28 Kasım 2006


Yeşilçam II


Yeşilçam'da bir haftada, bilemedin iki haftada film çekiliyordu o sıralarda. Hele işin başında Yılmaz Atadeniz gibi "uzman" bir yönetmen varsa, iç içe iki film birden kotarılıyordu. Bazen oyuncular iki filmde birden oynadıklarının farkında bile olmuyorlardı. Hatırlıyorum, Yılmaz Güney bir filminin afişini görünce, "Ben bu filmde ne zaman oynadım?" diye şaşırmıştı.Yeşilçam, altın çağını yaşıyordu. Yeşilçam sayesinde yabancı filmleri de tekrar tekrar seyretme olanağını buluyorduk. Eski Hollywood yapımları, Kadıköy'e, Urfa'ya uyarlanıyordu boyuna.

Yeni yabancı filmler de bu yağmadan nasibini alıyordu. Daha DVD'lerin, videoların olmadığı ülkemizde, Aşk Hikayesi (Love Story) filmini seyredip sayfa sayfa not almak için filmciler Beyrut sinemalarına gidiyorlardı. Bir ay sonra da Erich Segal öyküsünü, yerli Ali McGraw'larla, Ryan O'Neal'lerle izliyorduk. Biz bu Yeşilçam'ın nesini özlüyoruz? Bugün yapılan filmler eskilerden daha üstün, daha nitelikli. Ama biz o Yeşilçam'ı arıyoruz.Aslında aradığımız o Yeşilçam değil de, o "naif"lik, o "çocukça"lık mı? O günün Türkiye'si mi yoksa?..Ülkü Tamer

Hiç yorum yok: