17 Şubat 2007


Derin Devletin Cüce Temsilcisi !

Bir süredir ortam gergindi: Ya Kurtlar Vadisi yayımlanmazsa! Öyle ki bu "kutsal bilgi" kaynağından mahrum kalan halkımızın ne yapacağı endişe verici bir hal almıştı.

Kurtlardan mahrum bırakılan halkımız onları aramaya dağlara çıkabilir, kurtların peşine düşen halk işinden gücünden olabilir, bu varoluşsal arayış içinde nice vatan evladı elden ayaktan düşebilirdi.

Sonunda hassas operasyonla kurtlar inlerine geri gönderildi. Genç nesillerin sarsak Türk kahramanı, derin devletin cüce temsilcisi, dublajlı erkek Polat Alemdar tiplemesinden bir parça korunacağız artık... Devamı aşağıda

13 yorum:

:DCan dedi ki...

sonuca sevindim sevinmesine de :D, yasaklar koymakla çözmek, çok başarılı bir yöntem olarak görmüyorum. yani şimdi görmek istemediklerimizi tek tek nasıl çıkaracaz onu kavramam zor.. değerler koymalı, insani erdemler oturtmadan konulan yasak, toplumu olumlu etkiler mi? şüpheliyim..

ama çok sevdim yazını :D

herackles dedi ki...

Bilmem farkında mısın ama Ece Temelkuran son yazıları ile PKK yayın organlarının takdir ettiği bir isim haline geldi...

Bu sözler ne yazık ki boş! Neden ciddiye almıyorum çünkü halkını düşünen yazar, eğer o kadar düşünüyorsa; bu vb. saçma sabah
programlarından dans yarışmalarına kadar her türlü "toplumu uyuşturucu" şeyle ilgili yazı yazmalı, mücadele vermeli.
Oysa Ece Hanım şu anda sadece "popüler olanla" uğraşıyor...

Kurtlar Vadisi'nin kahramanı şöyle, kahramanı böyle diye konuşuruz ama istersen bir de Yılmaz Özdil'in yazısına bakalım;

Bugün ona... Yarın sana...

Bir televizyon programını özgür iradeyle eleştirmek, makul bir şeydir.
Bir televizyon programını devlet eliyle yasaklamak, korkunç bir şeydir.



Bu satırların kaleme alındığı saatlerde, Kurtlar Vadisi'nin ekrana gelip gelmeyeceği belirsizdi... Ama belli olan şu:
Sansür hortladı, dayatıyor!


Bir televizyon programını özgür iradeyle eleştirmek, makul bir şeydir.
Bir televizyon programını devlet eliyle yasaklamak, korkunç bir şeydir.

Mesleğim gereği izliyorum... Hepsini.
Beğenmediğim taraflarını, nedenleriyle birlikte yazmak görevim. Yazdım da...
Çünkü, "Beğenmiyorsan, seyretme" tavrı yerleşmeli... "Beğenmiyorsan, reklam verme" tavrı yerleşmeli...

"Beğenmiyorsan, o kanala telefon et, o kanalın yöneticileri durumlarını bir daha gözden geçirsin" tavrı yerleşmeli.

Ama "beğenmiyorsan, yasakla" tavrı, asla yerleşmemeli.

Sansüre boyun eğersek, bu işler sırayla, aynı hızar, gün gelir seni de biçer!
Bu kavga kaybedilirse, sadece o kanal kaybetmez, susan herkes kaybeder.

Korkmayın halktan...
Korkmayın bu kadar.
Eğrisini doğrusuna ancak o getirebilir.
Aksini düşünen varsa, şu sorulara da mantıklı cevaplar verebilmeli...

Çoğunluk, bazı partileri tasfiye edip, bir partiyi tercih edince, o çoğunluk "demokrasi dersi vermiş" oluyorsa...

Aynı çoğunluk, bir diziyi tercih edince, o çoğunluk neden "kendi kendine karar veremeyen cahiller" olarak kabul ediliyor?

Bu dizi, terörü teşvik ediyorsa...
PKK, hangi diziyi seyredip dağa çıktı?



Toplum bu hale getirildiği için mi, diziler böyledir? Diziler böyle olduğu için mi, toplum bu hale geldi?

