03 Nisan 2007


Eşcinsel Öldürmenin
Dayanılmaz Kolaylığı I


Gene bir “gay” cinayeti. Gene bir inşaat işçisi... Kamyon sürücüsü de çıkabilirdi, balıkçı da, üçüncü ligden futbolcu da...İzmirli bir işadamı...Elbette “chat yaparken tanışmışlar (eskiden bu iş Bahri Baba Parkı’nda hiç de sanal olmayan yollardan bitirilirdi)... İnşaat işçisi bile bilgisayar kullanıyor, memleket ne kadar kalkınmış! Evine çağırmış... Kadın kılığına girmiş... İş koymuş... Asılmış...Sonrası malum, “bana ters geldi, boğazını kestim”...

Çünkü eve demli çay içmeye ya da Fransız edebiyatındaki son gelişmeleri tartışmaya çağırıldığını düşünmüş olmalı... Beriki domalınca çok şaşırmış, aaa, hayatta böyle şeyler de varmış yahu! Oysa delikanlıya yakışmaz, en iyisi ben bunu hemen öldüreyim! Sonra bir arkadaşını çağırmış, birlikte izleri yoketmişler. Arkadaşı midyeci. Eşcinsellere çok kızıyorum. Hayır, eşcinsel oldukları için değil tabii. Kendilerini bu kadar kolay öldürttükleri için. Canlarını kurtarmayı başardıklarında da yedikleri dayakla kalıyorlar. Çünkü bunları hem döverler, hem...

7 yorum:

D-Chic dedi ki...

AAAA resim çok acaip yanii nasıl desem ki, hem etkileyici, hem itici....:=PPP

İçimdeki Ayı dedi ki...

Eşcinsel cinayetlerinin hep bir şekilde üstü kapatıyor toplumumuzda.

Kötü bir olay yaşanıyor ve sonra birisi çıkıp "Bana ters geldi, boğazını kestim" gibi bir açıklamada bulunuyor. Bu nedir şimdi? Nedir size ters gelen muhterem kişi demiyorlar mı bu adama? Gay kanalında tanıştıgınız birinin ne çıkmasını bekliyordunuz deyip karşısına geçip gülmüyorlar mı bu adamın?

Bizim ülkemizde gülmüyorlarmış, bunu biraz daha iyi anladım. Polis kayıtlarında gayet açıklayıcı bir ifade alt üstü, polisimiz anlamış biz anlamasakta olur.

Birde kendini mahallenin kahramanı zanneden HÖDÜKler var, böyle bir kaç arkadaş buluşup "hadi gelin ibne dövelim" zamanımız neşelensin gülelim oynayalım mantıgındadırlar. Peki bunların polis tutanakları ne diyor? ve Anlaşılmaz bir biçimde iyi halden olsa gerek tekrar kahramanlıga sevk ediliyorlar...

Polis ve Halk elele...
Ne güzel, bizde yıllarca bunun hayalini kurmuştuk ama geldigimiz noktada gördük kü yanlış anlaşılmalardan örülü bir dag oluşmuş...

miso dedi ki...

Ah bu ikiyüzlülük gaykedi... Bunun kadar tehlikelisi var mı? Benim ödüm kopuyor bu tiplerden. Ne yazık ki kimse bir şey itiraf edemiyor. Belki de itiraf etmek en zoru. Bir olsa, gerisi gelecek :(

Muhayyel dedi ki...

Bence toplumal bir cinnet geçiriyoruz, eşcinseller de bundan paylarına düşeni alıyor.

İnsanımız birbirini o kadar basit nedenlerle öldürüyorki, "eşcinseldi öldürdüm mazereti" çok absürt durmuyor. Eminim ki bu cinayetlerin altında maddi nedenlerin dışında, eşcinsel ilişkiye girenlerin bir müddet sonra yaşadığı psikolojik travmalarda vardır. Bir fantazi ile başlayan ilişkiler doyuma ulaştıktan sonra pişmanlığa dönüşebiliyor.

Bence asıl sorun eşcinselliği bir yaşam biçimi olarak seçip; bunu kendine duyduğu saygıyı yitirmeden yaşayanlarla, chatte, hamamda... tanıştığı adamlarla, günü birlik ilişkiler yaşayanlar arasındaki ayrımın toplum tarafından tam olarak algılanamamış olması. Ve ne yazıkki kötü örnekler daha önde olduğu için ben eşcinselim demek bu ülkede bu kadar zor...

musa dedi ki...

"İnternette "Kleopatra" rumuzuyla eş arayan bir işadamını ya da ona para karşılığı hizmet veren bir inşaat işçisini görünce, sanal sohbetlere sahte isimle katılan diğerlerini düşünüyor insan...
Acaba gündüzleri mecburi edindikleri kimlikleri mi gerçek saymalı, geceleri gönüllü büründükleri kimlikleri mi?
Gündüz, sanki bir tiyatro sahneleniyor. Maskeli kişilikler, verilen rolü en iyi şekilde oynamaya çalışıyor.
Sonra gecenin hoşgörülü loşluğunda maskelerini çıkarıyorlar.
Zorunluluklardan, sorumluluklardan, rollerden soyunup karanlığın pelerinine bürünüyor ve ikincil kişiliklerine sığınıyorlar.
Gece, neyseler o olma fırsatını bahşediyor.
Asıl hayat, orada zuhur ediyor.
Gündüzün yaraları orada sarılıyor.
Biraz da bu terapi sayesinde ertesi sabah tiyatro yeniden ve hevesle başlıyor."
Can Dündar ın İkinci Hayatlar (20.03.2007)adlı yazısından.

diagonel dedi ki...

muhayyelin yorumunda bir yer dikkatimi çekti?


Bence asıl sorun eşcinselliği bir yaşam biçimi olarak seçip; bunu kendine duyduğu saygıyı yitirmeden yaşayanlarla, chatte, hamamda... tanıştığı adamlarla, günü birlik ilişkiler yaşayanlar arasındaki ayrımın toplum tarafından tam olarak algılanamamış olması.


pardon ama böyle bir ayırım yok maalesef...


kendince ayrıldığını sananlar mutlaki var ama bir süre sonra onlarda kendilerini ayırmaya çalıştıkları o topluluğun içine balıklama dalmış buluveriyor ...

kaldıki o bahsedilen ayırımı biz (gay olarak )
yapamıyorken toplumdan bunu yapmasını bekleyemeyiz fazla lüx olur bu...


toplumun yapacağı ayırım pazardeki çürük domatesi alıp atmak kadardır yazık ama maalesef öyel

( kendimsel, görüşümsü,yazımsal etkinliğim )

narsis7ekho dedi ki...

Sessizligim utancimdan.