29 Nisan 2007






Hz. İsa' nın Pipisi
ve Türban !


Hz. İsa’nın pipisi önemli bir meseleydi ortaçağda... İsa cismani varlığıyla, yani etiyle kemiğiyle dirilip göğe çıkmıştı ya... Kendisi bir Yahudi olduğuna ve dolayısıyla küçük bir bebekken sünnet edilmiş olduğuna göre, ayrı koydukları parçası, yani pipisinin ucundaki deri de canlanıp göğe çıkmış mıydı, yoksa dünyada mı kalmıştı?...

E. Ardıç' tan okuduğum bu tarihi vaka, bana halen çılgınca tartıştığımız Türban konusunu hatırlattı...Hz. Muhammet' in fahişelik yapan kadınlar ve evli kadınların sokakta ayrılması için başlattığı bu uygulamanın, milletin uzaya turist gönderdiği 2007 yılında halen tartışılması ne acı...









Bu ülke de kaç kişi başörtüsü takamıyor, birkaç bin memur ve üniversite öğrencisi dışında? ama Türkiye' de ki nüfusun yarısı kadın ki, bu da yaklaşık 35 milyon kadın yapar bunun milyonlarcası ve eminim yarısından fazlası, babasının, abisinin, kocasının zoruyla takıyor, ben nasıl inanayım başörtüsünü savunanların samimiyetine şimdi :(

Haa bu arada ben kadının saçından tahrik olan bir kaç fetiş manyağı dışında erkek duymadım, duyan varsa yorumlara yazsın....Zaten saç bir cinsel objeyse, kadında erkek saçından etkilenebilir, o zaman erkeklerin de başörtüsü takması gerek...İslam aleminin bu zavallı hali Bizans imparatorluğunun çöküş dönemin de çılgınca meleklerin cinsiyetini tartışmasını hatırlatıyor bana!..

Gaykedi




45 yorum:

Elif dedi ki...

Brian'in teyzesinin bir kizi asiri dinci. Burada Ortodoks Yahudi deniliyor. Evlendikten sonra ya baslarini ortuyorlar, ya da peruk takiyorlar. Kadinin kendi saci oldukca kivircik ama karmakarisik kivircik cinsten, lule lule degil. Taktigi peruk, ipek gibi (buraya cogunlukla Hindistan'dan geliyor bu saclar, cok iyi kalite, piril piril. Hindu dini ritueli sirasinda kesiliyormus. Bazen de tabii para karsiligi satiyor Hintli kadinlar.), acik kumralimsi bir renk. Kendi sacindan cok daha guzel bir peruk. Boyle basa boyle peruk.

www.elifsavas.com/blog

gaykedi dedi ki...

Elif' cim burada da var peruk takan Müslümanlar, tam bir komediler, beni çok eğlendiriyorlar, geçenler de İsrail çıkışlı bir haber de, önemli bir hahamın bu peruklar da putperest hinduların saçının kullanılmasının günah olduğuna dair fetva verdiği haberi vardı, bu haber yahudi saçlarından yapılan perukların fiyatlarını yükseltmiş :)

Her dinin yobazı var, ama iddia ediyorum bizimkilerin eline hiç birisi su dökemez, hem sayı, hem dinde ki oran yüzdeleri, hem saçmalıkları ve cahillikleri hem de vahşilikleri bakımından, ne yazık ki dünya da number one!

narsis7ekho dedi ki...

Dinleri kenara birakalim. Aliskanlik, istek, ideoloji (En kotusu de bu gerci bence) her ne olursa olsun kadinlar basini ortuyor. Bu bir gercek.

Simdi ozgurlukten bahsediyorsak, ozgurlugu bir gorebilelim universitelerimizde, devlet dairelerimizde. Cankaya Kosku'nde bir turbanli mi amanin yandik olmasin. Bir kadini basindaki caput ile cope atmayalim.

Sorun kadinlarin basini x yerde ortmesi, y yerde ortmesi degil. Bunun gunumuzde yersiz oldugunu dusunuyorsak egitimle ogretebiliriz, yasaklamalarla degil.

Kufuru sevmiyorum, ama kufretmek yasaktir denen yerlerde kufuru ilk savunan ben olurum.
Serbest olsun, yapan kisi sayisi azalsin. En zoru belki, belki bu zamanda yapilamaz'lar gelecek bu yazinin ardindan, ama olmasi gereken bu.

gaykedi dedi ki...

Narsis' cim dediklerine katılmamak ne mümkün ama din adına yapılanlardan da bazen çok korkuya kapılıyorum doğrusu :(

Örnekte verdiğim gibi türkiyenin esas başörtüsü sorunu varsa, mağdur büyük çoğunluk zorla örtünmek zorunda kalanlardır , ama yaşın yanında kuru da yanıyor, kızkardeşine, ablasına, kızına, karısına zorla baş örttürenler yüzünden gerçekten inancıyla örtünenler zor durumda kalıyor, aslında onlar istemeyerek insanlara ve dine kötülük etmiş oluyorlar ama farkında değiller....

yorumcu dedi ki...

"Hz. Muhammet' in fahişelik yapan kadınlar ve evli kadınların sokakta ayrılması için başlattığı bu uygulama..."

bu iddianızı ispat eder misiniz? kaynağı nedir?

"...35 milyon kadın yapar bunun milyonlarcası ve eminim yarısından fazlası, babasının, abisinin, kocasının zoruyla takıyor..." bir de bu iddianızı ispat etmeye çağırıyorum sizi.

lorelei dedi ki...

İran'da kadınlar özgürlük diye sokağa dökülüyorlar ve karşılığında aldıkları şey hapis cezası ve/veya kırbaç... Onların özgürlük dediği o örtülerden, yasaklardan kurtulmak. Hiçbir haklarının olmadığı bir dünyada yaşamamak, 2.sınıf bir insan muamelesi görmemek. Türkiye'deyse son zamanlarda entel kesimin tartışma konularında türban özgürlük sembolü oldu ve türban hakkından bahsediliyor. İranlı kadınlarda buna "sizde özgürlük var ama bunun değerini bilmeyip kendinizi zorla kafese sokmaya çalışıyorsunuz" diyorlar, hak vermemek mümkün mü? Türbanlara hocalara özgürlük diyen zihniyeti sorumlu görüyorum ben 6 yaşındaki kızların kafalarında türban ilahi okuma görüntülerini... Çocuk olmalarına bile izin verilmiyor onların ama yarın öbür gün onlarda "türban özgürlüğü" isteyecekler ve entel kesim onların haklarını savunacak bu sefer... İdeolojik düşünmek güzel ama insan önce gözünün önündeki gerçekleri görmeli: doğudaki töre cinayetlerini, hocalarda beyni yıkanan çocukları, seninde dediğin gibi zorla başı kapatılan insanları... Bu çoğunluğu yok sayıp "özgürlük" demek bu çoğunluğu çoğaltıyor. Öbür kesimin yani tercihle takanların zaten durumu başka... Ne kadar özgürlük, o kadar çok isteyecekler çünkü onlara göre islam sadece bir inanış değil yaşayış biçimi ve devlette öyle yönetilmeli.
Bu arada "Cankaya Kosku'nde bir turbanli mi amanin yandik olmasin. Bir kadini basindaki caput ile cope atmayalim." demiş biri yorumunda ama ben şahsen karısından çok abdullah gülün eski açıklamaları: "cumhuriyetin sonu gelmiştir, islam egemenliği başlayacaktır" laflarından ve hakkındaki yolsuzluk davalarından dolayı istemiyorum Çankaya'da. Referansım İslam diyen bir zihniyet beni temsil etmiyor en azından ve cumhurda halk demek halkın tamamını temsil etmeli, yani 4 milyon kişi bir mitingde hayır diyorsa da bunlarda insan bunlarında söz hakkı olmalı... Olay basit bir türban davasından öte bu durumda zaten..

merveeee dedi ki...

bizim okuldada turbanla derse giremedikleri için saçlarına peruk takanlar, şapkanın altına gizleyenler var.. o yuzden anfilerin onunde aynalar bile vardı bi ara orda çıkartıolardı turbanlarını... ama burası izmir gavur izmir(?) böyle şeyler biraz daha fazla ters tepki alınıo.. anında bi miting oldu okul içinde aynalar kalktı.. şapka takılmıo mesela artık derste.. ben bile takamıorum ki çok sewerim kep takmayı..

ne yazıkki turkiye laiklik konusunda çelişkili, istediği kıvama gelemeyen bi ulke.. butun bunlar o yuzden oluyo.. ben inanıyorum ki turban bu kdr siyasi hal almasaydı o zaman isteyen girerdi anfiye turbanla.. ama bu durumda girememleri bencede iyi..
nasıl bişeyler geliyo alttan kimse düşünmüyo

adnan menderes universitesinde (aydın) okuyan bi arkadaşım var.. ve ne yazıkki dersliklerden Ataturk'un Gençliğe Hitabesi kaldırılmış.. Bir bankanın şube müdürünün odasından Türk Bayrağı kaldırılmış.. evet şimdilik bu kaldırılanlar yerine konuyor ama sonumuzu hayra yoramıyorum..

ama bu dindar kardeşlerimiz farkında değilki; beni ve benim gibileri dinden soğutuyorlar.. yazık gerçekten..

neyse post gibi oldu dertliyimde bu konularda kusura bakmassın artık kediciimm ;)

gaykedi dedi ki...

Sevgili Yorumcu;

En az yüz yerde defalarca okuduğum için kaynak göstermeyeceğim, çok merak ediyorsanız bir zahmet araştırınız...

Sadece fahişe yerine köle ve cariye, evli kadınlar yerinde de hür kadınlar yani köle ve cariye olmayanlar olarakta geçiyor bazı yerler de haberiniz olsun...

Türbanlı kadınların yarısının abi, baba, koca zoruyla türban taktığını kişisel gözlemlerimle iddia ediyorum...ve ekliyorum bu oran genç kızlarımız da çok daha fazladır, türbanlı genç kızlarımızın en az yüzde yetmiş-sekseninin bu konuda zorlandığını düşünüyorum!

Kâzım Mızrak dedi ki...

Hz. Muhammet' in fahişelik yapan kadınlar ve evli kadınların sokakta ayrılması için başlattığı bu uygulamanın

[ İtiraz ]

Algı olarak doğru kabul edilse bu ifade.. müslüman tebâ olarak, başı açıklara fahişe dememmiz gerekir. Oysa böyle bişey yoktur.. bu hak kimsede yoktur.. o zamanlarda da yoktu.

Hz. Muhammed vahiy denilen ilim ile kendisine bildirilen Kur'an-ı Kerim den öteye bir söz söylememiştir. âlimlerimiz.. onun ahlakı Kur'an-ı Kerim'di derler.

Bu münasebetle.. Hz. Muhammed fahişeler belli olsun diye böyle bir uygulama başlatmamıştır. Kur'an böyle emretmiştir. Amaç da fahişeler beli olsun diye değildir.

Olsa olsa.. kadını muhafaza etmek yönünde olabilir. Zira zinetlerinizi örtün meâlinde bri yaklaşım var. Yani değerli olan varlığınızı alenene teşhir etmeyin !

* * *

Bu ülke de kaç kişi başörtüsü takamıyor, birkaç bin memur ve üniversite öğrencisi dışında?

[ İtiraz ]

Muhterem dostum.. hangi ülkede yaşıyorsunuz siz. bir kaç bin memur öyle mi. Ya algılamada bri sorun yaşıyorsunuz, veya görmek istediğiniz tabloyu burada okurlarınıza empoze ediyorsunuz.

Dediğiniz rakkam yanıltıcıdır.. zorlamaya geince, korkarım sizin gibi düşünmek durumunda kalacağım. Tabi büyük bir kısmı için değil !

Başına örtü alıp.. poposunu açan zavallı kızlamızı gördükçe, medyanın ve modacıların bu konuda ne denli başarılı olduğunu kabullenmek durumunda kalıyorum.

Kadını bir mal gibi teşhir etme konusunda emin adımlarla ilerliyorlar. Feminist geçinen zavallı bayanlar açıklasınlar.. reklamlarda çıplak kadın objesinin kullanılması neye hizmet etmektedir acaba...

* * *

ben nasıl inanayım başörtüsünü savunanların samimiyetine şimdi

[ Telkin ]

İnan inan :) başörtüsü kullanmayan bir bayan ile evlenmeyi düşünmüyorum meselâ ben.. bu konu benim için bir prensip. Tabi.. kafısının içi de dolu olacak. Bunu kapalı olduğu için söylemiyourm.. anne olacağı için söylüyorum.

Ama Nur Sertel gibi vehamet abideleri sayesinde.. kızlarımı züniversitelerde tahsil görme hürriyetinin önüne geçilmiştir.

Eğitimsiz diye bugün suçlanan müslümanlar.. dün ve bugün hâla üniversitelere alınmamaktadır. Bırakın öğrencileri bu dinazor zihniyet başörtülü annelerimizi dâhi mezuniyet törenlerine almamaktadır.

sayın Gaykedi.. gösterin insanlığınızı. Bu adaletmi, insanlık nerede kardeşi.. . bu kadar mı kalpler taşlamıştır.. .

Allah'a havale ediyorum bunların yedi seceresiniz.. bir de cumhureyet mitingi yapıyorlar. Neymiş efendim, Çankaya da başörtülü istemiyorlarmış..

Bediüzzaman meâlen diyor ki: İnsan, öyle bir isdidada hamura sahiptir ki.. meleklerden de üstün bir mevkiye makama sahip olabilir. İşte böyle de, hayvanlardan daha da zelil bir duruma düşebilir.

Demokrasinin, Cumhuriyetin neresinde başörtülü bir bayan cumhurbaşkanı eşi olamaz diyor. İnsaf, insaf, insaf.... .

* * *

Haa bu arada ben kadının saçından tahrik olan bir kaç fetiş manyağı dışında erkek duymadım, duyan varsa yorumlara yazsın....

[ İtiraz ]

Muhterem dostum.. ben kadınların saçından etkilenmiyorum. Ama, rüzgarda püfür püfür salınan saçlarıyla bri bayan beni cezbediyor, cinsel yönden tahrik ediyor.

Sen çıkıp buna manyaklık diyeceksin diye, kendi erkekliğimi iknar etmeyeceğim.

Sen manyak diyorsun diye.. belki kimi kendisini ifade edemeyecek erkekler, yâ bu demek ki manyaklıkmış diyip kıvıracak erkekler olabilir.

Ama.. bir gerçek vardır ortada. Bu manytaklık değil, doğanın erkeğe ve kadına yüklediği bir cereyandır. Ateş ve barut bir arada durmaz muhterem.. durursa, bir kıvılcımla yangın çıkar.

Burada.. yine okurlarınızı yönlendirme var gibi, muhtemelen farkında da değilsinizdir.

Manyak, sapık, fetiş gibi ifadeleri kabul etmiyorum. Ben bri erkeğim, ve saçı omuzlarından aşağı dökülmüş bir bayan, hele hele en âlâ afrodizyak parfümlerden birisini de sürünmüş ise bir yağ gibi erir biterim.

Sizi bilemem.!

* * *

Zaten saç bir cinsel objeyse, kadında erkek saçından etkilenebilir, o zaman erkeklerin de başörtüsü takması gerek...

[ Tavsiye ]

Ahh Gay kedi ahhh.. saç hiç cinsel obje olur mu :) değil tabi.. Peki ne cinsel bir obje..? Düşün bakalım..

Sen sabahları aynanın başına geçip, saçlarını taramıyor musun? Hatunlar, ayna başında yarım saat bir saat durup nasıl olmuş saçların diye bakınmıyormar mı?

Kuaaför sektörü, saç boyaları, şampuan reklamları boşuna mı iş yapıyor.. demek saç cinsel bri obje değilmiş.. Hahh hahhh haaa :)

Seni bundan sonra saçlarını taramamaya davet ediyorum muhterem dostum.. bakalım partnerin seni beğenecek mi.. .

* * *

[ Netice ]

Muhterem dostum :) bitti bu yazı.. çok güldüm, Allah da seni güldürsün.

Bu arad.. başlığa da itiraz edeyim, öyle gideyim. Türban denilen şey, Hindistan 'da kullnılır aslında. Sonra birileri bu ifadeyi toplumumuza yamadı. Aslında başörtüsü demek daha uygun. Hem şeklen, hem de Türkçe'nin karşılığı olarak.

Google 'da bri arama yapın resimlerde.. Turban diye yazın, bir de Başörtüsü diye yazın.

Demek istediğimi anlayacaksınız.

Bu arada.. bu yazımızı okuyan herkesten: Müslümanlığa saygı duymaya, ve hatta edebiyle ahlakıyla yaşamaya dâvet ediyorum. Müslümanlığı yanlış anlayan, tanıtan insanalrın arkasından gitmeyin. Anlatılanlar ile yetinmeyin.. inceleyin, araştırın.

Ayrıca.. hatalarımıza da işaret ederseniz memnun oluruz.

