19 Aralık 2006


Kedi & Köle

İki gece önce, gece yarısına doğru, evimin bahçe kapısından içeri girdiğimde tanımadığım bir kedi, bacaklarıma dolandı. Miyavlayarak aş istedi, ama evde yiyecek hiçbir şey yoktu. Ertesi gün bakkaldan bir torba mama aldım. Kedi karnını doyurdu, kabın içinde kalan yemeğe sırtını dönüp uzaklaştı. Mamasını daha sonra yemek için saklamak veya başında nöbet tutmak gibi bir alışkanlığı yoktu. Aynı durumdaki bir insanın yapacağının tersini yapıyordu. Ve bence, insandan daha akıllı davranıyordu.

Güney Amerika'yı 15. yüzyılda kolonize ettikten sonra Portekizliler, şimdi adı Brezilya olan topraklarda şekerkamışı yetiştirmeye başladılar. Yerlileri kullanmak, Afrika'dan esir getirmekten daha ucuz olacaktı. Onları zincire vurup şekerkamışı plantasyonlarında çalışmaya zorladılar. Ama, yerliler birkaç kamış kestikten sonra duruyor, kırbaca rağmen devam etmiyorlardı. Nedenini öğrenmek kolay olmadı, ama sonunda çözdüler. İnsanın kendine yetecek olanından fazlasını kesmesini yerlilerin aklı almıyordu. Yerliler kedi gibiydiler.....Metin Münir

8 yorum:

miawwww dedi ki...

pufff saçma bir yazı olmuş.

ESTHER dedi ki...

Evet bazı kediler de bu yerliler gibi anı yaşıyor sanırım..Peki sence bu iyi mi?

herackles dedi ki...

Buna "ticaret" diyorlar dostum...

diagonel dedi ki...

benzer bir olayda kızıl derililer ile beyaz adamlar arasında yaşanmıştır uuzzzuunn ca seneler evvel
yerliler doğayıanlayan ve doğanın onlara verdikleriyle yetinmeyi bilen insanlardı
beyaz adamlarsa herzaman daha fazlasını isteyenn...

ESTHER dedi ki...

özür dilerim ama ben hala anlamadım..tamam doğa bana nimetini cömertçe uzatıyor fakat ben bugün doyacağım kadarını yiyorum ve doyduktan sonra arkama bile bakmadan gidiyorum...sizce bu mantıklı mı?? tabii ki bana daha sonra yetecek olanı da yanıma alırım??? şimdi bunda ne kötülük var ya da ben anlayamadım olayı???

NaKHaR dedi ki...

cidden yani ne diyeyim tamam sana yetecek kadar olsun olsunda insanız nihayetinde hiç tanımıyorum bunu yapabilecek birini..

sidikli kontes dedi ki...

Biraz carpe diem canlılar imiş bu kediler ve yerliler. Memento mori'den ziyade...

Bugün bana yetecek olanı yiyeyim, yarın yetecek olanı alayım, ayh bizim komsuda da yoktur ona da alayım, falancada da yoktur ona da alayım, benim kardes, benim oglan, onların yarınki azıkları...
Ya sonraki gün? Onu da alayım en iyisi.
...
Aa komsu zaten bulmus, cocuk zaten kendi doymus, aa ben de tokum ne yapsam?
Buldum saklayayım. Bana gerekmez ama bir tanıdıga gerekir belki degil mi? Tanımadıklarım kusura bakmasınlar baslarının caresine bakacaklar
...
Ve böyle gider. Bozulmus yiyecekler ya da saklama hevesi yüzünden kullanılamayan bir sürü sey ve onu kullanması gereken birileri? Ona sahip ama aslında ona ihtiyacı olmayan baska birileri?

Samanı saklamak ama zamanın hiç gelmemesi?





...................
Bu yazıyı blogum için alıntılıyorum gayfendi, referans gösterek tabi =) Sorun olmaz umarım?

Adsız dedi ki...

ondan mı kediler dilenci kılıklılar
dilenmeyi acıkınca akılları başına gelmiş gibi insanlara sırnaşarak yapıyorlar
açgözlülük kötü ok de bu şekilde örnek veren zihniyeti de ezelden beri kınıyorum
aman ne şükürcü kediiii :p