09 Aralık 2006





Güdülmeyin,
Kan Kandır !



Biz tarih boyunca sadece bilmemiz istenenleri öğrenmemize izin veren, bunu yaparken de bilmemize izin verilen gerçekleri bile kendi çıkarlarına göre yeniden yazan bir egemenler geleneğinden geliyoruz. O nedenle kimliğimizin temellerinden biri olan İslamiyetin nasıl bizim egemen dinimiz olduğuna dair de bir dizi hurafe ile doldurulmuş durumdayız.

Yukarıda da belirtildiği bağlamda bizler, örneğin Amerikan kıtası yerlilerinin nasıl Hristiyanlaştırıldıklarını biliyor, ama kendimizin ondan geri kalmayan bir vahşetle Müslümanlaştırılmamızın hikayesini bilmiyoruz. Haçlı Seferlerinin nasıl bir barbarlık akını olduğunu biliyoruz, ama Viyana kapılarına dayanan atalarımızın gerçekte onlardan farklı bir iş yapmadıklarını bilmiyoruz.

Ne yazık ki öğrenmekten çok koşullandırılan bir toplumun evlatlarıyız. Bu bizim daha kolay yönetilmemizi sağlıyor, gerçek sorunlarımızın yerine ikame edilen tarihsel masallarla, adeta bir metal yorgunluğuna sokulmuş durumdayız....

Erdoğan Aydın



8 yorum:

c3mal dedi ki...

"ama kendimizin ondan geri kalmayan bir vahşetle Müslümanlaştırılmamızın hikayesini bilmiyoruz" vahşet mi?İslamda zorlama yoktur bilmiyor mu?Ne bilim böyle insanlar araştırmamı yaparım ortaya bir saçmalık atarım sonra da patlarım yolunu izlerler..
Haçlı Seferleri tamamiyle barbarlıktır tabi ki kan gölüne çevirdikleri anadolu ve ortadoğu yu nasıl izah ediyorlar?Hem insan etlerini pişirip yemeleri ne oluyor?Canlı canlı öldürülen masum insanlar?
Ben Amerikan yerlileri ile Türklerin müslümanlaştırılmasının birebir olmadığını düşünüyorum çnkü Amerika Kıtasına gidenler ordaki Mayaları,kızılderilileri vs vs bir çok medeniyeti yok etmiş daha sonra ise kalanalrı hristiyan etmiştir ki o dönemdeki Hristiyan anlayışı malum her şey papanın elindeydi.Papa hem devlet adamı hem din adamı.Ya mallarını kiliseye bağışlamayanalr dinden çıkartılıyor vs vs..
Ya ortaçagdaki batı karanlık iken İslam dünyası bilim sanat vs vs gibi ilimlerde öndeydi.Bunu yabancıların yani batılıların bir çok belgesellerinde de görebilirsiniz.
--
Son bir şeye değinmek istiyorum Türklerdeki Gök tanrı inancı islamdaki inanç birebirdir.Bu İslamiyeti benimsemede etkili olmuşturt bence.Mesela şu an çalışmakta olduğum Köktürkçe metinlerinde var olan Gök Tanrı örneği var ve ölen kağanların gökyüzüne çıktıkları yazılı metinlerde.Tanrı'nın yanına yükseldikleri belirtiliyor.Ateşe taşa toprağa tapmıyor türkler..
Yani amerika yerlileri ile türkler kıyaslanamaz.

betus dedi ki...

c3mal Bu Hitlerle Türkler karşılaştırılamaz demek gibi olmuş sanki...Senin anlattığın zorla Hristiyanlaştırılma meselesi zaten lise tarih kitabımızda da vardı."İslamda zorlama yoktur" demek hiç olmamıştır demek mi oluyor.Evet genel anlamda yoktur ama problem uygulamada çıkan sorunlar yazıda da belirtildiği gibi...

gaykedi dedi ki...

erdoğan aydın yaklaşık 20 den fazla kitabı bulunan önemli bir araştırmacı...yıllar önce türklerin nasıl müslüman olduğunu okurken göz yaşlarımı tutamadığımı hatırlıyorum...hiç bir toplum inegede tapsa, gök tanrıya da tapsa ki, bizim resmi tarihimiz savsatadan geçilmez, kolay kolay a bunun tanrısı benimkine benziyor diyerek dinini değistirmez..genelde tehdit politik ekonomik (vergisel) baskı ve kılıç zoruyla olur bu geçiş ve her zaman uzun kanlı bir süreçtir...türkler bu yüzden hiçbir zaman arap kültür emperyalizmi tarafından tam yutulamamıştır...ne mutlu ki halen özellikle büyük oranda alevi vatandaşlarımız tarafından olmak üzere türkçe ve eski türk gelenekleri büyük oranda yaşatılmaktadır...