Yok mu mafya? Yok mu terör?
Siz göstermeyince, olmayacak mı?

Madem, diziler bu kadar etkiliyor bu milleti... Yıllardır Amerikan askerlerinin kahramanlıkları gösteriliyor ekranlarda,

Amerikalıların ne kadar iyi, ne kadar vicdanlı insanlar oldukları anlatılıyor... Peki neden, Amerika'dan bu kadar nefret ediyor bu millet?
Niye etkileyememiş Hollywood?

jazzrail dedi ki...

gercekten iyi bir karar olmus alınan...İnsanlar dizide etkilenmeleri gereken sey hariç herseye tapıyorlar...sorun da buydu sanırım

gaykedi dedi ki...

Herakles, Ece Temelkuran' in yazilarini ve uslubunu ben beğeniyorum...benim
gozumde o dişi bir Can Dundar :)

Yılmaz Özdil genel olarak Engin Ardic gibi carpici bir uslup kullanmaya calisan ama şimdilik onun tirnagi olamiyacak kapasitede gozuken daima trubunlere oynayan bir köşemen !

********

Seloris' e not....irkci oldugunu ok. biliyoruz...ama yorumlarinin yayinlanmasini istiyorsan , kufur ve hakaret kullanmaman gerekiyor , lutfen bunu bil !

sidikli kontes dedi ki...

Kurtlar Vadisi, ki bir bolumunu bile isteyerek acip izlemedigim, sadece reklamina rastgeldigim bir dizi, gercekten kotu.

Ama sansur cok daha kotu, ama yasak cok daha kotu...

Olmamasi halinde yuzume gulumseme oturtacak bir dizi, yasaklanarak olmayacaksa ulkem adina uzulurum ben.

Cunku bu sadece bir baslangic, ya da degisen hicbir seyin olmadiginin bir gostergesi.

Darbe zamani filmlerin cekilebilmesi icin gerekli sansur kurulu onaylari pek de geride kalmadi. Sadece kostum degistirdi.
Bircok guzel film sansurden kurtulamayip senelerce vizyona goremezken...

Kurtlar Vadisi'nin de ayni sekilde yasaklanmasi...

Hayir, olmamaliydi. Burdan yola cikarak fuhusu ozendiren diziler de yasaklanmali, burdan yola cikarak benim begenmedigim sabah programlari da yasaklanmali, senin begenmedigin baska bir sey de yasaklanmali...
Objektif bir karar verilemez bu konuda. Hangi kurul yasakladiysa o kuruldaki insanlarin yarattigi insiyatife gore, ki nasil bir sey oldugunu kimse tahmin edemez, basimiza neler gelir bilinmez.

Olmamaliydi.

Bu aynen seye benziyor:
Ben mesela kufurden pek hoslanmam. (Kufrederim, bazen geyigine, bazen sinirimden; ama her lafim hay agzina sicayim ile baslamaz.)
Boyle tiplerden de hoslanmam.
Ama bir yerde kufretmek yasaklanirsa o ayridir. Ondan daha bir hoslanmam. Kufredenlerin yaninda olurum.

Kurtlar Vadisi'ni hic ama hic sevmiyorum; ama yasaklari daha bir sevmiyorum.

herackles dedi ki...

Farkındaysan herkeste "doğru ve desteklenecek fikirlerin" olduğu savından yola çıkarak okuyor, alıntılar yapıyorum.

Yılmaz Özdil'in "köşemen" olmasının sebebi ne ola ki? Vallahi anlamadım...
Hergün okumam, ama haftada 1 kez baktığım olur ve "kendini yalanlayan" bir yazısına rastlamadım, yani fikirleri ile çeliştiği. (çeliştiyse de bunu kabul etmediği)

Bu durumda, sansüre mi karşı çıkalım yoksa "benim istemediğime sansür olsun, ama istediğime olmasın" mı diyelim?

Asıl mesele burada bence, yoksa bir Kurtla Vadisi gider, başkası gelir...

