19 Mayıs 2007




İmam
Bayıldı !



Atatürk memleketim Bulgaristan da bir süre Osmanlı askeri ateşesi olarak görev yaparken, oldukça eğitimli, donanımlı ve kültürlü, kitap okuyan, halkın her konuda akıl danıştığı modern rahiplere özenerek bakıyor...

Cumhuriyetin ilanından sonra İmam hatipleri bu kalite de imam yetiştirmek için kuruyor...Kendisinin ölümünden sonra, kadınlar islam da imam yapılmadığı halde bu okullara alınıyor, yüzlerce okul açılıyor, eğitim neredeyse laik okullar ve imam hatipler diye ikiye ayrılarak çift başlı hale geliyor, bu okullardan yüzbinlerce öğrenci mezun olmaya başlıyor, olay çığrından çıkıyor :(

Ama bu okullar da okuyanların ne günahı var değil mi yani, suç tamamen dini siyasete alet edenler de :(


3 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

Türkiye’de bir dönem din görevlisi yetiştirmek üzere kurulmuş lise düzeyinde okullar bunlar.

Bugünkü İmam Hatip Liseleri’nin kökü olarak 1913 yılında İmam Hatip yetiştirmek üzere açılan ve daha sonra Medresetü-l Vaazin ile birleştirilerek Medresetü-l İrşad adını alan Medresetü-l Eimmeti vel Hutaba, kabul edilebilir.

Bu okullar, ömürlerini 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na kadar sürdürmüştür.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun din görevlisi eğitimini düzenleyen 4. maddesi imamlık ve hatiplik gibi dini hizmetlerin görülebilmesi için ayrı okullar açılmasını öngörüyordu.

Kanunda öngörülen bu okullar, 1924 yılında İmam Hatip Mektepleri adı altında 29 merkezde açıldı. Okullar, 4 yıllık ortaöğrenim seviyesinde idi.

İmam Hatip Mektepleri 1930’da öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmıştır.

1949 yılında ortaokul mezunu, askerliğini yapmış kimselerin alındığı 10 ay süreli İmam Hatip Kursları açılarak din hizmeti görevlisi yetiştirme uygulaması başladı. 1949 sonuna kadar 50 kişinin mezun olduğu bu kursların süresi daha sonra iki yıla çıkarıldı ve meslek okulu mezunlarının da kurslara girmesine olanak verildi.

1950 seçimlerinden sonra iktidara geçen Demokrat Parti, seçim dönemlerinde söz vermiş olduğu İmam Hatip Okulları’nı (İHO), "halka verdiği sözü tutarak"[burada hangi halk kasdediliyor acaba?! benim çevremde ya da 7 ceddi müslüman olan ailemin geçmişinde bu arzuyu taşıyan bir Tanrı'nın kulu yok da!] iktidarının ilk yılında açtı.

Birinci devresi 4, ikinci devresi 3 yıl olan 7 yıl süreli ve bir bütün teşkil eden İmam Hatip Okulları 1951-1952 döneminde 7 ilde açıldı.

İHO sayısı 1970-1971 döneminde 72’ye çıktı.

1963-1964 öğretim yılında İmam Hatip Okulları’na ilk defa "parasız yatılı öğrenci" alınmaya başladı.

22 Mayıs 1972’de yayımlanan bir yönetmelikle, İmam Hatip Okulları ortaokuldan sonra 4 yıl eğitim veren bir meslek okulu haline getirildi.

1973 yılında, o güne kadar İmam Hatip Okulları olarak anılan okullara İmam Hatip Liseleri (İHL) adı verildi.

Bu dönemde İHL mezunlarında fark dersleri vermeden üniversitelerin edebiyat kollarına gidebilme hakkı tanınmıştır. [bak bunu hiç duymamıştım, bilseydik biz de faydalanırdık o kaynaktan! şaka şaka, o senelerde çocukluğumun en tatlı dönemlerini yaşıyordum ben, zaten işimiz olmaz oralarla! :-p]

1974’te kurulan CHP-Millî Selâmet Partisi hükümeti döneminde İmam Hatip Liseleri’nin ortaokul bölümü yeniden açıldı. 29 yeni İHL açıldı ve böylece okul sayısı 101’e çıktı. [ölmüş insanın ardından konuşulmaz ama naapmışsın sen Karaoğlan! >:-(]

1976’da kızını İHL’ye kaydetmek isteyen bir velinin hukuk mücadelesi sonucu o güne kadar sadece erkek öğrencilerin alındığı İHL’ye Danıştay kararı ile kız öğrenci alınmaya başladı. [festival gibi insanlarmışsınız, ama katılmak istemem size!]

