu kalmış!


10 yorum:

RinTinTin dedi ki...

Bütün ailelerde aynı modda yaşanıyordu sanırım pazar günleri. Senin aklında kalanlara ek olarak bende trt'de asla kaçırılmayan 20 sularında tv karşısında geçilip hararetle beklenilen dizi "bizimkiler" kalmış.

Gariptir, bütün hafta ısrarla pazar günü beklenir, ama o da yeni haftaya hazırlık uğraşlarıyla ve miskinlikle çaktırmadan erir gider. öğretmenliğin bu yönünü seviyorum, ek olarak cts günü de var:) ama pazar günleri yine kendi bildiği şekilde geçiyor.

Goddess Artemis dedi ki...

@ gaykedi:

Bizde daha farklı geçerdi Pazar günleri. Yine bahsedildiği gibi inceden bir elektrikli hava olurdu ama herhangi bir kavga/gürültü/tartışma çıktığını anımsamıyorum açıkçası. Benim favorim, Pazar öğleden sonraları (akşamüstü?) yayımlanan, siyah beyaz tv'da izlediğim Kung Fu idi. Çocukluk anılarım çoğunlukla çok renkli ve neşelidir. Daha önce eskilerden bir tv dizisinden bahsetmiştim, hatta sen de yorumlamıştın. Zaman buldukça diğer sevdiklerime dair de yazmayı planlıyorum.

Ah, bir de unutmadan, sıkı bir Star Wars Geek olarak eklemeliyim ki, bir Pazar gecesi (sene 79 ya da 80 olabilir), oldukça geç saatlerde TRT-1'de Star Wars'un 77'de çekilmiş ilk filmini yakalamış ve zevkten sekiz köşe olmuştum! :o)

Köşenin Delisi dedi ki...

Ben de eskiden sevmezdim Pazar günlerini...çünkü 1) Babaanneme giderdik ve ben bundan hiç hoşlanmazdım, ve 2) Babam evde olurdu ve o zamanlar kendisi biraz(!) gergin bir insan olduğundan özgürlüğümüz fazlasıyla kısıtlanırdı.

morportakal dedi ki...

aklıma çocuklugum geldi birden;
interstardaki "Parliament Sinema Gecesi"

(parliament cinema gecesi)

aah maziiii

miso dedi ki...

Morportakal ne güzel hatırlamış. "parliament sinema gecesi"... çok romantik gelirdi bana. Ama dünyanın azarını işitirdim pazar geceleri yatma konusunda. Dallas vardı, dile kolay, kıçımı yırtardım seyretmek için. Büyük mücadeleler sonrası seyrederdim. Hiç sevmezdim pazarları.

narsis7ekho dedi ki...

Ben de evi hic sevmezdim ya... Annem tepemde utu yaparken 300 sayfa hic durmadan kitap okurdum bi' faydasi o olmustur.

merveeee dedi ki...

kuşak farkı ne demek söliim ben bu noktada.. en sewdiğim gun pazardır ertesı gun okulum var ama 2.öğretım olduğum ıcın oğlene kdr uyuyabılceım için pazar sabahlara kdr film izlerım gunduz babamlarla urlaya yada çesmeye balık yemeye giderim.. akşama doruda bı gelenek olarak bısım kıslarla köşke nargıle içmeye..
en nefret ettiğim gun: CUMA'dır.. ertesı gun ecdl kursum olduğu ve sabah 8de kalkmak zorunda olduğum ıcın haftanın 5gunu delı gıbı uyuyup haftasonları sabahın korunde kalkmak zorunda olan benım için ve bnm gıbı bı suru ınsan ıcın coook uzak bunlar..

lisedeykende ortaokuldaykende aynıydı.. çünkü hep dersane hep hazırlanmam gereken bı sınav vardı.. öss ve oks gibi..

hiç deişmedi..

çok sinirlendım bak :@

7.oda dedi ki...

benim çocukluğumun pazarları piknikle ve maç emekle geçerdi.. ağaçların arasına yere serilen kilimlere yatmak kalmış aklımda.. bank falan yoktu o zaman piknik alanlarında.. herkes kilimle giderdi pikniğe.. kilimlere yatılıp gökyüzüne bakılırdı gözler kısık.. ağaçlar sallanırdı rüzgarda.. heryerden ızgara kokusu.. annelerin yaptıkları salatalıklar.. başka zaman izin verilmeyen içecek kola :)
sürekli düşerdim ben maç ederken.. iyi çalım atıp topu alıp gol atardım ama hep düşerdim gene de.. dizlerim hep yara dizlerim hep kabuklu bi kız çocuğuydum ben..
ben hep severdim pazarları çocukken..
şimdi de seviyorum pazarları boşandığımdan beri.. aynı eskisi gibi çocukluk ve huzur kokuyor çünkü artık evimde pazar günlerim..
(özür .. fazla uzun bir yazı oldu ama okuyunca birden dayanamadım, kokladım çocuk pazarları)

D-Chic dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum ama pazartesi sendromun da etkisi büyük bence..

ezop dedi ki...

Her ne kadar eski günlerdeki gibi geçmese de son yıllarda Pazarlarım yine de sevmiyorum ben bu günü. İçime işlemiş, belleğimin karanlık köşelerine yer etmiş besbelli. Pikniğe gidersek ne ala, radyodan yayılan maç sesi eşliğinde bol etli mangal sohbetleri, top peşinde koşmacalar...Ama hava bozuk olur da gitmezsek işte o zaman Pazar 94,95,96,97,98,99 gibi uzun bir serinin yer aldığı TRT öğleden sonraları...Bayık muhabbetler,bıdı bıdılar. TV karşısında ödev yapmacalar,ütülenen önlükler,yıkanan çamaşırlar...Annenin ütü yapmaktan ötürü hoplamış siniri v.b...Pazartesi sendromu halt etmiş valla bence. Esas mesele Pazar'da.