Özcan Deniz'in o ağalı dizisi hayra mı alametti sence? :)

Özdil'in sansürden yaklaşmasını ilginç bulduğum için buraya aldım zaten, yoksa Temelkuran'ın söylediğinin aynısını söyleyen yüzlerce yazar var...

gaykedi dedi ki...

sansur hic hos bir sey degil ama , irkci fikirlere karsi da demokrasilerde bir sekilde bir oto kontrol mekanizmasinin isledigini biliyoruz...bunun pekcok ulke de ornekleri var arkadaslar...

sidikli kontes dedi ki...

Sorun irkci fikirler degil; sorun fikirler...

Otokontrol dedigin de aslinda hic de "oto" degil aslinda...
Otokontrol dedigimiz sey yasaklamalar degildir zira, sansurler hic degildir.
(Tepeden inme olursa bir anlami kalmaz.)

Bir de bircok ulkede ornekleri olabilir, olmayabilir. Hangilerinden bahsettigini pek anlayamadim aslinda ama bircok ulke benzer yanlis yapti diye Turkiye'nin de onlara uymasi gerekmez.

Evet Kurtlar Vadisi terorunu gormeyecek cocuklar, Polat'a ozenmeyecekler, milliyetcilik dalgasinin tv ayagi kirilmis olacak... Cok sevindirici.
Ama cok da yuzeysel. Sanki tanrilar kurban istedi ve bir dizi kurban edildi. Yanlis yontem, yeterli olmayan bir adim.

gaykedi dedi ki...

Vadide akıl

Kurtlar Vadisi-Terör dizisini yayından kaldıran uzlaşma toplumsal yaşamımız için yeni bir başlangıçtır.

Bu uzlaşmayı geleceğimiz için önemli sayıyor, övgüyle ve sevinçle karşılıyoruz.

Bilindiği gibi dizi, şiddeti yücelttiği ve özendirdiği, gençlere ve çocuklara kötü örnek olduğu gerekçesiyle yoğun tepki almış RTÜK yönetimi de Show TV’yi yayını durdurmaya ikna etmiştir.

Türkiye’de TV yayınlarının sorumluluktan nasip almayan, şiddeti, cinselliği ve eğlence adına her türlü düzeysizliği reyting ve reklâm geliri uğruna ölçüsüzce sömüren bir egoizme tutsak olduğu yaygın şikâyettir.

Kurtlar Vadisi-Terör dizisi üstelik şiddeti vatansever amaçlarla kutsayan niteliği ile toplumsal barış için tahrik ve tehdit potansiyeli yaratmıştır.

Fren lâzımdı...

Bu dizinin yayından kaldırılması için öne sürülen gerekçeler abartılı olabilir ama unutulmamalı ki, zamanında tedbiri alınmayan tehlikeler hele siyasetin suladığı rekabet tarlalarında çok hızlı büyüyor.

Dizinin etnik ayrışmayı tahrik ettiği, Kürt kökenli yurttaşları rencide edeceği ve resmi uyarılarda belirtildiği gibi bazı kentlerde etnik çatışmaları ateşleyeceği kaygıları, abartılmış korkular sayılamaz.

Kendini savunan bir toplumun ve bir hukuk devletinin var olduğu her yerde böylesi riskler ciddiye alınır ve iş işten geçmeden frene basılır.

“Efendim televizyonun kapatma düğmesi de var, seyretmeyin. Yaratılmış bir sanat eserini hangi nedenle olursa olsun erişilmez kılmak sansürdür!”

Demokrasiyi bu ölçüde idealize eden bir toplum yarın belki olur ama bugün dünyada yok.

Pornoyu kontrol eden akıl, şiddete de fren uygulayacaktır. Ölçüsüz şiddet görüntüleri içeren filmlerin gençlere ne kadar zarar verdiğini biliyoruz.

İkna ve uzlaşma
Hem bunlara izin verip hem devlet güçlerinin vatanı korumaya yetmediğini TV dizilerinde seyrederek çeteleşen ve vatan için suç işleyen çocuklardan şikâyet edemeyiz.

Amerika’da işkenceyi meşru gösteren “24” adlı TV dizisinin Irak’taki Amerikalı askerleri etkilediğini fark edince West Point askeri akademisinin dekanı General Fennegan, yanına yedi FBI ajanını alarak dizinin yapımcısına gitti ve uyarıda bulundu.

Türkiye’de bir ilk başarılmıştır. Bunda iktidar partisinin siyasi kaygıları da bir miktar etkili olmuşsa bile önemsemiyoruz.