RinTinTin dedi ki...

teori ile pratik arasında önemli farklar var islamda.mesela islamda bilime özel bir vurgu vardır ve kutsanır.ancak ömer döneminde mısırdaki iskenderiye kütüphanesindeki kitaplar yakılmış bütünüyle.demiş ki adam islama uygunsa kuranda nasıl olsa var buna gerek yok,islama aykırıysa zaten yakılması farz..tarihte kara bir delik açılmış müslümanlar tarafından o zamanda.bence körü körüne kayırma çok yersiz islamı.böyle bir şeyin olduğunu kabul etmek hiç kimsenin inancına da zeval getirmez zaten.olsa olsa biraz daha nesnellik katar insana

asliberry dedi ki...

GayKedi,
Bir de söylenceler var, halk arasında yerleşmiş, dilden dile söylene söylene, doğru yanlış, eksik, fazla, günümüze kadar ulaşmış ama her biri kendi içinde doğru söylenceler.
Beni tarihçilerin anlattıklarından çok, yaşayanların anlattıkları etkiler.
Çünkü bir Ermeni'nin yaşadıklarını bir Türk, bir Türk'ün yaşadıklarını bir Ermeni, bir Sünni'nin yaşadıklarını bir Alevi, bir Alevi'nin yaşadıklarını bir Sünni anlamaz, anlamak istemez. Çünkü herkes dünyaya kendi merkezinden bakar. Bana düşense hepsine dışarıdan bakabilmek.
Dinlerin, mezheplerin birleştirici özelliğinden çok, ayırıcı özelliği beni daha çok ilgilendiriyor nedense.

Yaman'ın isim krizi ile ilgili bir yazı yazmıştım, eski bir yazım, okumamışsındır, bak nerelere uzandı olay:

http://asliberry.blogspot.com/2005/12/tepki-doal.html

wolkanca dedi ki...

sadece biz değil hemen hemen tüm dünya ülkelerinin çocukları bu şeklilde yetişiyor yani bu demek oluyorki eşit şarrtlardayız bu konuda haçlı seferlerini yapanlarla viyana kapısına dayananlar.

gaykedi dedi ki...

Aslı' cım yazını okudum, çok ilginç...ve tabi direncinizi takdir etmemek elde değil..tabuları el birliğiyle aşmalıyız teker teker hiç üşenmeden ister dinsel ister ırksal olsun kalbimizin sesini dinlemeliyiz...

herackles dedi ki...

Erdoğan Aydın, Turan Dursun'un devamı niteliğindedir. Hatta protestanların özellikle örnek verdiği, tek yaşayan yazardır.
Yaptığı araştırmalar İslamiyetin, yükseliş döneminde tam 90 yıl Türkleri geçemediğini ortaya koymuştur.
Evet, Türkleri kasap gibi keserek müslüman yapmışlardır.O sebepledir ki şaman kültürünün motiflerini ibadetlerinde kullanan Aleviler, Osmanlı döneminde en büyük zulmü gören (hıristiyanlar ve yahudiler dahil) topluluktur hem de müslüman olmalarına rağmen.
Hatta kitaplarından birinde (tam hatırlayamıyorum) bir aktarım yapar ve Türk elçilerin "Eğer İslamiyetin gerçek olduğuna inansaydık inanmak için 1 gün bile beklemezdik" dediğini söyler.

Tabi bunlar da uzun mevzulardır.Örneğin Turan Dursun'un yazılarına Süleyman Ateş, birebir cevap veren kitaplar yayınlamıştır.

Yalnız Osmanlı bunların dışındadır.Osmanlının amacı cihad olmamıştır.Amacı İslamiyeti yaymak değil korumaktır.Eğer amacı yaymak olsaydı bugün ne Yunanlı kalırdı, ne de Bulgar!

Kendisinin iyi bir araştırmacı olduğu açıktır.Ama iyi bir araştırmacı her zaman mutlak doğruları söyler sonucuna varamayız.Bu sebeple Haçlı Seferleri ile Viyana Kuşatması'nı aynı kefeye koymak saçmalık oluyor, kusura bakmasın.

Kendisinin araştırdığı yıl kadar olmasa da, biz de hem onun hem de başkalarının kitaplarını okuma şansına sahip olduk.

Söylediği doğru şeyler olmasına karşın, söylediklerinin tamamını (kendi yorumları ile) doğru kabul etmek hür bir aklın yapacağı iş değildir; basitlik ve bilgisizlik olur.