29 Aralık 2006


Meryem' in Hikayesi III

Bir mülteci kampında yaşayan ve ilk kez anne olacak Fatma Cemal akşam saatlerinde sancılanıyor. Eşi ve annesi Fatma’yı alıp 20 dakikalık mesafede bulunan hastaneye doğru yola çıkıyorlar. Ama yolu kesen İsrail askerleri “sabaha kadar kimse geçemez, bekleyeceksiniz” diyor.Akşam 17.00’de durduruldukları kontrol noktasında beklerken Fatma Cemal’in kanaması başlıyor.

01.00’de doktor ve hemşire olmaksizin oracikta ikiz çocuklarini dünyaya getirmek zorunda kaliyor Fatma Cemal.Çocuklardan birinin adini Mahmud, ötekinin Meryem koyuyorlar.Fatma, kucagina hiç alamadigi oglu Mahmud’un öldüğünü bir hafta sonra öğreniyor. Filistinli küçük Meryem şimdilik yaşıyor...Haşmet Babaoglu

3 yorum:

locker dedi ki...

bu yazı-yapan var mıdır bilmiyorum- ingiizceye çevrilip daha geniş kitlelere okutulabilse keşke...

ezop dedi ki...

Etkileyici bir çıkarım. İsa' nın doğumunu kutlarken İsa' nın doğduğu toprakları yağmalak, yakıp yıkmak hangi akla hizmettir?

victor's secret dedi ki...

olaylar üzerinden (yoğun olanlardan bahsediyorum) bu kadar geçmiş olmasına rağmen bu yazıyı okuyunca yine o ağlama hissi geldi... tanıdık olan değil; insanın insana yapabileceğinin sınırlarını tekrar tekrar sorgulatan o olayları her duyuşumda mide bulantısıyla gelen, o çok yoğun ağlama hissi...

..........

ve gazete & televizyonların hayatımızdaki etkisi ne büyük! filistin kaçımız aklına geliyor acaba gün içinde. savaşın yoğun döneminde ne konuşuyorduk, şimdi nelerden bahsediyoruz???