Medyamız, Amerika’daki gibi asker ve polis müdahalesine imkân vermeden kendi kurumlarını çalıştırarak meslek etiğini hayata geçirmiş, ikna ve uzlaşma sağlamıştır.

Bu tecrübe, toplumsal barışı aramaya daha fazla ihtiyaç duyacağımız yakın gelecek için bize ümit ve güç verecektir.

Çocuklarımızı ve toplumsal bütünlüğümüzü korumaya dönük uyanışı kötü göstermeye çalışanlara kimse kulak asmasın!

Güngör Mengi

herackles dedi ki...

Açıklaması yani köşe yazısında yer alan "toplumsal barış" ve "kürt kökenli vatandaşlarımızı rencide edeceği" şeklindeki ifadeler, dizinin ilk bölümüyle hiç ama hiç örtüşmemekte...
Bu kadar farazî, hatta afedersin ama "işkembeden ahkâm kesmek" için gazetenin başı olmak da özür kabul edilmiyormuş demek.

Yahu eski dizi o kadar bölüm giderken nerdeydiniz?
Peki STV'de yayınlanan diziyi neden kimse konuşmuyor?
O dizi neyi anlatıyor, kimleri anlatıyor?

Bunların yaptığı düpedüz iki yüzlülük...

Sanırım bazı konulardaki eksik bilgiler, maksatlı veya bilinçsiz yazıların ortaya çıkmasına sebep oluyor...

Dizinin ilk bölümünü baştan sona izledim internette...

Kürt-Türk çatışmasına sebep olabilecek 1 tek cümle, kelime yok.Tam tersi terörü dış odaklı gösteren ve bu iki grubun kardeş olduğu fikrinden yola çıkmış "SANAL" bir karakter ve dizi var...

Bu yazıları anlamak, anlamdırmak inan mümkün değil...

Şimdi bunların içten yazıldığına nasıl inanalım?

Eski diziyi baz al, ilk bölümünü izlediğin bir başka diziyi eleştir...

Yuh artık! Ayıp yahu!
Sonra da basın ahlakından bahsederler... Bu kadar da yargısız infaz olmaz ki!

sidikli kontes dedi ki...

Sansuru hos karsilamak hos degil. Gercekten degil... Kurtlar Vadisi'ni savunur gibi gorunmek istemem ama oyleyse Binbir Gece denen zirva da fuhusu ozendiriyor. NipTuck'in sevisme sahneleri sansurlenirken ameliyat sahneleri tum acikliklariyla gosteriliyor.

Before Night Falls Kuba Devrimi'nin escinsel bir yazarin bakis acisiyla yorumlandigi bir film oldugu icin ulkemize bes yil sonra gelebildi.

Yillardir kadinlarin kafasini turlu safsatayla dolduran, birkac saatligine bile olsa mesgul eden turlu sacma sabah programlari insanlarin birbirini oldurmesine silahla degil de dedikodu agi gelistirerek ya da tum gun o onu napmis bu programda kim ne giymislerle neden oluyorsa?
Bu nasil tehlike sayilmaz?

BBG Evlerimiz, birbirine cemkirip duran sarkici bozmasi adayi genclerimiz toplumu pek guzel etkiliyor degil mi?
Bu da tehlike sayilmaz ama?


Simdi bunlarin da bir kismini sansurleyip bir kismini serbest mi birakacagiz?

Televizyonun kapama dugmesi olmasi demokrasinin idealize edilmesiyle ilgili degil bunu televizyonun sahibinin fark edebilmesiyle ilgilidir sadece. Bu bilincin gelismesi gerekir.

Su yukarida tehlike larak saydigim hicbir seyin yasaklanmasini istemem ben yine de. Insanlar izlememe secenekleri oldugunu fark edebilir diye dusunuyorum.


Belli bir saat siniri ve ne bileyim Genel Izleyici, +18 siniri filan getirilebilirdi belki.
Evet bu olabilirdi ama simdi suc orani azalacak, kucuk Polatlar sokakta kendi yasalarini uygulamayacak, gencler okulda temelini aldiklari milliyetci soylemleri cesitli alanlarda fasist kodlamalar haline geirip bozkurtcanlar seklinde dolanmayacaklar mi simdi?
Hadi canim... Buzdaginin gorunen yuzune donup el sallayalim hep beraber. Aman alta bakmayalim, korkuyoruz.