Saygılarımla,
Kâzım Mızrak

gaykedi dedi ki...

Mızrak Bey saçlar diyelim ki tamam cinsel bir obje o zaman erkeklerin de saçlarını örtmesi gerekmiyor mu ? yoksa arap erkekleri o yüzden mi baş örtüsüne benzer "kefiye" takıyorlar :)

yorumcu dedi ki...

ispat yok, kendi kendinize yazıp kendi kendinize yazıyorsunuz! iddia sahibi 100 yerde değil bin yerde de geçiyor olsa iddiası, bir tane delil gösterir. yüz yerd eyazıyor dediğiniz yazıların da dayandıkları nokta önemli oysa. neyse, sizi sizinle baş başa bırakıyorum. sayın mızrak'ın blogunda aklı başında dindarlara yaptığınız çağrı üzerine gelmiştim buraya ama muhatabı önemsemiyor oluşunuz beni buradan geri gönderdi.

allah size hidayet versin.

Sunusy dedi ki...

Merhaba,
Konuyu hafifletmişsiniz, tansiyonu yüksek bir tartışma konusu için pozitif olmuş diyebilirim.

Fikrimi belirtmeden gitmeyeyim.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar yüzünden din'de alimler çoğalmış. Başörtüsü Azhap ve Nur surelerinde emrediliyor. Bir müslüman için burada tartışma bitiyor. Müslümanlar Allah'ın ayetlerinden işlerine gelmeyeni reddetmezler.

Müslüman olmayanlar ise bu konuda fikir belirtmesinler. Zira bu toplumu değil vicdanları ilgilendiren bir konudur. Benim sizin isteğinize göre yaşam dinimi inkar anlamına gelir. Ben Allah'ın istediği şekilde yaşamaya gayret ediyorum. Siz bunun sınırlarını çizdiğinizde despot oluyorsunuz. dincilerle de aranızda bir fark kalmıyor, siz laikliğe tapıyorsunuz ve değişmez kurallarınız var onlar da Allah'a ve değişmez kuralları var.. işte temelde bir fark yok, işleyiş aynı.

Siz onları eleştirirsiniz onlar da sizi, bu böyle sürüp gider, ama asla birbirinize saygı duymazsınız.

Başörtüsüne karşı olup da müslüman olmak bir ironidir. Bu tıpkı sudan hoşlanmayan bir balık gibidir. Sadece din bilmemenin getirdiği bir cehalet ve İNAT.. ama inatlaştığınıza dikkat edin, emri uygulayana değil o emri koyanla inatlaşıyorsunuz yani Ahzap ve Nur surelerinin sahibi ile.. Derdinizi de ona anlatın, bu emre uyanlara değil.

Hem az kaldı, çok değil bir kaç sene sonra sizi yanına alacak, itiraz dilekçelerinizi orada verirsiniz :) Şimdi lütfen bizi rahatsız etmeyin de birkaç sene inandığımız gibi yaşayıp ölelim. saygılar sevgiler

sunusy

elektra dedi ki...

umberto eco'nun muhteşem romanı 'gülün adı 'nda, ortaçağı esir alan, görünürde hiç anlamı olmayan, özünde ise, kilisenin mülkiyetçi ve kapitalist yapısını temellendirmek için önemli argüman değeri taşıyan, bir tartışmadan bahsedilir.uzun zaman oldu okuduğum,detayları hataırlayamasam da, şu minvalde bir şeydi: hz. İsa'nın çarmıha gerilirken üzerinde olan giysiler kendisinin miydi?
çok ilgimi çekmişti.hz. isa'nın nasıl kullanıldığına üzülmüş, ona, 'değer miydi?' diye sormak istemiştim.. bizdeki türban tartışmasının altında bir yerlerde de, bir egemenlik tartışması gizli. ama ne acı ki, bu kez de kullanılan kadınlar. ben türban - ya da hadi örtünme gereksinimi diyelim- tartışmasının, erkeklerin ellerini üstünden çektiği yerde ve sadece biz kadınlar arasında çözüleceğine inanıyorum. saygılar...

musa dedi ki...

@ kazım mızrak, "anne olacağı için" kafasının içi de dolu bir kadınla evlenmek istediğinizi söylerken, aynı zamanda kadınların doğuştan gelen yükümlülükleri olduğunu mu hatırlatmak istiyorsunuz? Yoksa türban da bu yükümlülüğün bir parçası mı? Yani kadın dediğin doğar, büyürken ergen olunca örtünür, evlenir çocuk yapar, sonra da ölür mü sadece? Düşünen, üreten, bilgili bir kadınla evlenmeyi sırf çocuklarınıza iyi anne olsun diye mi istersiniz? Yoksa, bir ömür boyunca iki çift laf edebilmek için mi?
Türban kadın özgürlüğünün en temel düşmanıdır. Bunun altında ise kapalı kadın namusludur digerleri ise o..dur mantığı yatmaktadır. Bu yüzden üniversitelerde hem kendi özgürlüklerini kendileri kısıtlayıp türban takan, ama aynı zamanda okumak istediklerini, ileride annelik dışında bir birey olarak varolmak istediklerini söyleyen ve bunu özgürleşme adı altında yapmaya çalışan tüm kadınları tutarsız buluyorum.
Saç meselesine gelince; bir tutam saç ile tahrik olabilirsiniz, ama aynı zamanda kendinizi de tutabilirsiniz degil mi? İslamın kadına yüklediği bütün bu dokunmama, uzak durma, kapanma eylemleri aslında arap kültürünün o şehvet düşkünü eski geleneklerinin kontrol altına alınması için yapılmamış mıdır? Neyin insanı uyaracağı ya da uyarmayacağı bana göre de tartışılır. Öenmli olan bu uyarılara karşı verdiğimiz tepkilerdir. Bu mantık ile her tahrik olduğumuz kadına saldırmamız bekleniyor ki bu durumda biz erkeklerin hayvanlardan ne farkı kalıyor?
Saidi Nursi den aldığınız cümleden anlayabildiğim kadarıyla o da bundan bahsediyor, insanların hayvanlardan üstün olduğunu belirtiyor. Doğru demiş, ama insanların hayvanlardan daha rezil bir duruma düşmemeleri için bütün kadınların örtünerek erkekleri tahrik etmemesi dışında akıl mantık ve irade ile bu tahrik altındayken yapacağımız eylemlerimizi kontrol etmemiz daha insani bir davranış olmaz mıydı?

Kâzım Mızrak dedi ki...

Konu: Cinsel cazibe..

@ Gaykedi

Evet, biz erkekler de tıraşımıza özen gösteriyoruz. Ama şimdi iki ayrı konuyu bir tutmak, işi yokuşa sürmek gibi olur.

Erkekler saçın, sakalına - giyimine, kuşamına özen göstersinler, ve bakımlı olsun ki.. hanımı da ondan râzı olsun, diyorum. Erkek paspal olursa, eşine karşı hakkını iade etmemiş olur.

Bir de şu var muhterem dostum.. erkek milleti hilkat 'inden (aktif olan taraf yönüyle) kaynaklı görsel cazibeye pek kolay tav olur.. bayanlar ise, bu denli boşan da semerini ye tarzı etkilenmiyorlar.

Doğa böylesi ilgidar alakadar kılmasaydı erkeği.. belki tür kendisini daimi kılamayacaktı. Erkeğin yaratılışı türün devamlılığını sağlayacak üreme hücrelerinin, kadına aktarılmasını kolaylaştıracak şekilde tasarlanmıştır. Öyleyse, zihninde kadına karşı bir zaafiyet istek talep olması da olağandır.

İşte bu talebin kontrol edilmesini sağlayan sisteme de, din diyoruz. Aksi halde.. insanları başı boş bırakırsanız, dinin olmadığı bir coğrafyaya salarsanız Lut kavmi gibi millet birbirine düğümlenirdi.

Oysa bizleri böyle durumlara düşmekten men ediyor Kur'an-ı Kerim, ve Peygamber efendimiz.

Kadının bir tahrik objesi olarak kullanıldığını filmlerde pek sık görürüz.. önemli bir mevkideki erkeğe komplo kurmak için, bir casus kadın takarlar peşine. Erkek de, film icabı genelde zokayı yutar.. yatakta mışıl mışıl uyurken, başına çorabı da örerler.

Peygamber efendimiz "Kim bana iki çenesi ve iki bacağı arasındakine teminat verirse, ben de ona cenneti temin ederim." Tirmizi; 2520 buyurmuştur. Bu söz aslen bir müjdedir.. Ortaçağ karanlık Avrupası kiliseleri gibi, Cennet tabusu dağıtılıyor değildir.

