16 Nisan 2007


Kırılgan Temas !

7 Kasım 1942 akşamı tekinsiz bir olay oldu; Hitler Thüringen'den geçmekte olan özel treninin yemek vagonunda çeşitli yardımcılarıyla günün önemli gelişmelerini tartışıyordu; demiryolları müttefiklerin hava saldırıları yüzünden zarar görmüş olduğu için, tren sık sık yavaşlamak zorunda kalıyordu:

Yemek harika çin porselenleriyle servis edilirken, tren bir yan hatta bir kez daha durdu. Hemen yanlarında bir hastane treni bekliyordu ve yaralı askerler, gözlerini dikmiş, ranzalarından Hitler'in konuşmaya daldığı yemek odasının gözkamaştırıcı ışığına bakıyorlardı.

Hitler birdenbire başını kaldırdığında, ona bakıp duran huşu içindeki yüzleri gördü. Büyük bir öfkeye kapılıp perdeleri kapattırdı ve yaralı savaşçılarını kendi kasvetli dünyalarının karanlığına gömdü...



Bu sahnenin mucizesi çift yönlüdür: Her iki taraf da, pencereden gördükleri şeyi fantazmatik bir hayalet gibi yaşamışlardı: Hitler için, bu, başlattığı askeri serüvenin yarattığı sonuçları gördüğü kâbus gibi bir bakıştı; askerler içinse, Lider'in ta kendisiyle beklenmedik bir biçimde karşılaşma.

Asıl mucize, pencereden bir el uzansaydı –mesela Hitler yaralı bir askere uzansaydı– yaşanırdı. Ama Hitler'in korktuğu şey tam da böyle bir karşılaşmaydı, kendi gerçekliğine tam da böyle tecavüz edilmesiydi tabii ki, o nedenle de elini uzatmak yerine paniğe kapılarak perdeleri kapattırdı...

Slavoj Zizek
' in "Kırılgan Temas" , Türkçe basımına yazdığı önsözden...

1 yorum:

edi.ben dedi ki...

resme aşık, ressam olmak hayali nedeniyle, memur babasından pantolon kemeriyle dayak yiyen birinin, adolf hitler olana kadar etrafında güvendiği herkes tarafından aldatılmış birinin, "canavarca" denilecek soykırımların yaratıcısıyken bile, sevdiği kadına savaşın en kanlı anlarında bile mutlaka vakit ayırıp, hava saldırılarından korunmak amacıyla yaptırdığı özel tünelinde onunla elele yürüyecek kadar duyguları da olan birinin, neye, nasıl tepki verdiğini ve neden o tepkiyi verdiğini kimse bilemez, kendi dahil bence.