12 Mayıs 2008





Haftanın
Şarkısı !



Bu hafta bir Claude Challe & Ravin mıncıklaması ile yumuşak ritimlerle transa geçip başka dünyalara uçuyoruz, işte karşınızda 'Carmenita Lounging' ve mp3 formatında bu parçayı indirebileceğiniz "link".








Haftanın
Güzeli !



Bu haftanın güzeli Sevgili Goddess için Japonya yöresinden, çekik gözlü bir erkek orman perisi, peri dediğin nedir ki Tanrıça'lar onları çıtır çıtır yer, çarpar, böler v.s :p

Goddess'ciğim Viking ve Kızılderili yakışıklısı siparişinle bilahare ilgileneceğim, önce kolayından başladım, şimdilik bununla idare et :p Haftaya Cien için bulabilirsem yakışıklı bir Hintli ya da Lezbiyen ve erkek okuyucularım için dişi bir afet olacak menümüzde.



11 Mayıs 2008





Üşüdüm
Anne !



Erkek çocuklar ile anneleri arasındaki bağ çok özeldir, hele bu çocuk eşcinselse aralarındaki sevgi daha da bir yoğunlaşır sanki, her neyse bu anneler gününde Zeki Müren'den birşeyler var efendim. Öyle bir söylüyor ki, annem sağ olduğu halde gözlerimi doldurmayı başarıyor, anneciğim yaşamasa ben bu parçayı nasıl dinlerim bilmem.

Youtube kapalı ama "şu" ya da "bu" sitedeki adres butonuna, aşağıdaki adresi kopyalayarak girebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=zKSuUn438Mg


10 Mayıs 2008





Cumartesi
Neşesi !



Üç rahibe bir araya gelmiş pederi çekiştiriyorlarmış.

Birinci rahibe:

- Geçen gün pederin odasına temizlik için girdim, dolabını temizlerken bir de ne göreyim, bir sürü porno dergi. Hepsini sobaya atıp yaktım.

İkinci rahibe :

- Ben de geçen gün girdiğimde çekmecesinde çok sayıda prezervatif vardı, hepsinin ucunu iğneyle deldim!

Üçüncü rahibe bayılmış...



09 Mayıs 2008




Yaramaz
Gaykedi
!



Geçen gün Psikiyatrist Yankı Yazgan'ın, seri katillerin olmayan duygusal zekaları ve suçluluk duyguları ile yazdıklarını okurken, şu satırlara rastladım;

[...Bu tip insanların önemli bir bölümünün çocukluklarında kedilerin kuyruğunu kesme, hayvanlara ya da kendinden küçük ve güçsüz olanlara eziyet gibi davranışlar görülür. Ama 4-5 yaşlarında yapılan eziyetle 8-9 yaşlarında yapılan farklıdır. Her çocuğun yapabileceği zalimlikler olabilir, bunu hangi yaşa kadar sürdürdüğü patoloji olup olmadığını gösterir.

Bir örnek vereyim; kızım İdil 3,5 yaşındayken bir tatil köyünde “baba bak, yavru karıncaları öldürdüm' diyerek yanıma geldi. Ben de ona 'niye öyle yaptın, sonra anneleri üzülür” diye beylik bir cevap verdim. İdil'in cevabı “üzülmesin diye, onu (anneyi) da öldürdüm” oldu...]








Bu satırlar bana çocukken yaptığım, halen aklıma geldikçe vicdan azabı çektiğim bir olayı ve Müslümanlarla, Yahudilerde olmayan ama Hristiyanlarda bulunan İlk Günah (Asli günah) kavramını hatırlattı.

İseviler çocuk masumluğu kavramına daha ihtiyatlı yaklaşırlar biliyorsunuz, onlara göre bütün insanoğlu, Adem ile Havva'nın Tanrı tarafından cennetten kovulmasına yol açan ilk günahının lanetiyle doğar, bu yüzden Vaftiz onlar için çok önemlidir. Her neyse konuyu dağıtmadan küçükken ne halt yediğimi anlatayım.

Nerden duydum ya da okuduysam salyangozların yani sümüklü böceklerin üzerlerine tuz dökülünce eridiklerini öğrendim ve arkadaşlarımı bulduğum kocaman bir salyangozun başına toplayıp bir kaç avuç tuzla, bakın nasıl eriyor diye küçük bir gösteri yapmıştım.








Gerçekten erimişti geriye sadece bir sıvı kalmıştı. Aklıma geldikçe halen üzülürüm o hayvancık için. Konuyu benim sinemada izleme şansını yakaladığım unutulmaz belgesel Microcosmos'da geçen, yaklaşık bir dakikalık, başrollerini iki salyangozun oynadığı, inanılmaz bir Sevişme & Seks sahnesi ile kapatayım.

Youtube
kapalı ama "şu" ya da "bu" sitedeki adres butonuna, aşağıdaki adresi kopyalayarak bu bu muhteşem sahneyi izleyebilirsiniz.


http://www.youtube.com/watch?v=BLuH9hAH1yA


08 Mayıs 2008






Beyaz
Atlı
Penis !



Süprizz...Mutlu son...Azgın rahibelerin ve papazların elinden kaçmayı başaran Beyaz atlı ve koca ...araklı prensimiz sonunda birbirlerine kavuştu. Haftaya prensini hala bekleyenler, hatta ellerinden kaçıranlar için B planlarıyla bu konu kapanır artık.






Bu fotoğrafta prenslerimiz neşe içinde atçılık oynarken görülüyorlar. O kadar keyifliler ki, kim at, kim prens biraz karışmış gibi. Kendilerine ömür boyu mutluluklar diliyor, aman ata eyersiz (bareback)* binmeyin diye de ekliyorum :p


* Bareback; Ata eyersiz binmek anlamına gelen bu kelime, prezervatifsiz seks anlamında da kullanılır.



07 Mayıs 2008






Mutluluk !


Bir Gay-yor mim'i bu Gaykedi'ye gönderilen;


Mutluluk küçük tabaklara özenle ve sevgiyle hazırlanan çeşit çeşit meze, birkaç şişe bira ya da şarap ve Nakhar'ımla izlenen güzel bir filmdir. Tabi sonra çakıreyif olmak, bir güzel sevişip ona sarılıp uyumak.

Mutluluk her gün birkaç avuç kuru mamayı, köpeğime kendi ellerimle ve onunla oynaya oynaya yedirmek, bazen bu dev hayvanla güreşmek, çoğu zaman onu dakikalarca okşayıp, mıncıklayarak gözlerindeki mutluluğu ve bana akan o saf sevgiyi seyretmektir.

Mutluluk bir espri patlatarak dostları kahkahaya boğmaktır.







Mutluluk, yeşil çayı porselen demlikte, Japon'ların 'Çay Seremonisi' edasıyla özenle demlemek, balla tatlandırarak, incecik bir kaç dilim limon, yanında bir parça sevdiğim kek, kurabiye ya da pasta ile höpürdete höpürdete içmektir.

Mutluluk omuzlarında-boynunda kireçlenme olan yaşlı teyzeme masaj yaparak dua almaktır.

Mutluluk mis kokulu, bol köpüklü bir kahve ve yanında bir tane Captain Black ya da Djarum tellendirmektir.

Mutluluk 'mutlu olmasını bilmek' ve tek başına mutlu olamayanların 2 kişide mutlu olamayacağını öğrenmektir.

Bu liste uzar gider, ama şimdilik bu kadar yeter....



Köpekli foto; Erdal Kınacı