10 Temmuz 2009





Gaykedi & Nakhar !


"Sevgilimle elimizde fotoğraf makinası, kolumuzu uzağa doğru uzatarak öpüşürken, kendi kendimize resimler çektik, yüzümüzün tam görünmediği bir resmi, Nakhar ile karar verdik bir kaç gün içinde bloguma koyacağım" yazmıştım geçen gün.

6 Temmuz tarihinde, yani geçtiğimiz pazartesi günü çekildi 'bu resim', sanırım saat 23-24 civarı olmalı. İlginçtir şimdi farketim ki benim doğduğum gündür pazartesi günü, ve yine ilginçtir gece tam bu saatlerde doğmuşum, tıpkı maddi, manevi sömürüldüğüm, yüreğimden parça parça kan getiren, acemi ve çocuksu geçmiş ilişkilerimden, Nakhar ile yeniden doğduğum gibi.



09 Temmuz 2009





İlk
Mastürbasyon !



Ortaokula gidiyorum, sanırım 14-15 yaşlarında olmalıyım, içimde anlam veremediğim çağlayanlar, volkanlar, fırtınalar kopuyor, her banyoda dakikalarca cinsel organımı içgüdüsel olarak sıvazlıyorum.

Birgün evde kimse yokken duştan çıkıyorum, tam giyinmeden yarı çıplak salonda kendi kendime bir şeyler yapmaya devam ederken annemin yeni aldığı koltuğun üstüne, titreyerek, kendimden geçerek, gözümde şimşekler çakarak boşalıyorum.

Oh bee! Diyorum kendi kendime, eveet işte aradığım şey buydu. Mide bulantısı sonrası insan kusunca nasıl büyük bir rahatlama duyar işte böyle bir his. Tabi zavallı koltuk. Annem bir kaç saat sonra eve gelince, ona olanları, banyodan yeni çıkmış salonda çıplak otururken kendi kendine olduğunu iddia ederek anlatıyorum.






Tebessümle karşılıyor, bana artık kocamen bir delikanlı olduğumu, bunun her erkeğin başına gelen çok normal bir şey olduğunu, böyle durumlarda mutlaka tekrar duş almamın dinimizin gereği olduğunu anlatıyor, beni duşa gönderiyor.

Akşam babama da, baba ben artık kocaman adam oldum biliyor musun? diyerek sevinçle anlatıyorum bu olayı. Ergenlik çok zor şey be, iyi ki atlatmışız, gelmiş ve geçmiş.

Annemle ilgili blogumu ilk açtığım zamanlarda 'yazdığım' bir başka anım daha var ki evlere şenlik ve benim için çok yüz kızartıcı, halen aklıma geldikçe utanıyorum.



08 Temmuz 2009






Kedi Cinsel !


Bir okuyucum son derece zarif bir şekilde "Neden cinsellik bütün hayatın anlamıymış gibi sanki sürekli bu yönde yaşıyormuş gibi yazıyorsun" diye sormuş. Elimden geldiğince derdimi anlatmaya çalışayım;

* Cinsel güdülerimiz çok güçlü ve sağlık belirtisi temel içgüdülerimizden, çocuğunuzu yemek yemezse doktora götürürsünüz ama çoğunlukla onun cinsel sorunlarıyla ilgili en ufak bir bilginiz bile yoktur. Ben ilk kez ortaokula giderken kendi kendime boşaldığımda bunu anneme çok rahat anlatabilmiştim (Yarın bu olayı detaylı anlatmayı düşünüyorum) yani bu konulara öcü gibi bakan bir aileye sahip değilim.

* Rumeli kökenli olmak demek, ülkemizin çoğu bölgesine göre, hemen her konuda olduğu gibi cinsel konularda da daha rahat, özgür büyümek anlamına geliyor, akraba evliliği, başlık parası, kızları babasının, amcasının, abisinin istediği erkekle evlendirmesi, kız çocuklarının okutulmaması, hatta kan davası, silah merakı, töre cinayeleri, haremlik-selamlık misafirlikler, kadınlara tesettür konusunda baskı yapmak v.s bize çok uzak konular.








* Ben ara sıra bu konulara değinmesem belki başkaları çok daha sefilce değinecek, çok aptalca şeyler yapacaklar ve seviye (bkz) 'daha da' aşağılara inecek! Kadın milli olimpiyat sporcularımızın bacaklarını sansürleyen Zaman gazetesinin cinselliğe yaklaşımı nasıl sağlıklı değilse, manken bilmem kimin frikik resimleri için tıklayınız gibi 'banner'larla web sitelerini dolduran bazı gazetelerin yaklaşımı da sağlıksız. Ama mesela magazin ve cinsellikle ilgili bir haberi veriş şekli örneğin Radikal'de ve batının ciddi yayın organlarında oldukça seviyelidir.

