02 Ocak 2007





Bir Yıl Daha



Vaktiyle eski meydan saatleriyle, katedral saatlerinin üstünde de Latince şu söz yazarmış: "Vulnerant omnes, ultima necat" Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür; anlamına...

Nabokov' a göre hayat, geniş ve birbirinin aynı iki karanlık havuz arasındaki göz alıcı parlaklıktan ibaretmiş. Doğum öncesi karanlık ve ölüm sonrası karanlık...

ve Irvin Yalom demişki: 'Ölmeden önce bütün hayatı kullanın ve ölüme tortudan, yanıp kül olmuş bir kaleden başka bir şey bırakmayın.'



4 yorum:

kelimebitkisi dedi ki...

"ölüme daha çok var." diyesim geldi. ama ne zaman öleceğimiz belli değil gerçeği de tırmaladı beynimi bi taraftan. gencim ya sanırım böyle bir şuursuzluk kapladı bedenimi. :)
ama öldükten sonra arkada "yaşanamamışlıklar" bırakmak acı olsa gerek...

locker dedi ki...

hayatım o kadar gözalıcı geliyor ki şuan bana ne doğum öncesi karanlık ne ölümden sonraki...sadece o parlaklığı yaşayıp tüketesim var sonuna kadar şu an, her anını tekrar tekrar yaşayarak, bu mutluluğumu paylaşayım dedim :)

Adsız dedi ki...

her sonbahar sonrasi ilkbahar gelir.. ve bir insanustu mukemmel bir guc(tanri)onu diriltir..aynen Kuranda bahsedildigi gibi..demek hayat sonrasi olum var,olum sonrasi ise hayat var..bu guzel gucun senden istedigi ise cok zor bir sey degil..``insanliga yarasir insan`` olman..sonrasi ise seni guzelliklerin bekledigi ``obur dunya``...sacma anlami olmayan seylere neler oduyoruz,karsindaki insan senden neler bekliyor..sana can,ruh vermis,isyanlarimiza itaatsizliklerimize ragmen soluk almak gibi gormek gibi vb bir suru kiyassiz guzellik vermis..biz ne yapiyoruz?

Adsız dedi ki...

bırak bu ıslerı adsız:)