Türkiye Milliyetçi Cephe hükümetleri döneminde (1975-1978), 230 yeni İHL açıldı. [şimdi bunlardan biri Tengri'sine kavuştu; diğer ikisinden biri "açtımsa ben açtım" deyip çıkar işin içinden; üçüncüsüne artık kazaen filan tv'de rastlasam kusma isteği geliyor yağlı/terli suratını gördükçe!]

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra 1985’e kadar yeni İHL açılmadı.

12 Eylül yönetimi tarafından Temel Eğitim Kanunu’nun 32. maddesinde yapılan bir değişiklikle İHL mezunlarının üniversitelerin tüm bölümlerine gidebilmesine olanak tanıdı. [eveeet, "şahdı şahbaz oldu" deyimi böyle durumlar için icat edilmiş herhalde!]

1985’te ilk Anadolu İmam Hatip Lisesi olan Kartal Anadolu İHL açıldı. [ooohhh ooohhh suyundan da...]

1980’lerin sonuna gelindiğinde İHL'ler okul sayısı olarak fazla artmadıysa da öğrenci sayısı bakımından ve -Anadolu İHL’lerin açılmasıyla- nitelik açısından genişledi.

1990'lı yıllarda, İmam Hatip Liseleri başta üniversite sınavları ve bilim olimpiyatları olmak üzere eğitsel ve kültürel alanda başarıları ile gündeme gelmeye başladı. [bak seeeeenn!]

1993 öğretim yılında İstanbul'un seçkin 121 lisesinin katıldığı bilgi yarışmasında Kadıköy İHL birinci oldu. [Beyaz Martılar diye de bilinen Kadıköy Anadolu'lular, o sırada siz naapıyordunuz? armut mu topluyordunuz? görünüşe göre ayvayı yemişsiniz!]

1994 yılında Kartal Anadolu İHL son sınıf öğrencisi M. Önder Kıyıklık, ÖYS fen bilimleri 1.si, 1996 yılında Selim Tuzci, Türkçe-Matematik 1.si oldu. [Robert, Galatasaray, Notre Dame de Sion, Kabataş Erkek, Üsküdar Amerikan, Saint'le başlayan Fransız Kolejleri, Şişli Terakki, Işık... ve aklıma şu anda gelmeyen diğerleri: bu ayıp sizin!]

Ard arda yaşanan gelişmeler çeşitli toplum kesimlerinden dikkatleri ve ilgiyi İHL'ler üzerine çevirdi.

16 Ağustos 1997 tarihinde çıkarılan 4306 sayılı sekiz yıllık kesintisiz öğretim yasası, İHL’lerin ortaokul kısmının kapatılmasına yol açtığı için İHL'ler açısından bir dönüm noktası oldu; katsayı hesaplaması ile üniversite giriş sınavlarında İHL mezunları aleyhine haksız rekabete yol açtığı yönünde eleştirilere maruz kalan yasa ile imam-hatip liseleri 1 yılı hazırlık, 3 yılı normal eğitim olmak üzere 4 yıllık liseler haline gelmiş oldu. [hah, tam oldu işte memleket!]

Kaynak: Türkçe Wikipedia
İçindeki bold, italic tagler ile, parantez içi yorumlar bana aittir. Ayrıca tırnak içine alınmış kısımları da yazının orijinalinin üstüne ben yaptım.

volkanalabaz dedi ki...

biliyorum yaptığım yorum yazın ile ilgili değil ama sevgili arkadaşım K.İskender için yazdığım bir şiir var onu seninle paylaşmak isterim nedenini bilemem.Eşcinsel olsaydım eyer ilk seninle yatardım K.iskender öyle bir sevişirdim ki seninle sanarsın edip cansever ile uzun bir yürüyüşe çıkmışız dönüşünü bilmediğimiz.Can babanın ağzına yakışan güzel bir küfür gibi yakışırdık belkide birbirimize ama!!!eşcinsel olsaydım K.iskender.

gaykedi dedi ki...

şiir için teşekkür, hiç fena değil :)