* Kadın cinselliğinden korkuluyor bu ülkede, gay cinselliğinden ise daha da çok korkuluyor. Geçen gün (Pazartesi gecesi) sevgilimle elimizde fotoğraf makinası kolumuzu uzağa doğru uzatarak öpüşürken bir sürü kendi kendimize resimler çektik, yüzümüzün tam görünmediği bir resmi, Nakhar ile karar verdik bir kaç gün içinde bloguma koyacağım.

* Bu blog, kaç eşcinselin, genç kızın kendini yanlız hissetmemesini sağlıyor tahmin bile edemezsiniz. Ülkemizin taşrasında ataerkil değirmenlerin taşları arasına sıkışmış ruhlara bir parça umut olmak, onları bazen, düşündürmek, bazen güldürmek, bazen külotlu bir yakışıklıya yüzleri kızarmadan bakmalarını sağlamak neden yanlış bir şey olsun ki?








* Geçen gün bir dostumla daha buna benzeyen bir konuda muhabbet ederken ona Halil Şerif Paşa'nın ünlü ressam Gustave Courbet'e (1819–1877) sipariş ettiği L'origine du monde adlı vajina tablosundan, bunun Wikipedia'da ve müzede herkese açık bir şekilde (bkz) 'gösterildiğinden' bahsettim. Sanat ve hayat tabu kabül etmiyor, eğer ederse orada ne sanat, ne de hayat oluyor, tıpkı açık hava hapishanesine benzeyen çoğu ortadoğu ülkesinde olduğu gibi.

* Birkaç yazımda olaya farklı açılardan yaklaşmaya çalışmıştım, konuyu toparlamanız için mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim, özellikle yaşadığımız toplumun cinsellik ve tecavüz konusunda karanlık bilinç altı ve iki yüzlülüğü çok ilginç gelecek size. (yazı sonuna linklerini ekliyorum)

* Bu bloga her gün üç bine yakın ziyaretçi geliyorsa cinsel, 'ins'el, tinsel her konuda bir şeyler bulabildiği içindir. Bu söyleyeceğim ciddi şeyleri, çekici hale getirip sunmaya benziyor, tıpkı acı ilaçların renkli şekerle kaplanması gibi. Son söz Nihat Genç'ten gelsin; "Biz Türk filmlerindeki tecavüz sahnelerini izleyerek mastürbasyon yapmış bir halkın çocuklarıyız, kimse bizden saf ve temiz duygular beklemesin."


07 Temmuz 2009





Kedi Paparazzi !


Dün Friendfeed'e 'şunu girince' blog dünyası feci karıştı ve herkesin içindeki kusmuklar birbirinin yüzüne sıçradı. Blog dünyasında dedikodunun olduğunu biliyordum ama bu kadar çok olduğunu tahmin etmemiştim. Kimi meraklı, kimi beni suçlayan bir sürü mail aldım. Onlara Esther'in bu konuda 'yazdıklarına' eklediği notu hatırlatmak itiyorum;

"Gaykedi'ye karşı hiçbir suçlamam yok. Onu sevmeye devam ediyorum , olayın onunla ilgisi yok. Eline geçen bir fotoğrafla böyle, eğlenceli bir geyik yapmak istediğini söyledi... Friendfeed'in nasıl tiplerden oluştuğunu bilmiyordu tabii ki.."

Son bir ekleme yaparak bu konuyu kapatmak istiyorum "Blog dünyasında en güvenilen Bloggerlardan biriyim, İnsanların güveni kolay kazanılmıyor. Blog küreyi geç, ülkemizde gündem olacak şeyler bildiğim halde, bunlar benimle birlikte mezara gidecek."



06 Temmuz 2009






Haftanın Şarkısı !


Haftanın güzelini seyre dalarken dinlenecek şarkı komşumuz Yunanistan'dan geliyor. Daha önce de bahsettiğim tüm batı dillerinin argosuna "Greek Style" (Yunan sitili) olarak bilinen anal sekse, Yunanlıların "Osmanlı pozisyonu" demelerinin sebebi konusunda bu şarkı bir ipucu olabilir.

Ayrıca biraz daha ipucu arayanlar 'şu resime' de bakabilirler. (Hatta mutlaka bakın diyorum, bakmayın desem daha çok bakacaksınız çünkü :p).

Stelios Kazantzidis'in pek sevimli bir Türkçeyle söylediği şarkıyı 'şu adresten' Mp3 olarak indirebilirsiniz.