03 Eylül 2006


Sevgili Mizrak Bey ;

sizce insan gibi karmasik bir canliyi hemen hemen sadece hormon ve feromonlarla hareket eden hayvanlarla ayni seviyeye indirmis olmuyor musunuz ? (burada hayvanlar icinde hemen hemen kelimesini kullandim cünkü bagzi hayvanlarda da oldukca gelismis duygulanimlarin oldugunu biliyoruz,örnegin yunus baligi ayni insan gibi sadece üremek icin sex yapmaz ve escinsel iliskilerde de bulunur) herneyse konuyu toparliyim...

bir kac zaman önce bir bilim dergisinde dindar ve yogun tanri inanci tasiyan insanlarin genetik olarak bagzi genlerinde farkli özellikler tasidiklarini okumustum,yani resmen insanin gen haritasi cikartilirken dindarlikta bir genetik varyasyon olarak farkediliyordu,burdan yola cikarak belkide 100 sene sonra cocugumuzun dogarken nasil özellikler tasidigini belirlerken doktora yada laboratuvara müzige yetenekli,yesil gözlü ve dindar olmasini yada fazla dindar olmamasini istiyorum diye belirtirsek ki o noktaya adim adim gidiyoruz,bunlari kafanizda nasil yerlestirebilirsiniz,sizce cogu seyi mesela insanin insana askini sadece hormonlara feromonlara baglamak cok basite indirgemek degilmidir ?

Tanri bosluklardadir; bilimin simdi icin aciklayamadigi bosluklara hakimdir Tanri... Ama bilimdeki gelismelerle bosluklar giderek doluyor. Maddi dünyadaki ayrintilari aciklayacak bir Tanri ararsaniz, o eninde sonunda bu sürecte bilimle catisacak ve giderek yersiz yurtsuz kalacaktir.ve escinselligin kanser gibi bir hastalik oldugu görüsünüze gelince,kanser genelde büyük olasilik ölümcül olabilen tehlikeli bir hastalik ama escinsellik sadece bir farklilik solak,kizil sacli, ,zenci, yada yesil gözlü olmak gibi....Gaykedi
ask ve felsefeyle ilgili tartışma konumuz esas yazı
I
II
III

1 yorum:

DENIZ ERKUL dedi ki...

yaklaşık bir aydır, aslında yarın tam bir ay oluyor, yanımda bir gölge ile yaşıyorum. kendi gölgem değil, gece karanlıkta kaybolmayan bir gölge bu. gittiğim her yerde, yediğim her yemekte ve her an yanımda olabilmesine inanamıyorum, çok yoruluyorum bazen. çok aşığım ben ve aşık olduğum insandan ayrıyım. demek hormonlarmış?? vay canına, pek de cılızım ben ama nereme sığmış bu kadar hormon benim??? kalp dediğin bir küçük yumruk, kanlı yumruk, öyle diyordu teselli olsun diye seyrettiğim filmlerin birinde kahraman. Bir küçük yumruksa yürek, benim ellerim küçük çünkü, canı bu kadar acır mı insanın?? Aşk tendir, dokunmaktır, sarılarak uyuduğun erkeğin kadının insanın ensendeki ılık nefesinin sıklığından uyumak üzere olduğunu, uyuduğunu, hatta rüya görmeye başladığını anlayabilmektir. Kusurlarından utanmamaktır, aynı kumaştan kesilmiş olmaktır, ne bileyim kendini belki de onun gözleri ile ikinci bir kez sevmektir. bu -dırlı, -dirli cümleleri sevmiyorum ben aslında. aşık olmak, sevmek, insan olmak, her şeyin bir tanımı, bir karşılığı var mı?? olmak zorunda mı?
ben diyorum ki, tüm bunları hissettiğimiz için ne kadar şanslıyız!! sınırlarını deniyor insan farkında olmadan. ben diyorum ki aşk mırıltıları olmadan sadece bir gürültü bu yaşam.