Cinsel cazibe gayri meşru yollarda hep bizleri cezbedecektir.. fakat aklı selim düşünerek, kendimizi böyle meşruiyetten uzak bir şekilde bedavaya sunulan lezzetlerden sakınma yollarını aramalıyız.

Bu konuda büyüklerimiz hâli vakti yerinde ve yaşı gelmiş olanları aile kurmaya teşvik ederler.. buna gücü olmayanlara da oruç tutmayı tavsiye ederler.

Oruç tutmak.. hem kalben insanı kötü yoldan uzak tutar, hem de bedenin cinsel şehvet ve arzusunu kırar.. hahfifletir.

Daldan dala atladık efendim.. laf lafı açtı diyelim, görüşmez üzere.. .

Sagılarımla,
Kâzım Mızrak

Noni dedi ki...

Ben türbandan çok İsa'nın sünnet parçasının akıbetine takıldım kaldım!

gaykedi dedi ki...

örtünenler azalıyor, çoğu kişi için tek sorun kamusal alana eskiden daha fazla girmeleri diyebiliriz herhalde...

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı'nın (TESEV) son raporu, "Değişen Türkiye'de Din, Toplum ve Siyaset". Araştırmayı yapanlar Sabancı Üniversitesi'nden Doç. Ali Çarkoğlu ile Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Binnaz Toprak.

Raporun en çarpıcı verisi daha önce basına sızmıştı: 1999'dan 2006'ya, başını örten kadınların oranı yüzde 72.7'den yüzde 63.5'e düştü!

Biraz daha ayrıntıya girersek: 'Başörtüsü' takanlar yüzde 53.4'ten yüzde 48.8'e... 'Türban' takanlar yüzde 15.7'den 11.4'e... 'Çarşaf' giyenler ise yüzde 3.4'ten yüzde 1.1'e inmiş durumda.

****

Mızrak Bey saçlar diyelim ki tamam cinsel bir obje o zaman erkeklerin de saçlarını örtmesi gerekmiyor mu ? yoksa arap erkekleri o yüzden mi baş örtüsüne benzer "kefiye" takıyorlar :)

****

bu soruma verdiğiniz cevabı biraz daha açar mısınız rica etsem, yoksa sadece Kuran öyle diyor bize yorum yapmak yada sebep aramak düşmez mi demek gerek...

D-Chic dedi ki...

Gaykedi bakıyorum konuyu yine patlatmışsın, arkadaşlar öyle bir ateşlendirmişsiniz ki isteyen istediği yere çekmiş, yarası olan gocunan istediği tarafa uzata uzata çekmiş...
Ben Avrupalı biriyim ama İhlas'ta oturuyorum çok önyargılarım ve endişelerim vardı ancak türban, başörtü olayı gerçekten çok farklı ve bir türlü farkı açıklanmayan bir konu bence, çok düzgünleri var ancak hepsi ya tarikatçı yada mutlaka birşeye üyeler ve ne yazık ki böyle geçiniyorlar.Üst komşum da kapalı ama inanılmaz vizyonu olan, inanılmaz bilgili ve eğitimli aslında bakarsanız hepsi öyle ama komşumdan bahsedince ayrıca Atatürkçü olan v.s. ve sayabileceğim birçok özelliği olan biri, birde böyleleri de var.Mitingte gördüğümüz birkaç kişi gibi...
Tahrik olayına gelince, bir kadını görüp de tahrik olmayan erkek ancak gay olur, tecrübelerime dayanarak verdiğim bir cevaptır.Ama kendini tutabilmek de mümkün tabiii..:=)))hahaahaaa yukarda musa'nın dediği gibi
Sevgiler....

zihni örer dedi ki...

1-Hz. Muhammet' in fahişelik yapan kadınlar ve evli kadınların sokakta ayrılması için başlattığı bu uygulama..."

bu iddianızı ispat eder misiniz? kaynağı nedir?

2-"...35 milyon kadın yapar bunun milyonlarcası ve eminim yarısından fazlası, babasının, abisinin, kocasının zoruyla takıyor..." bir de bu iddianızı ispat etmeye çağırıyorum sizi


Birinci sorunun cevabı, BURADA
Ayrıntısıyla verilmiştir. Özetle, Araştırmacı muazzez ilmiye çığ, "baş bohçası" diye adlandırılan bir çeşit türbanın, sümerler zamanında rahibeler tarafından bağlandığını, bu rahibelerin de fahişelik yaptıklarını söylemişti.
Tanrıça İnanna'yı ‘göğün fahişesi’ diye adlandıran belgeler var. İnanna'ın mabetlerinde rahibelerin bir görevi de fahişelik. Kendilerini, tanrı namına bu işe gönüllü olarak adayan kadınlar bunlar. Onlar diğer kadınlardan ayrılsın diye baş örtüsü takıyor.
Büyük dinlerin bu kaynaktan etkilenebileceğine dair bulgulardan söz etmektedir.
Bu görüş ve tespitlerin anlamlı eleştirisi ve ıspatı varsa, anlamaya hazırız elbette. Ama şu an güveneceğimiz en sağlam kaynaklar, BİLİMSEL BULGULARA DAYANANLARDIR. Ta ki tersi ıspatlanana kadar.

2. sorunun cevabı,
Bu iddiaların ıspatı, ailelerin kendi içinde eritilmektedir.
Türbanı aile baskısıyla takıyorlar diyen arkadaş eksik demiş. Türban zoru yalnız aileler değildir. Cehennem azabı gibi korkutucu öğrtiler, içinde bulunduğu çevrenin kitlesel caydırıcı baskısı gibi...nedenlerle türban takılmaktadır.
Sanal orttamda bunun somut ıspatı gösterilebili mi? Desm ki, hadi sen de bunun tersini ıspatla:)
Yalnız türban değil, dinlerin en önemsenen ana kuralları korkuya dayanmaktadır. Bunun tersini idda edene "dini bilmiyordur derim".

narsis7ekho dedi ki...

Benim yorumum icin soylenene:

Ben de Abdullah Gul beyfendiye hasta degilim, o mecliste bir turlu temsil edilemeyenlerden olarak hele... Hic hic hic... Bana uzak olsun, mekani olmayan cennet olsun.

Su siralar nette dolanan 95 tarihli the Guardian'a verdigi soylenen roportajdan bahsediliyorsa bir de, ben aradim the Guardian'in arsivinde, belki de gorme engelliyim, goremedim.

Boyle deyince savunuyormus gibi oluyor da savunmuyorum. Aman aman, ben ve AKP savunuculugu... Ayni cumlede bile egreti duruyor.

Yorumda bahsettigim kisim sadece turbani yuzunden bir kadini cope atmamak gerektigi. Sadece bu. Yoksa kocasindan baslar da ben bu yaziya sonsuza kadar devam ederim yani, hic sorun degil.

Kâzım Mızrak dedi ki...

@ Zihni Örer

Kaynak sunmak güzel efendim.. İslamiyet ile bir bağlantı göremedim. Buna memnun oldum, ümit ederim ki görüşümde bir hata da yoktur.

Hem.. Sümerlerden bana ne.. pardon, ama gerçekten öyle. M.Ö. 3500 - M.Ö. 2000 falan tarihinde yaşamış olan bir toplum hangi ilahi dine mensuptu acaba..

Nasıl bir bakış açısı ile mevzuya bodoslama girdiğinize akıl erdiremedim.

Saygıyla, sevgiyle.. .

* * *

İkinci konu ile alakalı olarak da şunu söyliyeyim.. beyan ettiğiniz öcülerden korkma durumu, Mevlanna ve Yunusun ilahi aşkından öyle uzak ki !

SAdece ibretle okudum değerlendirmenizi.. dikkatinize arz ediyorum.

Din konusunda hurafe ve korkutmalar ile kimi dayatmalar yapılmaktadır. Ama bu dayatmaları din diye ortaya sunmak, ayrı bir gaflettir.

Ümit ederim ki anlaşılabilirim, siz veya birisileri tarafından. Herkes dini çekiştirip büzüştürüyor zaten.

İnşâ Allah doğru olan hidayet yolunu bulabiliriz.. varsa tabi. Yoksa zaten hepimiz hayvan oğlu hayvanız. Çok pardon, ama öyle ne yazık ki.

İyi akşamlar...

Kâzım Mızrak dedi ki...

@ Gaykedi

Muhterem dostum.. ikinci kez aynı soruyu sormanızı, konu hakkındaki yanıtımızın anlaşılmamış olduğuna yoruyorum.. Mümkündür.. anlaşılamamk.

