22 Ekim 2006


Yıllardır katı biçimde yürütülen inkâr politikaları sonucu Türkiye gerek bilim dünyasında gerek politik düzeyde 'geçmişin nasıl ele alınmaması gerektiği' konusunda negatif sembol ülke haline geldi. Türkiye tüm stratejisini bırakın soykırım olup olmadığını, 'ortada işlenmiş bir suç dahi olmadığı' hatta 'asıl Ermenilerin Müslümanları soykırıma uğrattığı' üzerine kurduğu için, yaşananlardan üzüntü bile duymayan hatta 'Gerekirse gene yaparım' diyen bir toplum gibi algılanmakta.Bu konuda Ermeni dünyasının da çok namuslu davrandığını düşünmüyorum. Ermeni tarihçilere de techirden kurtulanları sorduğumda, 'Orasını karıştırma' diyorlar.

'Karıştırma' dedikleri noktanın, 'Bir buçuk milyon Ermeni öldürüldü' tezine zarar vereceğini düşünüyorlar. 'Öldüler' demek işlerine geliyor. Ama her gün öğreniyoruz ki, onlar ölmemiş. Bekir Coşkun'un yazısında vardı. Anneannesinin Ermeni olduğunu söylüyordu.Türk resmi tezlerindeki Ermeni meselesi ve 1915 tehcirine ilişkin inkârcı tutumun kökeninde, milliyetçilik, bilgisizlik, Ermenilerden toprak-tazminat-tanınma talebi geleceği korkusu, Türk diplomatlara yönelik suikastların biriktirdiği olumsuz etkiler ve diasporanın Türkiye'yi Nazilerle kıyaslama çabalarının doğurduğu ters tepkiler yatıyor.

4 yorum:

Mr.Food dedi ki...

Sözde Ermeni soykırımının bu kadar dallanıp budaklanması biliyoruz ki; avrupalı siyasilerin işidir. Yıllardır araştırırım, okurum, belgeleri kontrol ederim ama bu benim gibi nice gençlerin merakını sömürecek bir mesele herhalde. Bugüne kadar edindiğim bilgi ve materyaller böyle bir soykırım olmadığını bana anlatıyor. Açıkçası bırakalım tarihçilere onlar halletsin demek geçiyor içimden :)

herackles dedi ki...

Güzel bir fikir alış verişi oluyor da senin ağzından yorumlanmış yazılardan çok ülkenin ünlü aydınları(!) ile tartışıyorum gibi.

"Ermenilerden toprak-tazminat-tanınma talebi geleceği korkusu, Türk diplomatlara yönelik suikastların biriktirdiği olumsuz etkiler ve diasporanın Türkiye'yi Nazilerle kıyaslama çabalarının doğurduğu ters tepkiler yatıyor."

Öncelikle bunun bir korku olduğunu düşünmek komik olur.Bu olacak olanın ta kendisidir.
Bilgisayarımdaki yer sıkıntısı sebebiyle her haberi saklayamıyorum.Ancak, 3 hafta kadar önce 2 İngiliz'in Osmanlı tapularını göstererek 2 ufak adayı talep ettikleri gazetelere çıkmıştı.

"Toprak talebi gelmez ama tazminat talebi gelebilir. Hazır olmak lazım. Bu işi ödenecek para tartışmasına kimse indirgemesin. Türk-Ermeni geriliminde, Osmanlı parçalanırken farklı etnik grupların birbiriyle boğazlaşmasında Avrupa'nın ciddi rolü var. Bir fon kurulur, talepler sembolik olarak tazmin edilebilir. Ama tazminat talebi aynı zamanda manevidir. Ermeni kültürünün geri kazandırılması, mesela Ani harabelerinin restore edilmesi de tazminat talebinin bir parçası olarak gelebilir."

