27 Kasım 2006





Türk Sineması I


Öztürk Serengil, İsveç'te Ingmar Bergman'la birlikte bir programa konuk oluyor. Sunucu "Şimdi karşınızda dört film yaptığı halde bütün dünyanın tanıdığı bir sanatçı ile 227 filmde oynamasına rağmen kimsenin tanımadığı bir başka sanatçı var." Bergman afallayarak Serengil'e soruyor: "Pardon 227 film mi çevirdiniz, 227 fotoğraf mı çektirdiniz?"...

Filmler Anadolu'ya pazarlanırken, maliyeti yüksek olan renklinin yanında bir-iki de siyah beyaz yollanır. Ama ya elde yoksa? Filmi bir gün içinde çekmek icap eder!

Kaktüslerle Meksikalaştırılan Ürgüp'te çekilen 'Çeko', Anadolu'da en fazla iş yapan filmlerden olur, Kürtçe'de 'silahşör', sokak dilinde 'it, kopuk' anlamına gelen 'Çeko'yu, filmin pek çok hayranı oğluna isim olarak verir

Senaryosuz çekmek kafa karıştırmaz mı? "Lokallere göre ayırırsın. Mesela kızın evinde neler çekilecek? Oğlanla kız tanışacak, nişanlanacaklar, kıza tecavüz edilecek, oğlan eve gelecek, kızın cesedini bulacak!.." Kafamdaki hikâyeyi mekânlara bölerdim, karışmazdı.. Eğer iki film bir arada çekiyorsam, tabii bir de öbür kızın evi var!"



1 yorum:

FERHAT VURAL SEZGİN dedi ki...

blogunu tesadüfen blog kardeşliğnide buldum...
işte burda yeşil çam türk filmi ben de çok severim.... :) ama pek şey yapamam ben de unutkanlık var adımı bile unuturm işte.. :) ben de sadece yazıyorum öyle :)şiir miir.. kolay gelsin.. ellerine sağlık
ışık ve sevgi ile