Ben daha önce, meseleyi iyice açarak gerek olmadığı anlamını ihtiva edebilecek bir şeyler yazmıştım. Erkeğin saçı başı, kadını birinci dereceden etkilemez. Duruşu, konuşması, hareketleri, jestleri bayanların daha çok ilgisini çeker. Görüntü değil.

Ama bir erkek için, bayanın görüntüsü bir numaralı uyandırıcı etmendir. Neyi uyandırdığını az çok anlamışsınızdır.. kadınlar bize nazaran daha masumlar. Oysa bir erkek fantezi müptelasıdır.. kadınlar ise, böylr müstehcen fantezilere pek uzaktır.

Saç veya dekolte, erkekleri tahrik edici bir şekilde kulanılmamalıdır. Aksi halde kul haklarına riayet edilmiyordur o mekanda.

Bayanlar buna ehemmiyet vermiyorlarsa.. kapanın diye bir dayatmada bulunamam. Ama İslamiyet bunu diyor. Çünkü benim hakkımı hukukumu gözetiyor. Aynı şekilde kadını da gözetiyor, kapanın diyor.. ki, erkek tayfasının rahatsız edici bakışlarından ilgisinden alakasından tacizinden kendinizi koruyun.

Gençliğindeki güzelliği öve öve bitirilemeyen bir bayan, kırk yaşından sonra ne hele geliyor görüyorsunuz. Bunların hepsi emanettir, sen güzelliğini hayr yolunda kullanmazsan.. erkek toplumu içersinde fitne fesat çıkarmak için kullanırsan o emaneti yerinde kullanamamış olursun.

Bugün sokakda kıvırta kıvırta yürüyen genç bayan.. arkasında alyası akan bri erkek ordusu bırakıyor. Yuh artık.. bu kadarını da düşünemiyorsa.. yuhhh. Yok düşünerek, bilerek yapıyorsa.. on kere, bin kere yuhhh.

O bayanın arkasından bakmaya gelince.. bakmasınlar demekle bu iş bitmiyor. Bayan, erkeklerin nefsine zor gelecek bir yanlış hareket içersindedir. Mesele bu.. itikadı zayıf olan bakar da, baktığı ile yetinmez de. Biz (ya da ben) diyoruz ki bayanlara, meseleyi bu raddeye taşımayın. Edebinizle giyinin, efendi efendi yürüyün.

Bunda bir kötülük var mıdır.. hayır yoktur. Ortak payda aramak vardır. Birbirimize zulmetmeyelim demek vardır. Sen bir bayan olarak kalbime zulmediyorsun, beni taciz ediyorsun, nefsimi kışkırtıyorsun.

Böyle yapmasan.. belki ben de, nefsi olarak sükut edeceğim. Aklımı zihnimi ilim ve bilim gibi daha faydalı işlere yoracağım. Bugünkü düzen gençliğinin derdi nedir.. hangi kızla çıkayım, hangisini götüreyim, kime takayım falan filan.

Çok pardon ama.. kazın ayağı böyle görünüyor. Herkes kendi muhasebesini yapsın. Meseleyi tahli edelim.. Böyle mi gitsin diye, vicdanımıza dönüp bir sual edelim.

Buyrun.. meydan sizin. Tepinin. Gün gelir, çeşmenin suyu kurur. Ben o zaman görürüm nazik yüzünüzü.

Şapka mı demiştiniz.. mesele dağıldı yine,

Erkeklerin şapka veya şu bu takacaktır takması lazımdır diye bişey de duymadım. Takılmasında da bir kusur görmüyorum.. takılmamasında da. Tercihe bağlı.. siz Arap çöllerinde olun da, başı çıplak gezin bakalım.. . nasıl oluyor.

Toplumların kendilerine göre kültür mirasları vardır.. bu biraz kültür ile alakalı bir konu.

Fakat.. Kur'an-ı Kerim hanımlar zinetlerini muhafaza etsin diyorsa.. bu konuyu kültür meselesi ile açıklayamazsınız. Burada, bri Tanrı emri isteği vardır. Araplar çarşafla zinetlerini örter, türkler başörtüsü ile, Hindistanlılar türbanla örter. İşte kültür burada kendisini gösterir.

Bir bayan ben özgürüm.. örtmüyorum hiç bişeyimi diyorsa onunla da tartışacak değilim. Din sistemi evrenseldir, ve bireye hitab eder. Kendi bilebileceği bir iş.. onun gittiği yoldan gitmek zorunda değilim bri bayan olsam.

Akıl iradesi özgürdür, ve kişiyi attığı adıma karşı sorumlu kılar. Bugün sizin yaptığınız gibi. Kendi geleceğinizi, kendi akıl ve iradenizle şekillendiriyorsunuz.

Ümit ederim ki.. gelecekte ilim irfan taleb edebileceğimiz bir kimse hüvviyetine kavuşursunuz. Seviniriz.. bugünden bakıp, hakkınızda suizan da bulunmak bize yakışmaz.

Saygılarımla,

Kâzım Mızrak dedi ki...

@ Yorumcu

Muhterem kardeşim.. sizi, Zihni bey 'e yazdığım cevabı okumaya davet ediyorum acizane.

Bir eksiğimiz noksanımız varsa dinlemek isterim. Karşıt bir fikir beyan ederseniz, sizinle tartışmak.. sizi üzmek istemem.

Hakkımızdaki olumsuz tespitinize binaen.. zaman içerisinde düşünür değerlendirmesini yaparım.

Saygılarımla,

Kâzım Mızrak dedi ki...

@ Sunusy

Muhterem kardeşim.. yazını ilgi ile okudum. İstifade ettiğimi düşünüyorum, acizane katılımın için teşekkür ederim.

İyi akşamlar,

Kâzım Mızrak dedi ki...

@ Musa

"kadınla evlenmek istediğinizi söylerken"

Aman.. Musa bey, ayağımı taşa dolaştırmayın. Ben düşünüyorum dedim :) duâ ediyorum.. ille olacak diye bişey yok. Gönül işi bu.. Allah beni bu yolda büyük konuşmaktan esirgesin. Kalbime göre bir eş nasip etsin.. size de, hepinize de.. Herkes yuvasında mutlu mesut olsun, âmin..

* * *

"Saç meselesine gelince; bir tutam saç ile tahrik olabilirsiniz, ama aynı zamanda kendinizi de tutabilirsiniz degil mi? "

İnanın demek istediğinizi ifade eden cümlelerim bu sayfada var. Nefsimize hakim olalım diyorum yine. Hormonlara bağlı olarak insan, dönem dönem azgınlaşır. Böyle bri durumda.. kendisine mukayet olmalı.. sokaklara düşüp şehvetini tatmin edecek çareler aramamalıdır.

Bu arada.. bütün bunlar Arap kültüründeki şehveti frenlemek için yapılmamıştır. Kur'an-ı Kerim'im muhatabı sadece insandır. Kültürler, veya toplumlar değil.

Batının, nasıl da.. şehvet konusunda kendilerini müslüman toplumlar kadar sıkmadıklarını görüyoruz.

Gençlik çağlarında bakireliklerini sokakta iki günlük aşına teslim ettiklerini işleyen sinemaları izliyoruz, duyuyoruz, dinliyoruz. Bana batı ve doğu arasında şehvet kıyaslaması yaptırma. Eğer ben de ayda bir kız değiştirseydim.. bu konularda geniş olurdum. Namusun önemi hakkında konuşmazdım. Bir kız gördüğüm zaman elim ayağım dolaşmazdı.

* * *

"Bu mantık ile her tahrik olduğumuz kadına saldırmamız bekleniyor ki bu durumda biz erkeklerin hayvanlardan ne farkı kalıyor?"

Muhterem kardeşim.. hala hangi tarafta olduğunu anlamadım ya hu :) bu sayfadaki yazılarımda.. insanı hayvanlardan ayıran menzular hakkında yazdım. Gözünü seveyim.. böyle konuşma. sanırım acele ile okumuşsun yazılanları.

Her tahrik olduğumuz kadına yumulalım demiyorum. Alemsin yaa.. Ben o bölümleri yazıyorken.. fıtrattan, yaratılıştan bahsediyordum. Ve buna karşı, nasıl davranmamız gerektiği konusunu da işledim. Yanlış anlaşılmış olmak üzücü, hatayı kendimde arıyorum.

Ne yapayım, ancak bu kadar ifade edebildim kendimi. Hakkını helal edesin.. bu konuda, eleştirine katılıyorum. Ama yanlış kişiyi eleştiriyorsun gibime geldi :)

* * *

Yani kadın dediğin doğar, büyürken ergen olunca örtünür, evlenir çocuk yapar, sonra da ölür mü sadece?

Bu konuyu işlerkenki düşüncelerinizi kendi üzerime alınmıyorum.. sorduğunuz sorulara, akıl ve vicdan çevresinde hayır diye cevap vereyim.

İslamiyet kadına çok büyük bir değer vermiştir. Yuvayı dişi kuş yapar öğretisini düşünelim. Bir aile kadın olmadan.. yolunu şaşırır. Kadın hem kocasını, hem çocuklarını yeri gelince canı pahasına bir şefkat ile korur.

Anne.. bir toplumun en önemli temel taşı, ve vazgeçilmez bulunmaz bir öğretmenidir. Gelecek nesiler onun sevgisiyle hayatı tanır.. bu sebeple, bayanların eğitimine daha da önem verilmelidir. Bu bağlamda.. kendilerine göre makam mevki sahibi olmalarında bir problem de yoktur. Hatta çalışma şartlarının imkanına ortamına göre teşvik de edilmelidir.

Eleştirebileceğim diğer soruları burada işlemeyeceğim. Ne demek istediğim, bu kadarı ile de anlaşılabilir sanırım.

Biz, kadını değerinde kullanılması taraftarıyız. Ben özgürüm, çocuk da yaparım, kariyer de yaparım anlayışına binaen.. erkeklere karşı rekabet eden bir kadın motifi çizmek akıllara zarardır.

Gündelik hayatta.. bu zavalılığın örneklerini görebilirsiniz. Aile denilen saadet, fertleriyle beraber sokalara düşüyor.. bilmem ki dikkatinizi celbediyor mu?

Erkek ve kadın.. birbirinin üzerine örtü gibidir. Eksik kaldıkları yerde, birbirlerini tamamlarlar. Bir toplum.. ne kadınsız, ne de erkeksiz olabilir. İşte bu iki değerin hakkını da gözetebilmeliyiz.

İslamiyet de bu meselede, bizlere ışık tutar. Kul hakkını gözetin der.. kadının kocasında, erkeğin karısında taleb edebileceği bir hak hukuk söz konusudur.

Bu arada kimileri için ağır bri itham gibi görünen karı kelimesini de bir izah edelim. Karım olur musundan mânâ, karmaktan ileri gelir diye biliyorum. Karmak, hemdem olmak, karışmak, birleşmek, iç içe dış dışa hep bir beraber olabilmek.. . şeklinde anlaşılabilmelidir bu kelime. Beğenmeyenler başka bir ifade kullanılabilir tabi. Zorla değil, güzellikle..

Peygamber efendimiz: Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz, kolaylaştırınız, güçleçtirmeyiniz.. buyuruz.

* * *

Türban kadın özgürlüğünün en temel düşmanıdır. Bunun altında ise kapalı kadın namusludur digerleri ise o..dur mantığı yatmaktadır.

Bunlar.. mahalle kültürü muhterem dostum. Aşalım artık bunları, İslamiyet yanlış anlaşıla gelmişse.. size bize düşen yanlış anlaşılmaların önüne geçip.. doğru alternatifler önerebilmeliyiz topluma.

Yoksa.. esas ilte böyle bir durumda hayvanlardan bir fakımız kalmaz.

Siz de Zihni Örer bey gibi bodoslama girmişsin konuya. Aslında aynı güzelliklerden yanayız, diye düşünüyorum.. öyle bir ön intiba uyandı bende şuan için.

Sevgi, ve muhabbettle..

Kâzım Mızrak dedi ki...

"dini bilmiyordur derim"

@ Umum 'a

Zihni Örer bey.. yukarıdaki yorumunda ilginç sayılabilecek şeyler yazmış. Ben yukarıda kendisine yönelik cevap yazdım.

İçim rahat etmedi.. şu alıntıladığım konu üzerine bir daha yazayım. Birileri için faydalı olabilir.

Kur'an-ı Kerim cehennemden bahseder, işte der.. inanmayanların gidecekleri yer. Cennetten de bahseder, işte der.. iman edenlerin gidecekleri yer.

Bakın.. bu mesele üzerinde aylarca düşündüm. Dikkatinizi çekiyorum. Burada bir tehdit unsuru yoktur. İyi okuyunuz, tehdit ve korkutma unsuru yoktur.

Bir vakit geliyor.. ateizmin o ince çizgisinden kurtulup böyle düşünmeye başlıyorsunuz. Öncesinde, zihniniz aklınız sanki Allah size meydan okuyor gibi algılar.

Bir ilah nasıl olur da yarattığı bir mahluka meydan okusun, onunla dalga geçsin, tehdit etsin, korkutsun ????

Kardeşlerim..

Bakın burada haber unsuru vardır. Kur'an-ı Kerim biz insanlara cennet ve cehennemden haber vermektedir. Yani gayb 'dan haber veriyor..

Sonra diyor ki.. haydi, özgür aklın ile tercihde bulun. Hangisini murat ediyorsun? Cenneti mi, yoksa cehennemi mi?

Bakın ne kadar sade bir mesele.. hiç öcülük bir durum var mı? Zihni bey.. din budur derken neyi imâ etmiş, ben pek bişey anlamadım.

Din Mevlanayı Yunusu kendisine hayran bırakmış, ve aşkı sevgiyi yaşatmıştır onlara.

Meseleyi iyi tahlil ediniz.. din diye, insanların felsefelerine takılmayın.

Burada bana da takılmayın.. belki ben de yanlış bir yorum getiriyorumdur.

Araştırın lütfen.

Burada acizene sizlere faydalı olabilecek küçük bir ayrıntıyı dilim döndüğü kadarıyla incelemek istedim.

Zamanım elverirse, sual 'lere yanıt yazabilirim. Aksi halde, affedin.. bu kadarı kafi gelsin.

İyi sabahlar,

yorumcu dedi ki...

kazım bey, uyarınız üzerine bahsi geçen yorumları okudum, fevkalade güzel ve yerinde cevaplar. daha verilecek ve yazılacak çok cevap varsa da ne yazık ki buradaki arakadaşalrın ilmi seviyeleri böyle bir tartışmayı kaldırmayacak durumdadır ve zihinleri ön yargılıdır. kaynak denildiğinde bir röportaj ya da birilerinin yorumları değil, ya da sümerlerin tarihi değil, islam tarihini yerli ve yabancı ön yargısız inceleyen, o tarihlere dayandırılan kaynaklarla beslenmiş ilmi çalışmalar gerekir. islam tarihinin her noktası bu açıdan gayet açık ve nettir, şüphe bırakamayacak biçimde kaynak doludur. bir kaç ön yargılının ifadeleri ile islam leke almaz.

güneş başlçıkla sıvanmıyor.

gaykedi dedi ki...

Yorumcu Bey, dediğiniz gibi buradaki arkadaşların ilmi seviyelerinin hiçte boş olduğunu düşünmüyorum, büyük olasılık siz ananızdan babanızdan gördüğünüz içine doğduğunuz toplumun dinini fazla sorgulamadan kabul ettiniz, en azından bu arkadaşlar değişik kaynaklardan bilimsel olarak olayı araştırmaya incelemeye çalışıyorlar...birkaç yüz kilometre ötede yunanistanda doğsaydınız eminim ortodoks bir hiristiyan olacaktınız ve şu an bize hz. isa meryem ana geyikleri yapıyor olacaktınız, bir düşünün bunu derim!

zihni örer dedi ki...

Sn. Arkadaşlar,
Toplumların ve bireylerin yaşamında asırlarca yer almış bir konunun aslını astarın incelerken, birileriyle ya da bir yerlerle SAVAŞ halinde olduğumuzu düşünürseniz, empati kurmamızın ve bu sayfada birlikte yer almamızın bir anlamı olmayacaktır. Kim kimi daha çok incitecek, kim kimi daha çok aşağılayacak platform haline getirmeyelim lütfen.

Din, hiç kimsenin atasının şahsi mirası ve tapulu mülkü değildir. Sadece inançların “şahsi” (size ait) olduğunu düşünmek zorundasınız. İnancınızın gücü size ait, inancınızın kaynağı ise ortada durmaktadır. Ortada duran kavramlara herkesin fikir yürütmesi kaçınılmazdır.
Dini İnanç ile “bilgi belge” tartışmasının, ya da çarpıştırılmasının asla bir yararı olmayacağını bilenlerdenim.
Burada tartışmaya çalıştığımız durum, inançların, bilgi ve beşeri ilişkiler düzlemindeki etkileridir. Bu etkiler, yaşadığımız toplumun bireyleri olarak, mutlaka biryerlerde karşımıza çıkmaktadır. Yaşamımızı şu ya da bu ölçüde etkileyip, yönlendirmektedir. Bunun yarar ve zararlarını, hem makro hem de mikro düzeyde sorgulamaktan öte ne yapabiliriz?

Kazım Mızrak Kardeşimin sorularına ve kaygılarına cevap vereceğim. Bu gün, 1 Mayıs Emekçi Bayramı olması nedeniyle, bu konuda yazı hazırlamaya çalışırken, ayak üstü uğradığım bu sayfa ve sezi-yorum/ Politika sayfasındaki Kazım Mızrak’ın yazılarına cevap vermem, nezaketen gerekliydi. K. Mızrak’ın sayfalarımdan birine bıraktığı başka bir yazı için de cevap görevim saklı durmaktadır. Çok yoğun olmamdan dolayı yetişmekte zorlanıyorum.

Hazır buraya gelmişken, “DİNDE KORKUTUCU belgelerden birkaç başlık (adres) vererek,
Kısa kesmek zorunda olduğumu izninizle söyleyeyim.

K. 2 Bakara 197
2 Bakara 119
46 Ahkaf 9
48 al-Feth 8-9
Sadece bu ayetlere bir bakın, içinde korkutucu öğeleri (mesajları göreceksiniz.
Yalnızca bunlar mıdır? Elbette değildir, Ayetlerin tamamına yakınında, bir korku mesajı geçer, bunun istatistiği yapılabilir.

Elbette bundan önce, sevgi ve öğüt mesajları yer almaktadır ayetlerde. Ama ardından, geri dönüş yolunu “korku” ile kapattığını okumaktayız.

Manavdan basit bir domates alırken, altını üstünü kontrol etmiyor muyuz, ezik-büzük var mı diye?
Yaşamımıza hükmeden bir din kuralına neden BİR de tersten bakmayalım? Hem düzden, hem de tersten. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz.
Sevgiler/selamlar (daha uğrayacağım)

Sunusy dedi ki...

Yorumcu Bey'e katılıyorum.
Konu hakkında kaynak istenirken, mevzu bahis din ile alakası olmayan bir zaman dilindeki bir ritüeli ortaya atmak kaynak göstermek demek değildir.

Kaynak göster dediğimiz zaman memleketinizin şirin bir köyündeki bir su kuyusunu göstermeniz ne kadar enteresan bir espri anlayışı ise, muazzez ilmiye çığ'ı İslam dinine referans göstermek de bir o kadar ironiktir.

ana baba dini olarak islamı benimsememiş biri olarak bunu algılayabiliyorum. sizden de algılayabiliyor olmanızı beklemem yanlış olmamalıydı.

Beyler bayanlar, bir dinin 1400 ıldır uygulanan bir kaidesini tartışırken biraz daha ciddiyet lütfen. Yukarıdakilerden bir yorumcu "olmayan cennet" tabirini kullanmış. Şu halde biz bu konuyu müslüman olmayanlarla da tartışıyoruz gibime geliyor ki, herkes kendi dinini bilsin ve tartsın, bilmediği hakkında derin yorumlar yapmakla kırıcı olmaktan kaçınsın.
Etnosentrik olmazsanız beni nasıl anlayacaksınız?

Hem dinimi bilmiyorsunuz, hem de yargılıyorsunuz. Bu bir tezat değil mi? Tartıştığınız argümanı önce bilmeniz gerekmez mi?
Peki nerde kaldı bilmek istemediğiniz bir konuda edep edip susmak?

Sorular çoğaltılabilir.
sevgi ve saygılar
sunusy

Sunusy dedi ki...

Sayın zihni Bey,
Arkadaşların kafasını bunlarla karıştırmanıza gerek yoktu, kısaca Tevbe suresini okuyun deseniz yeterdi, gerekli sertlik ve tehdit orada var!

Bu sure (Rahman ve Rahim adlarının oluşturacağı merhamet duygusunun bir sınırının olduğunu göstermek için) besmelesiz yazılır ve okunur. Bu surenin sahibi olan Allah'ın Muntakim diye bir ismi vardır (intikam alıcı). Bu da İslam'ın dünyaya şirinlik yaymaya gelmediğini, İslamın bir sevgi kelebeği olmadığını, realitenin bir gün bütün çıplaklığıyla karşımıza dikileceğini gösteriyor.

Allah cehennemin sahibidir. Allah lut kavmine, sodom'a, medyen halkına, ad kavmine bela gönderendir. üzgünüzdür belki ama bu böyledir.

(yahudilerle değil ama)Hıristiyanlarla aramızdaki fark onlara cihat ayetlerinin gelmemiş olması idi. İkinci önemli fark da (iseviliğin değiştirilmesi sonucu) budur: Allah yarattığı kullarını sonsuz ve elemli bir azapla tehdit ediyor.

Bunun için başvurmamız gereken insan hakları mahkemesi öte tarafta olur mu bilmem ama, çok birşey yapabilecekmişiz gibi görünmüyor.

Yani durum ümitsiz, üstad.
Biz Kur'an'ı kabul etsek de etmesek de bu mukaddes ve açık gerçek değişmeyecek.

Hani bir ayette özetle diyor ya: "Ey resulum deki sizin duanız ve ibadetleriniz olmasa rabbim size neden bir kıymet versin" diye, işte durum bu kadar basit aslında, ama biz nedense zorlaştırıyoruz, bu da insanoğlunun rakip tanımadan zafer kazanma hırsı ve inadından kaynaklanıyor herhalde, nefsimiz kendinden daha büyüğünü kabul edip teslim olmakta zorlanıyor; olabilir.. :)

Sevgi ve saygılar

Kâzım Mızrak dedi ki...

"Kazım Mızrak Kardeşimin sorularına ve kaygılarına cevap vereceğim."

"Çok yoğun olmamdan dolayı yetişmekte zorlanıyorum."

"Elbette bundan önce, sevgi ve öğüt mesajları yer almaktadır ayetlerde."

"Yaşamımıza hükmeden bir din kuralına neden BİR de tersten bakmayalım?"

@ Zihni Örer

Yukarıya alıntıladığım yerler.. bir özet misali. Bize, bu kadarı da kafi geldi diyebilirim.. vizyon belki özel mahalde olsa da, misyon konusunu aydınlatmış olmanıza memnun oldum. İş yoğunluğunuzu kabul etmekle beraber, ara ara bu sayfayı kontrol edeceğim..

Saygılarımla,

lorelei dedi ki...

narsis7ekhoya...
abdullah gül'ün guardian'a verdiği demeci şu resimde görebilirsin: http://bp0.blogger.com/_Ox_Zo_65C3I/RjOdxVNaRwI/AAAAAAAAAHQ/auJl0gWMNMU/s1600-h/abdul.jpg
guardian'ın arşivlerinde 2000den gerisini bulmak sorun oluyor ama bu gönderdiğim linkte resmi var gazeteden alıntının. Abdullah beyde kabul ediyor zaten haberi de ben demedim yalan yazmışlar diyor.
Benimde Abdullah beyin karısıyla zaten bir sorunum yok ve sırf karısı türbanlı diye çıkmasın Çankaya'ya demek saçma geliyor. Benim derdim daha çok dini kimlikli bir hükümetle, ben dinsizim çünkü ve beni temsil etmiyor. Temsili bırakın saygı bile göstermiyorlar, "gavur izmir, demokrasi şeriata giden yolda tramvaydır, referansımız islam..." bunu kanıtlayabilir, ya da Tayyip Beyin karınız cumhurbaşkanı olursanız başını açarmı sorularına verdiği: Allah korusun cevabı. Bu kadar korkunç birşey mi ki başı açık olmak? Bir başbakanın bunu demesi ne kadar çirkin... Keşke olay basit bir türban davası olsaydı, keşke öyle bir ülkede yaşasaydık ki herkes istediğini yapabilseydi, isteyen kapansa isteyen açılsaydı. Keşke Eyüp'deki türbanlı teyzeler bana bakıp "tıh tıh cehenneme gidecek" demeselerdi etek giydiğimden. Beni başkasının türbanı şahsen ilgilendirmiyor ama onlar benim açıklığımla ilgilenmeye başladıklarında ve bunuda yapan yaşadığım ülkenin hükümetiyse, onları istememekte kaçınılmaz sonuç oluyor.

BaL dedi ki...