Bu da fazlasıyla iyimser bir Minnesota hocası.
Üzerinde konuştuğumuz konularda Türkiye'nin neden zorlandığını anlayabiliyorum.Ancak buna içten vatandaşların nasıl destek olabildiğini anlamıyorum.
Nobel Barış Ödülü sahibi Henry Kissenger Bangladeş'te General Necip suikastinin sebebi olarak onlarca sayfa tartışıldı, peki sonuç; güçlüler yine güçlü ama Bangladeş'in %80'i elektrikten yoksun.
Sıralama hatası yapılıyor hala.Zayıflatılan bir devlete demokrasi(!) aşkına bir darbe daha vurmanın keyfinden midir bu açıklamalar?
Aynı sonuçlarla mı karşılaşacağız, bu kadar basit mi? Daha APO'yu asamıyoruz, adam hala demokratik(!) hakkı gereği örgütünü yönetiyor.
Atatürk konusu ile ilgili yazıyı da koymuştum.Yalnız yazının orjinalini bulamamama rağmen aynı yazı ermeni kaynaklarında da geçiyor.Yapılanı da tehcir olarak gördüğünü ve Avrupa devletlerinin bu konuda bizi suçlayamayacaklarını söylüyor.
Bu konuyu sabaha kadar tartışabiliriz ama ben resmi(!) tez savunucusu onlar da(ya da sen de) aydın(!) olarak adlandırılacaklar.Sonucu ise dünya siyaseti söyleyecek.
Dürüstlükse yaptıkları ve amaçları güçlü Türkiye ise, o zaman İngilizlerin Hindistan'a yaptıklarını da yazacaklar, ABD'nin yerlilere yaptıklarını da.O zaman militan değil de tarihçi olduklarını söyleyebilirler.

Kaan dedi ki...

Düşünün PKK dağa çıkmış önüne geleni asker, polis, halk demeden öldürüyor. Ne yaparsınız? PKK ile mücadele edersiniz. Eğer işi abartıp mücadeleyi "zaten PKK Kürt'tür, o zaman bütün Kürtleri Peşmergelerin yanına sürelim" olayına getirirseniz..1915-18 tehcirine dönersiniz.O zaman yapılan buydu.Afyon'da, İzmit'te, Bayburt'ta, Eğirdir'de köylerde yaşayan Ermenilerin dağa çıkmış Hınçak-Taşnak ayaklanmacılarla bir tutulup genellemeye kurban edilmeleri...Dostlar acı olanda buydu, insanların içlerine yıllardır sindiremedikleride bu..suçsuz, masum insanların sorgu sualsiz sürülmeleri. Suçlu olanlar kimler peki? bkz. başbakanlık devlet arşivi: Ermeni çeteciler tarafından basılan köylerde tutulan olay raporları; ölenlerin isimleri ve köyü basan çetecilerin isimlerine kadar detaylandırılmış. Peki benim anneannemin, kardeşlerinin, annesinin, babasının, dedesinin suçu neydi? Neden bir tutuldu bu çetecilerle? Bütün Ermeniler potansiyel çeteci ilanedildiler. Bu "genelleme suçu" yargılandı..Atatürk zamanında dahi tehcir kararına sebep verenlerin bir çoğu tasfiye edildiler. Atatürk'ün ölümünden sonraki politikalar "diasporayı" doğurdu. Zorunlu vergi, baskılar, günlük yaşamda farklı olanı dışlama, mallara elkoyma (özellikle bu dönemde inanılmaz bir tapu dairesi yangınları furyası vardı..nedendir acaba?). Tehcirciler Türkiye'yi kurtaran kahramanlar olarak ilan edildiler. Kimsede sesini çıkarmadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu tavrı dışarda Ermeni radikallerin ekmeğine yağ sürdü. Özlemle, memleket hasretiyle yaşayan bir nesil gitti. Yerine radikallerin eline düşmüş, keskin fikirli insanlar çıktı ortaya. Evet uzun uzun bu konu hakkında tartışılabilir ama bence sözün kısası : Yekpare, renksiz bir ulus yaratma deneyinin sonu:) bundan böyle renkler konuşacak!!

Adsız dedi ki...

kaan: tamamen katılıyorum yorumlarına... bugüne kadar yaptığımız inkarcılık yüzünden bu hale gelmiştir bu mesele,türk dplomatları öldüren teröristler bile ceza almamakta, tamamen haksız konuma düşmüşüzdür... soykırım olsa ne olur kıyım olsa ne olur... tanımlara bu kadar takılıp kalmak sorunu çözmeyecek, vicdanımızı rahatlatmayacak... tabii ki kurtulanlar vardı,ama ölenlerden bahsetmek gerekir... 10-20 bin ermeni çeteci yüzünden ölen yüzbinlerce yaşlı ve çocuğu konuşmak gerekir... biz konuşmaktan kaçtıkça diaspora'nın artık myth'e dönüşmüş hikayelerine inandı batı, ve şu anda bunun acısını çekiyoruz