Cevris dedi ki...

Merhabalar! Öncelikle sayfama yapmis oldugun ziyaret icin tesekkürler:)

KV Terör'e gelince... Dizini cogu yerlerinde siddet icerdigi tartisilamaz bir gercek sanirim.

Sansüre gelmeden önce söyle önlemler alinmaliydi bence. Öncelikle ilk bölümde beni rahatsiz eden ekranin sag üst kösesinde kocaman bir 7+ nin bulunmasiydi. KV kesinlikle 7 yasinda bir cocuga gösterilmemeli. Ben Almanya da yasiyorum ve gecen sene film sinemalarda gösterime girdiginde Alman Devleti filmin sadece 18 yasin üzerine insanlara gösterilmesine izni verdi. Benim 18. yas günüme iki gün kalmasina ragmen giremedim. Türkiye de sanirim yas sinirlamasi 12 idi. Bu ne kadar dogru? Daha sonra insanlara dizi baslamadan önce koskoca bir yazi gösteriliyor: Dizideki karekterler tamamiyle hayal ürünüdür gibi. Neden dünyanin her yerinde Rambo gibi, Midnight Express gibi film ve diziler gösterilebiliyor da bizim ülkemizde yapilamiyor? Insanimiz kendini kaptiriyor, kendini o karekterin yerine koyup ona özeniyor. Simdi burada dizinin yapimcilarin ne sucu var? Biz kendimize ileri görüslü, modern, akilli vs., diyoruz. 2007 yilinda yasiyoruz ve hep diger ülkeleri örnek aliyoruz bu tür konularda. Peki neden bunun sadece bir dizi oldugunu anlamiyoruz, neden dizinin "Cakir" karekteri öldügünde mevlüt okutup helvasini dagitiyoruz? Sorun KV ve benzeri diziler degil! Sorun insanlarin kafalari. Virtüel hayatla real hayati birbirinden ayirmayi ögrenmeli milletimiz. 2007 Türkiye sinde KV gibi diziler yayinlanabilmeli. Okullarda ögretilmeli, islenmeli bu konular. Aileler cocuklarina sadece onlarin yas sinirina uygun filmler göstermeli. Bir program baslarken o film/program cocuklarin ayakta olabilecegi göz önünde bulundurularak yayinlanmali. Ve yas sinirlandirilmasi mantikli bir sekilde koyulmali. RTÜK öncelikle bunlara dikkat etmeli. Semra Hanimlara, yok gelinim olurmusun, yok size baba, amca, nine diyebilirmiyim gibi programlar aylarca senelerce yayinlarken RTÜK neredeydi? Dedigim gibi, önce insanlarin kafalari degismeli ve bunun icin bilgiledirici programlar, insanlari düsündüren programlar yayinlanmali. Kac tane genel kültürün gelsimne katkida bulunan program yayinlaniyor? Eger yayinlaniyorsa da hangi kanallar da gösteriliyor? Kac kisi segrediyor? Cözülmesi gereken bu kadar sorun varken, bizimkiler diziler YASAKLIYOR vs. Bilmiyorum ne kadar dogru!

Selamlar,

Cevris:)

Gizem Dumlu dedi ki...

İkiyüzlülüğümle karşılaşıyorum; sinir oluyorum.

Kurtlar Vadisi kaldırılsın ama demokrasi olsun !

Elitist bir tavrım varmış gibi hissediyorum. Öyle tehlikeli bir şeydir ki kendini tüm diğerlerinden -bir parmak dahi olsa- akıllı sanmak/görmek.

Benim beğenmediğim tercihleri olan insanları engellemek hakkı da nereden geliyor ?!

Geliyor işte, pek fena.

İkiyüzlü hissediyorum kendimi.

Bu ne demek biliyor musunuz ?

Yarın öbür gün, hâkim ideoloji bana karşıt olduğunda, yasaklanmaya, zevklerimden mahrum bırakılmaya hazırım demek.

Olmaz öyle şey !

...Ama bu olur,öyle mi ?

Ben bu olayla ilgili sevemedim kendimi; sevemiyorum