15 Nisan 2007


Vicdan & Askerlik !


Aşağıda ki askerlik konusu amma dallanıp budaklandı. Askerliğin paralı, ordunun profesyonel olduğu ülkeler de zaten herşey farklı işliyor ve zorunlu askerlik yok biliyorsunuz.

Türkiye gibi askerliğin zorunlu olduğu bazı ülkeler de vicdani olarak asker olmak istemeyenlere, yaşlılar evi, kimsesiz çocuk yuvası, okul yapımı, çevre çalışmaları gibi sosyal konularda çalışarak zorunlu askerliğini tamamlama hakkı şu an verilmese de, verilmek zorunda, çünkü avrupa ülkeleri arasında vicdani ret hakkı tanımayan bir tek bildiğim kadarıyla Ermenistan' ın da bunu sağlaması nedeniyle sadece Türkiye kaldı!




Zaten zorunlu askerliğin zamanla azalacağı Türk ordusunun da yıllar için de aşamalı olarak profesyonel orduya geçeçeği söyleniyor...Çünkü artık asker sayısı değil eğitim ve teknolojik donanım daha önemli...Bu konuda en iyi örnek, yüz kişilik Amerikan askeri birliğinin donanım teknolojisi ve eğitimi sayesinde, bazen onbinlerce askere karşı koyması, hatta onları toz duman etmesini gösterebiliriz....

Bazı toplumlar anlamamakta ısrar etse de, günümüzde en büyük silahın bilgi olduğunun da acı bir örneği bu...Keşke dünya da askerlikte gladyatörlük gibi, kölelik gibi, düello gibi v.s tarih olsa ama şimdilik zor gözüküyor, ve sağduyulu bir orduya ihitiyacımız var, ne yazık ki şimdilik bu böyle, ama belki bir gün, insanlık sadece askerleri ve savaşları filmler de görecekler....




Bundan 100 yıl önce Tevfik Fikret de, "ölme ve öldürme" ve savaş üstüne nutuk atanlardan usanmış ve şu dörtlüğü yazmış !

Vatan senden hayat umar,
Sen yaşarsan o canlanır.
Vatan için ölmek de var,
Fakat borcun yaşamaktır.

Orhan Veli ise çok daha kestirmeden özetlemiş durumu:

Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.

...ve Falih Rıfkı, "Zeytindağı" eserinde şöyle demiş....

- Cephede Türk neferi ölüm düğmesine bastığında, Saray'daki paşaların göğsünde şeref madalyaları yanıyordu...


Şiirleri ve edebiyat alıntısını, Çetin Altan' dan okuyup notlarıma almışım...Gaykedi

3 yorum:

*guru* Banu dedi ki...

Zülfü Livaneli'nin kitabından beyaz perdeye aktarılan "Mutluluk" filmindeki ana konulardan biri neydi? "Her Türk asker doğar"... Uzatılması, dalga geçildiği hissi vermişti gerçi...

'Askerliği vatan için birşeyler yapmak olarak algılasak...' doğru olmaz mı acaba? Ama yurdumuzun olduğu durumda, askerlik, evet , gereklilik bence de...

Büyük şehirlerin insanları için daha az olsa da, askere gidip okuma-yazma, araç kullanma hadi bunları geç helaya sıçma, duş yapma öğrenenler bile var!!! İnsancıkların askerlik nedeniyle hayatlarında ilk kez başka şehirlere gidiyorlar...

böyle bakınca askerlik bir misyon haline de gelmiyor mu?

(kusura bakma bugün uzun yazmalar günümdeyim kedicim...)

pRncfRn dedi ki...

Irkçılık, alt kültür çatışması, bazı insanların ikinci sınıf muamele görmesi -sadece cinsiyet ve ten renkleri yüzünden dahi-, homofobi, fiziki merak var oldukça sanırım sürekli savaş da var olacak hırs ve bataklık altında.

Bize savaşın bir çözüm olduğunu söyleyen, sonuna kadar savaşacak insanlar lazım değil. Aksini düşünebilecek, görebilecek ve gösterebilecek fertler gerek. Adamsendeciler değil.

Bu olguları destekledikçe, geriye gitmekten başka hiç bir şey elimize geçmiyor, görüyoruz. Gidin okullara bakın, bazı siyasi ve faşist partiler parsellemiş durumda tüm öğrencileri. Ellerinde bu kadar adam varken biz hala neden bu kadar gerideyiz? Neden hala yurtdışından gelen insanlar 'norveçte/almanyada/hollandada/xte/yde hayvanlara verilen değer, türkiye'de insanlara verilmiyor!' diyor?

Belki de kişiler hakettiği şekilde yönetiliyordur kim bilir? Bu kadar ayrımcılığa meraklı savaşa dünden razı, sadece ölmek için yaşayan insanlar oldukça, bu değer çok daha düşecek sanırım.

-yanlış anlaşılmasın ben de şahsen HAYVANLARIN, insanlardan çok daha fazla değer hakettiğini düşünüyorum. sonsuz bir bencillik ve hırs duyguları olmadığından elbet.-

narsis7ekho dedi ki...

"Keske askerlik denen zirvanin vatani gorev olmadigini anlayabilseler. Duygusal kisim geliyor, kayitlara gecmesin: Sen cukur kazinca solda Yunan, sagda Ermeni Turkiye'yi isgal edemeyecek sanki sekerim. ABD ile iyi iliskiler icerisindeyiz, onlar zaten isgal ettiler. Kayda devam: Keske kadinlar da vatani gorev yapsalar. Yani vatani gorev dedigin askerlik sanilmasa. Mesela ekonomiden en verimli cagindaki bir insanin (erkek demedim) 12 ayini calmasalar cikarmasalar da, hep beraber bir seyler yapsak. Escinsellerin de curuk raporu olmasa mesela. Askerligi de istege bagli yapsalar, profesyonel ordu mudur ne sikimse o gelse... Onur gurur milliyet ummet ya da her ne erdem ise onu isteyen ustune alsa, savasta olen adamin onurunu bana anlatmasalar, erdemlere girip insani dugum edesim geliyor."

Blogumdan bir alinti. Bir kismini alip -a tipki Dink'e yapilan gibi- konusmak olmaz.

Askerligi vatan icin bir sey yapmak olarak gormek zaten var guru*banu, vatani gorev=askerlik resmini cizmisler bizler icin.

Bence degismesi gereken bu.
vatani gorev=vatani gorev olsun degil mi?