Tüm yorumları okumadım; şu an vaktim yok...
Yalnız fahişelerle müslüman kadınları ayrılsın diye çıkan başörtüsü kavramını, ben, "fahişelerin dışarıda tanınmamaları için kapatılmaları" gibi bir yorumla okumuştum zamanında bir yerlerde...
Ne kadar doğrudur, değildir bilinmez elbet...
Ancak İslam'dan önceki pek çok inanç sisteminde baş örtmek-örtünmek mevcut...
Yani bunu "müslümanlığın" bir simgesi gibi gösteremeyiz/göremeyiz...
Tespih gibi, dua gibi ya da erkeklerin namaz kılarken başlarına taktıkları takkeler gibi pek çok "öge" kültürler arası - dinler arası..hatta ortak insanlık "mirasları" dır...

Daha yazacaktım... ama resmen sıkıldım :D

Bu ne yaaa... :)))

Öf biraz da erkekleri öyle örtsünler, kafalarına saçlarının haricinde bir hotoz daha katıp, iyice sıkıp sarmalayalım başlarını... Onlar da tatsınlar bu özgürlüğü yahu :)))

morportakal dedi ki...

kapanmanın zıttını kıçını başını açmak olarak yazanlara sabaha kadar güleceğim,

morportakal dedi ki...

burada kuranın nekadar hoş görülü ve insanlık onuruna yakışır oldugu gayet iyi anlatılmış anlatanda yine kuranın kendisi :) özellikle bakara suresi tam bir facia kadınlara karşı
(ayetlerin hepsi diyanet.gov.tr den alınmıştır...)

başını açmanın zıttını kıç baş açmak görenlere acıyorum

tüm surelerde dikkat ettiğim şey pısırık, karısını tatmin edemeyen erkeklerin söylemleri gibi olması :)

Zekiye Hanim dedi ki...

Kazim Mizrak:

Bir erkek olarak anlamaniz zor. Ben ve tanidigim bircok kadin, erkegin sacindan basindan birinci derecede etkileniyor, tahrik oluyoruz. Goruntu bizim icin onemli, keza sactan bastan cok baska goruntuler (siz gayet iyi anladiniz) bizi fazlasiyla tahrik ediyor. Fantazi dunyamiz da gayet genis. Eee simdi ne olucak? Butun erkekler ortunsun mu? Genis palto giyip bacak aralarini saklasinlar mi? Ortunmezlerse benim kul hakkima riayet edilmis olunmuyor mu? Yoksa beni tahrik eden erkege karsilik vermem dinen caiz mi? ;-)

atila dedi ki...

bir kadının saçının afrodizyak kabul eden grubun bir kadını görüp,saçından gözlerinden her ne olursa olsun " ne güzel bir hanım, ne kadar da hoş saçları var" demekten ve hafif bir tebessümden bahsetmiyor olmaları beni çok üzdü ve aslında korkuttu. bu grubun yapmak istediği şey güzel kadının tecavüz edilebilmesinin (!) normalizasyon işlemi...

düşünün evinize hırsız girdi. ve polis çağırıyorsunuz ve gelip size bağırmaya başlıyor sen neden asma kilit taktırmadın kapına pencereler neden dükkan kepenkleriyle örtülü değil!!!!

allah aşkına hırsızın suçu yok mu???

birde bi ara laiklik dini gibi birşey okudum ki o ne demek hala düşünüyorum. demokrasinin ne olduğunu bilmemek değil midir bu? sanki gökten düşen uzay gemisini tanımlamak için bir ibare aranmış. :)

Adsız dedi ki...

okudum am anlamadım bişey bn

Adsız dedi ki...

:( ben 6 yıldır başörtülüyüm kimsenin zoruylada yapmadım bunu hiç bir başörtüsü kullanmayan arkadaşıma neden böylesin demedim kötü konuşmadım.kapandım çünkü islam dinimizde KURAN-I KERİMDE şöyle yazıyor ; ey iman eden kadınlar bakışlarınızı yere indirin ayaklarınızı yere vurmadan yürüyün örtülerinizle iman tahtanızı kapatın yazıyor.buna inandığım için kapandım.tabi bende süslenirim kendime bakarım en güzel şekilde giyinirim ama bunu nikahlı eşime yapmam lazım.onun dikkatini çekmem lazım.saçımın başımın parfümümün onu etkilemesi lazım.benim inancım budur.baş örtüsü takan yada takmayan die bi ayrım bile yapamam çünkü hepimiz kardeşiz.ondanda öte ALLAHIN yarattığı kullarız.boşu boşuna kalbim kırılıyor ya bu yazılara bir gün herkes anlayacak tartışmaların boşa olduğunu.ALLAHA emanet olun selametle...

Adsız dedi ki...

bnce burda hz. isa'nın böyle gereksiz bir konu için adının geçmesi çok yanlış. herkesin iananışı farklı ben kim ne derse desin allah'ın türban takmamızı isteyeceğine iananmıorum ve kimsenin sözüylede iananmam yada gidip türban takmam. bence bu sitede hz. isa'nn adının bu kadar saçma bi konu için kullanılması beni çok üzdü. bunu belirtmek istedim. yok hz. isa'nın p*p*si falan bunlar yanlış cümlelerdir.

liavor dedi ki...

sayın arkadaşlar bakın her ne kadar herkesin kendi yorumu olsada türban konusu Kur-an da bahsedilmiyor diye biliyorm Bazıları farz bazıları diil diyor ama bence herkesin kendi seçimine kalmış.. kimseye niye başını örtüyorsun veya niye başını örtmüyorsun demek saçma olur...

travesti dedi ki...

Sn. Arkadaşlar,
Toplumların ve bireylerin yaşamında asırlarca yer almış bir konunun aslını astarın incelerken, birileriyle ya da bir yerlerle SAVAŞ halinde olduğumuzu düşünürseniz, empati kurmamızın ve bu sayfada birlikte yer almamızın bir anlamı olmayacaktır. Kim kimi daha çok incitecek, kim kimi daha çok aşağılayacak platform haline getirmeyelim lütfen.

Din, hiç kimsenin atasının şahsi mirası ve tapulu mülkü değildir. Sadece inançların “şahsi” (size ait) olduğunu düşünmek zorundasınız. İnancınızın gücü size ait, inancınızın kaynağı ise ortada durmaktadır. Ortada duran kavramlara herkesin fikir yürütmesi kaçınılmazdır.
Dini İnanç ile “bilgi belge” tartışmasının, ya da çarpıştırılmasının asla bir yararı olmayacağını bilenlerdenim.
Burada tartışmaya çalıştığımız durum, inançların, bilgi ve beşeri ilişkiler düzlemindeki etkileridir. Bu etkiler, yaşadığımız toplumun bireyleri olarak, mutlaka biryerlerde karşımıza çıkmaktadır. Yaşamımızı şu ya da bu ölçüde etkileyip, yönlendirmektedir. Bunun yarar ve zararlarını, hem makro hem de mikro düzeyde sorgulamaktan öte ne yapabiliriz?

Kazım Mızrak Kardeşimin sorularına ve kaygılarına cevap vereceğim. Bu gün, 1 Mayıs Emekçi Bayramı olması nedeniyle, bu konuda yazı hazırlamaya çalışırken, ayak üstü uğradığım bu sayfa ve sezi-yorum/ Politika sayfasındaki Kazım Mızrak’ın yazılarına cevap vermem, nezaketen gerekliydi. K. Mızrak’ın sayfalarımdan birine bıraktığı başka bir yazı için de cevap görevim saklı durmaktadır. Çok yoğun olmamdan dolayı yetişmekte zorlanıyorum.

Hazır buraya gelmişken, “DİNDE KORKUTUCU belgelerden birkaç başlık (adres) vererek,
Kısa kesmek zorunda olduğumu izninizle söyleyeyim.

K. 2 Bakara 197
2 Bakara 119
46 Ahkaf 9
48 al-Feth 8-9
Sadece bu ayetlere bir bakın, içinde korkutucu öğeleri (mesajları göreceksiniz.
Yalnızca bunlar mıdır? Elbette değildir, Ayetlerin tamamına yakınında, bir korku mesajı geçer, bunun istatistiği yapılabilir.

Elbette bundan önce, sevgi ve öğüt mesajları yer almaktadır ayetlerde. Ama ardından, geri dönüş yolunu “korku” ile kapattığını okumaktayız.

Manavdan basit bir domates alırken, altını üstünü kontrol etmiyor muyuz, ezik-büzük var mı diye?
Yaşamımıza hükmeden bir din kuralına neden BİR de tersten bakmayalım? Hem düzden, hem de tersten. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz.
Sevgiler/selamlar

fatma güral dedi ki...

Baş örtüsü konusunda kimsenin samimiyetine inandırılamayacağınıza göre size sadece saygı duymak kalıyor

ankara escort dedi ki...

hepinize teşekkür ediyorum.