08 Kasım 2006


Aşkta Değişen Taraf !

Ona delice aşık olmuştum. Bu tutku arada sırada yara alsa da, devam etti. Sonra yoğun ilgi yavaş yavaş yerini hayal kırıklığına bıraktı.Ardından da aslında başka dünyaların, başka zihniyetlerin insanları olduğumuzu düşünmeye başladım.Tabii kolay olmadı durumu kabullenmek. Biten bir aşkta insan önce kandırıldığını düşünüyor. Sanki sevgili, olduğundan farklı görünerek beni aldatmıştı.

Önce kızgınlık, hayıflanma gibi duygular benliği sarıyor. Ama bir süre sonra gerçeği anladım: Bir... Ben onu nasıl görmek istiyorsam öyle görmüşüm. İki... O değişirken, aslında ben de değişmişim. O beni terk ederken, ben de onu geride bırakmış; başka ufuklara doğru yürümüşüm.Yine de bu durum onu sevgiyle anmama engel değil. Çünkü beğensem de, beğenmesem de; aynı fikirde olsam da, olmasam da, o beni zenginleştiren birisiydi...

9 yorum:

u dedi ki...

Bir şeylerin yolunda gitmediğini Nakhar ın bir yazısında farketmiştim geçen günlerde...
Ayrılığı konduramamıştım ama galiba gerçekleşti...
Seni zenginleştirenden geriye giderken bıraktığı boşluğun canını çok yakmaması dileği ile...

gaykedi dedi ki...

yok yaa, öylesine bir yazıydı, ayrıldığımız falan yok Nakhar'la...onu çok seviyorum, o benim basimin tatli belasi :) bu yazida gecmisimde yasadiğim cok sey var diyebilirim sadece !

GezdimTozdum dedi ki...

Yazında çok haklısın bence. Düşünsene eğer beraber olduğumuz kimse bizi evrimleştirmeseydi (değişmekten daha doğru buluyorum bu kelimeyi) hala ortaokuldaki gibi ilişki yaşamaya çalışabilirdik...

narkisos dedi ki...

Evet, katıyor bize pek çok şey aşklar-paylaşımlar-sevgi... İnsanı zengin kılıyor ama ilk başta da tamamen yoksun; acıdan kıvranırken, debelenirken... Paramparça kılıyor. Belki de yorumladıkça zenginleşiyor insan; belki de sadece sığınmak; o acıların ardından aykta kalabilmenin verdiği rahatlıkla; güçle zenginleştiğine inanmak.

Karhe dedi ki...

çok haklısın... ama bazen "zenginleşmiş olma" hissi bir dokunuşun, bir bakışın ya da bir öpüşün yerini tutmuyor işte... tabii bazen...

yorum için teşekkürler:)

edi.ben dedi ki...

herkesin yorumu kendine.
insan önce insandır.
"bizim gibi düşünmüyor, bizim gibi inanmıyor" başlıklarını atalım bir kenara artık.
inancı da kendine, aşık olduğu kişinin cinsiyetini belirlemek de...
ne mutlu ki sana içini açabilecek kadar cesursun.
solumayı sev, yaşamayı...
kendinlesin en yalnız hissettiğin anlarında bile.
kimseye bişey ıspatlamaya gelmedik bu dünyaya.
yaşamaya geldik bir de, nasıl olsa gelecek oldugunu bildigimiz ölümü beklemeye.
yaradıldıysak eger -ki bizim inancımız bu- kimseye torpil geçmedi ya da kimseyi iş olsun diye yaratmadı yaradan. bir bildigi var elbet. seni de yarattı bizi de çünkü. ve seçimlerimizde özgürüz sadece, seçmek istediklerimizde degil. çünkü yaradan vermiş zaten arzuları, sevgiyi hatta kini bile içimize...
senin doğrun sana doğru... tıpkı diğer insanların ki gibi. günahı da sevabı da kendimizin, öyle değil mi? inandıklarınla mutlu yaşamanı dilerim ve cesaretin için de hayranlığımı bilmeni. herkes kadar yaşama hakkımız o zaman tadını çıkarmak lazım öyle degil mi?

Adsız dedi ki...

Tüm eski sevgililerime selam olsun. Hepsi bir şeyler aldı benden ama ben de bir şeyler aldım onlardan. Herbiriyle olan beraberliğimde farklı bir kişiydim ben, çünkü her ilişkinin farklı bir yapısı vardı. Hele bir tanesi var ki, yaşca da büyüktü zaten, en çok o kazandırdı bana kendimi ve en çok da o yaraladı kalbimi. Varsın olsun, mutluyum ben yaşadıklarımdan.
Şairane de bir yanım varmış, şimdi çıktı ortaya.
Anonim olmak isteyen bir hetero

To be gay or not to be gay! dedi ki...

Resime baktım başlıkla iyi oturmuş hetero bir ilişkinin tahlili gibi bir kadın ve iguana(mıdır nerdir o)'ya dönüşmüş bir erkek(!) Ve evet aşkta değişen taraf!

tospaa dedi ki...

Önce kızgınlık, hayıflanma gibi duygular benliği sarıyor. Ama bir süre sonra gerçeği anladım: Bir... Ben onu nasıl görmek istiyorsam öyle görmüşüm. İki... O değişirken, aslında ben de değişmişim.

biten bir ilişkinin ardından bunun farkına varmak ve kabullenmek ne güzel...