21 Kasım 2006


Bireyin Tarihi I

Önceleri her toplum, ailelere dayalıydı. Sınır boylarını aşiretler korur, imparatorlukları, belli ailelerden köken alan hanedanlar yönetirdi. Hausburg'lar ya da Osmanlılar gibi. Ailelere dayalı devlet ve toplum yönetimi hem kolay, hem etkiliydi. Asker toplama, "her aileden bir kişi" usulüyle yapılır; evlenmeler "filanca aileye gelin vermek" diye tanımlanır; kişiler "Karamehmetoğullarının Osman'ı" şeklinde adlandırılırdı.

Kişiler kendi başlarına yeterince güçlü değildiler. Teknoloji gelişmemiş, üretim artmamıştı. Bireyin kendini bağımsız ve özgür hissedecek gücü yoktu, zayıftı. Zayıflığın olduğu her yerde olduğu gibi kişlerin arasında dayanışma zorunlu idi. Bu dayanışma, soy temeli üzerinde yapılıyordu. Bu nedenle de aynı aileden olanlar, başka ailelere karşı; aynı köyden olanlar başka köylülere karşı; aynı yöreden olanlar başka yöreden olanlara karşı ve nihayet aynı milletten olanlar başka milletlere karşı, her zaman birbirlerini savunurlar, dayanışırlardı.

2 yorum:

elrond dedi ki...

estağfurullah.çok şükür pek azı bu ülkede yaşayanların askere düşman.ve sizin konuşabiliyor olmanız çok güzel birşey bence.. saydığınız isimlerden sadece biri için ufak bir örnek vereceğim.ki siz beni yanlış anlamayın.Yılmaz Erdoğan bu malum mektubu yazıp da ortalığı birbirine katmadan önce de takip ettiğim biri.Kayıp Kentin Yakışıklısı isimli şiir kitabında yer alan Sevebilme İhtimali isimli şiirde (BİR ÜLKEDEN BİR İÇ ÜLKEYE) diye bir mısra var. okumuşsanız bilirsiniz o şiir beyefendinin Ankara'dan Hakkari'ye veya Van'a yolculuğunu anlatıyor.bu kitap 1993 veya 1994'te çıktı.kafasında ülkeyi bölmüş bir adam hangi matematiksel veya mantıksal formül ile konuşursa konuşsun benden değildir.
ikincisi Beyim; "aşırı" miliyetçilerin yanlış hareketlerine birşey diyemem ama aşırı olmamak için de uğraşıp kavram kargaşasına ve sonuçta da toplumsal bir afaziye düşüyoruz.bugün VAN İç Ülke diye adlandırılıp yarın gerçek olursa şaşmamak gerekir diye düşünüyorum...
bir tekerleme vardır
TEK BİR MIH YİTİRDİKTİ NALDAN OLDUK
BİR NAL YİTİRDİK BİR ATTAN OLDUK
BİR AT YİTİRDİK ATLIDAN OLDUK
BİR ATLI YİTİRDİK SAVAŞTAN OLDUK
BİR SAVAŞ YİTİRDİK üLKEDEN OLDUK...

BENCE daha dikkatli okumak gerek...
bir de sizden bir ricam olacak "Aşırı milliyetçi dangalakların..." tabiri bazen ters etki yapabilir ve insanı düşünmek yerine galeyana sevk edebilir.daha dikkatli olmak lazım. saygılar

berkay dedi ki...

elrond o şiirimside takılıacak şey bir ülkeden bir iç ülkeye sözcükleri değil bence,,o düşünceyi ortaya çıkartan arkaplan.yani insanın gittiği yer ile olduğu yeri ayrı ülkeler,ya da siyasi birimler halinde düşünmesine neden olan politik mazi bence.biz insanlar böl(ünme)yi severiz.bir sınır çizeriz,berisi benim ötesi senin..sınır geçersen ölürsün!o sınırın içinde kalanlar da mecburen ben'den olmak zorundadırlar,ıkınsınlar yırtınsınlar benim gibi olsunlar...denir arka planda.öyle olamayanlara yaşama hakkı bile tanınmyabilir çünkü ulus-devletlerin ortaya çıkış süreci bu durumu bile meşrûlaştırmıştır.birileri onlara türk dedikçe onlar kürtleşmiştir,birileri oraya türkiye dedikçe orası kürdistanlaşmıştır.insanın doğası bu işte,bastırıldıkça filiz çıkarır,olmadı kökünden patlar.bu patlamalar umarız demokrasi güneşi altında birgün fotosentez yapmaya başlar.bu mazi işte genlerin bir cilvesi midir nedir böyle sanat eserciklerinde ortaya çıkıveriyor.bence çok da güzel oluyor.keşke bütün sanatçı adını koyduğumuz insancıklar böyle mesajlar veren ürünler ortaya koysa.belki de aslında boşuna yorulduk.ordaki çağrışım bambaşka birşeydi belki..bir şiiri en iyi yazan kişi anlar nihayetinde.belki sosyal bir ortamdan yalnızlığın derinliğine dalma macerasını kastetmişti,derinliği vurgulamak istiyordu belki kimbilir...